Kıyıdaki değirmenler

Ve bugün Dünya Kadınlar Günü imiş... Trajedisi oynanıyor özel günlerin...

Ve bugün Dünya Kadınlar Günü imiş...

Trajedisi oynanıyor özel günlerin...

Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon güçleri dört yıldan beri Yemen’e saldırıyor...

Kadınlar, çocuklar öldürülüyor...

Kentlerde günlük yaşam felç olmuş.

Açlık krizi ve salgın hastalıklar önlenemiyor...

Dünya bir büyük soykırıma seyirci...

***

Uluslararası yardım kuruluşu Oxfam’ın bazı çalışanları daha beterini ise şöyle özetliyor:

- Aileler, hayatta kalabilmek uğruna kızlarını çocuk gelin olarak satıyormuş...

Yemen gibi daha nice yoksul ülkede böylesine travmatik olaylar yaşanıyor.

***

Yemen’deki katliamın, vahşetin ayrıntılarını okudukça insan gözyaşı dökmeden duramıyor.

Vakit gece yarısına yaklaşırken şehrin ışıkları yanıyor hâlâ.

Sanki herkes ölümün kardeşi sayılan uykuya teslim olmuş gibi...

Kirli yorganlarına sarılıp da uyuyan kaç kişi vardı acaba?

Bilmiyorduk.

***

Yaşadığımız çağın büyük resmini görüp tasvir etmekte zorlanıyoruz.

Ve çağın geleceğini de...

Kahrını, yükünü ve derdini bir başkasının üzerine yükleyip kaçıp gitmekle kaç kişi meşgul?

Bilmiyorduk.

***

Çalınmış hayatların günlerini kıyıdaki değirmenlere taşıyıp duruyoruz.

İnsan öğütüyoruz bu değirmenlerde, buğday değil.

Ateş karıncaları gibi yaşıyoruz adeta.

Sürekli günah ve suç biriktiriyoruz.

***

Kar yağıyor denizlere, şehir beyaz bir örtüye sarılmış gibi...

Dışarıda fırtınalar kopuyor, rüzgârın uğultusundan kaç kişi üşüyordu acaba?

Bilmiyorduk.

***

Buzların çözülmesini bekleyen küçük çocuklar gibiyiz kış günlerinde.

Ve en güzel şarkıyı rüzgâr söylüyor bize.

Duvarlarda dolaşırken milyonlarca göz ve el.

Planlı, saklı ihanetler gizleniyor sürekli bir yerlerde.

Kaç hücre evinde illegal bir hain eylem hazırlığı yapılıyor?

Bilmiyorduk.

***

Bir bilinmezliğe doğru gidiyor sanki denizlerdeki bütün gemiler.

Ve tedirgin yolcular...

Meçhule koşarak gidenlerin ıslak defterlerinde kavgaların başka yüzü yazıyor.

Kırgınız, elinden tutup da kurtarmaya çalıştıklarımızın çalınan hayatlarını yazdığımız için bize kızanlara...

Ve sonra da kalabalıkların arasına sızıp kayboluşlarından bıkıp usanmışız...

***

İyilerin arasında olmak ne kadar da zor geliyormuş insanlara.

Ülkelere...

Dünyayı yönetenlere...

Silahları tutanlara.

***

George Eliot’un Kıyıdaki Değirmen romanı aklımıza düşüyor...

Ve dünyanın tüm kıyılarındaki değirmenlerin ateşlerine çocuklar, anneler yani insan taşınıyor adeta...

Oysa bir gün herkes yer altındaki iki metrekarelik çukura girecek.

İşte bu gerçeği galiba kimse hatırlamak istemiyor.

Dün Regaip Kandili idi...

Bugün Dünya Kadınlar Günü...

Hiçbir günah ateşi sönmüyor, söndürülmüyor...