İsrail Genelkurmayı

Emekliliğe hazırlanan İsrail Genelkurmay Başkanı Korgeneral Gadi Eisenkot’un yerine aday iki komutan var ki, aşırı milletçi İsrailli yazarlara göre Netanyahu hükümetiyle açıkça savaş halindeler. Genelkurmay eski başkan yardımcısı Tümgeneral Yair Golan, 2016’da Almanya’da Nazilerin Musevi soykırımı anma töreninde yaptığı konuşmada, şöyle demişti:

“Bugün Holokost’u hatırlarken beni korkutan bir şey varsa, o da, general olarak Avrupa’da ve özellikle Almanya’da, 70, 80, 90 yıl önce olan şeylerin bugün burada, kendi aramızda olmakta olmasının kanıtlarını görmektir.”

General, bu imalarla dolu ve muğlak sözleriyle anladığı şekilde, İsrail’de İsrail yurttaşı Araplara karşı, Nazilerin Musevilere uyguladığı türden bir soykırım uygulandığı suçlamasından ibaretti. Nitekim, o günden beri aşırı milliyetçi, Siyonist yazarlar, Tümgeneral Golan’ı, İsrail’i Nazi Almanyası’na benzeterek, “antisemitik” olmakla suçluyor ve Genelkurmay Başkanlığı’na atanmaması için aktif kampanya sürdürüyor. Uluslararası Holokost Anma İttifakı isimli örgüt, İsrail’in herhangi bir politikasını Nazi Almanya’sına benzetmeyi antisemitizm saymış ve bu karar, ABD ile 31 AB üyesinden 21’i tarafından onaylanmıştı. Ayrıca bu kararı reddeden İngiliz İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn hakkında, geçen ay üç İngiliz gazetesi aynı gün aynı makaleyi yayınlayarak bir linç kampanyası başlatmıştı.

İsrail Genelkurmay Başkanlığı’na aday diğer kişi, Özel Harekât eski komutanı Tümgeneral Nitzan Alon’ın ise suçu daha büyük! General Alon, 2013 yılında İsrail’i ziyaret eden ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin, İsrail’in işgal altındaki Arap topraklarından çekilerek, Yahudiye ve Samiriye bölgelerini, Gazze gibi Filistinli Müslümanlara bırakması önerisini desteklemişti. Bugünkü gibi o zaman da İsrail hükümeti, 1949 sınırlarına geri çekilmeyi reddediyor; Araplara bırakılacak toprakların “tıpkı Gazze gibi birkaç yıl içinde teröristlerin eline geçeceğini” öne sürüyordu. General, o zaman verdiği demeçlerde, İsrail işgal kuvvetlerinin onlara saldıran Filistinlilerden herhangi bir ahlaki üstünlüğe sahip olmadığını da söylemişti. Generalin bu sözleri, o zaman sağcı basın tarafından “Askerlerimizi teröristlerle bir tutuyor” diye çarpıtılmıştı.

General Alon’un suçları bununla bitmiyor. Alon 2011’de, Filistin Özerk Yönetimi Birleşmiş Milletler’e tam üyelik başvurusunda bulunduğunda, BM’nin, Filistinlilere mali yardım yapması gerektiği ortaya atıldığında ve daha sonra bu yardımın kesilmesi için İsrail yönetimi ile ABD’deki İsrail lobisi ayağa kalktığında “Filistin Yönetimi maaşları ödeyemezse bölgedeki istikrarsızlık artar” şeklindeki görüşünü ifadeden çekinmemişti.

General Alon, ABD’nin BM Filistinli Mülteciler Yardım ve İş Dairesi’ne (Filistin Komitesi), Filistinlilere yardım yaptığı için katkısını durdurması yolundaki önerilere de karşı çıkmış, bunun İsrail’in yararına değil, tersine, zararına olacağını söylemişti.

İsrail Genelkurmay Başkanı’nın kim olacağı belli değil. Ama makamın doğal adayı, bu iki generalden biri olmayacağı kesin.