Hurşit Güneş

Hurşit Güneş

hgunes@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Haftalardır Başbakan uyarıyor. “Kriz tellallığı yapılmasın! Krizden medet umulmasın!” Dinleyen kim? Baykal bunu dinlese de el âlemin dilini, kalemini tutamıyorsun işte. Yabancılar Türkiye’yi dillerine doladılar bile. Oysa biz haftalardır biz sağlamız demiyor muyduk? İnandıramadık. Ama Başbakan bu haberleri çıkaranların diline mutlaka biber sürecektir.
15 Ekim Çarşamba sabahı sürekli döviz kurunda bir oynaklık gözlüyorduk. Dünyada birçok yerde mali kesim toparlanırken Türkiye’de neden bir gerginlik vardı. Bunu anlayamıyordum. Başladım telefonlarla sağı solu aramaya. Sonunda buldum. Meğer Financial Times ve Bloomberg, yayınlarında, İzlanda’da olanlardan sonra birçok gelişmekte olan ülkenin de ödeme sıkıntısına düşebileceği uyarısını yapıyormuş. Tabii Türkiye’yi de başta sıralıyormuş. Şu FT ile CHP arasında bir Ergenekon bağlantısı olmasın? Neyse, savcı hepsini Kandıra’ya yollar yakında...
Hemen akabinde eski bir öğrencim olan Raymond James Yatırım Başekonomisti Özgür Altuğ bir tablo hazırlayarak herkese yolladı. Tabloda yer alan bazı ülkeler şöyle:
Tabloda 13 gelişmekte olan ülke arasında Türkiye enflasyon ve işsizlik açısından 4. sırada olmasına rağmen, özel kesim kredileri milli gelir içinde oldukça düşük; sadece yüzde 30 ağırlığa sahip. Oysa krize giren İzlanda’da bu oran yüzde 372’ydi. Ancak Türkiye’de kullanılan kredi 200 milyar, İzlanda’da 74 milyar dolar ediyor. Bu kredileri Batı bankaları çevirebilir mi? Çünkü sıkıntı Batı bankalarında. Ancak Türkiye’deki kredinin büyük kısmı Türk bankacılık kesiminde. O da sağlam. Geri kalan Batı bankaları da artık büyük ölçüde iyileştiriliyor.
Hem İzlanda’nın, hem de Türkiye’nin bütçe dengesi, kamu borcu verileri oldukça sağlam. Hatta İzlanda’nın kamu dengeleri daha sağlam denebilir. 2007 yılında Türkiye’nin cari işlemler dengesi 2007 yılında 38 milyar dolara yakın bir rakamla milli gelirinin yüzde 5.8’i ediyordu. İzlanda’nın ise 3.2 milyar dolar. Elbette bu yüksek çünkü bu ülkenin milli gelirinin yüzde 16’sı ediyor. Her iki ülkenin de para birimi 20027 yılında değerliymiş. Ama Türkiye’de dış açığın boyutu düşünüldüğünde finansmanının ne denli sıkıntı vereceği daha iyi anlaşılıyor.
Mamafih, biz 2009 yılında dış açığın 2007 yılındaki düzeyinden daha düşük olacağı kanısındayız. Yani düşen iç talep ve düşen emtia fiyatları ithalat faturasını bir hayli daraltacaktır. Hatta düşen ihracat bile ithalat gereğini düşürecektir.
Özetle, Türkiye dış borç açısından İzlanda’dan daha iyi bir durumdadır. Mali sistemi daha sağlamdır. Ayrıca Batı bankaları da aldıkları sermaye yardımıyla önümüzdeki dönemde tahminlerden daha iyi durumda olacak. Oldu mu Sayın Başbakan? Ağzı olan konuşuyor işte!!

Haberin Devamı

Türkiye İzlanda olur mu Ağzı olan konuşuyor