Kişilik trajedileri

Eklenme Tarihi14.09.2018 - 1:30-Güncellenme Tarihi13.09.2018 - 23:18

Ve Londra’dayız...
Jean Rhys diyor ki: “Londra bazen soğuk karanlık bir rüya gibi.”
Anlamsızca, durgun geçip giden ve çalkantılı hayatların içindeki kişilik trajedilerini romanlaştıran yazar Jean Rhys’in gözüyle Londra veya New York, Paris, Roma, Barcelona, İstanbul gibi şehirlere ve yaşayanlara baktığımızda ürküyoruz...
İfadesiz yüzler topluluklarına dönüşüveriyorlar...

***

Sokak ve caddelerinde gezen farklı ırk ve ülkelerden gelenlerin sayılarının arttığını gördükçe anlıyoruz ki bu şehirlerde kalabalıkların çoğu günlük hayatı “dalda duran kuşlar” misali yaşıyor sanki...
Gökyüzünde bir şimşek gürültüsüyle de hepsi ürkerek kaçacak gibi.
Kişilik trajedileri yaşanıyor dünyanın en kalabalık şehirlerinde dahi.
Bilinmeyen hayatların gölgelerinde günah defterleri açılıyor.

***

Gri bir gökyüzü ve güneşlere hasret bir şehrin parklarında başını dik tutmaya çalışan ağaçlara sonbaharın hüznü çökmüş, yapraklar sararmış ve utangaçlığından sanki kızarmış gibi...
Ve yıllar boyu yaşadıkları, şahit oldukları yüzünden...
Ay yok gecelerinde.
İhanetle-rinde dahi kırk bilinmeyen denklem gizli.
Matruşka yüzlü insanları tanıdıkça ve üstlerine yürüyünce, giderek biraz daha küçüldüğünü gördüğünüz insanların ucuz oyunlarına yenik düşüyoruz acımasızca...

***

Yüzümüze gülüp dağıttılar bizleri bu şehirlerde.
Ve belki de ışıklarına aldandık.
Gece yarıları istasyonlarında boş giden trenlerine bindikçe insanın yalnızlığını daha iyi anladık.
Anladıkça, kahırlandık.
Kendilerini bile kurtaramayan ifadesiz yüzlü kalabalıkların pis oyunlarına direnen ve sabah akşam karıncalar misali çalışıp duran emekçilere acıdık, yani ekmekçi kesime...
Hayat boyunca uçurumların kenarlarında yürümüşler.
Aldatılmışlar.
Ve hayallerine sarılmış, umutlarıyla yaşamış bu insanlar günü geldiğinde kendisine ve günü geldiğinde ise yel değirmenlerine karşı savaş açan Don Kişot’lar gibi.
Kişilik trajedilerinin sayıları her geçen artıyor dünyanın her yerinde...