Saklı kalanlar

Eklenme Tarihi12.04.2019 - 8:15-Güncellenme Tarihi12.04.2019 - 8:15

Saklı kalan yanlarımızı keşfetmenin yolculuklarını yapmalıyız.

Kendimizi acımasızca sorguya çekmeliyiz.

- Ve hep kendimizi haklı çıkartmaktan vazgeçmeliyiz...

Adil olmalıyız...

***

Taraftar duygusuyla her olaya bakıldığında bilmeliyiz ki:

- Adaletin uzağında bir yerlerde geziniyoruz demektir...

İşte bu yüzden adil değiliz, olamıyoruz.

Ve merhamet yoksunuyuz...

***

- Sırlar kalesine dönüşmüş içimiz...

- Dışımız ise sisler bulvarı gibi.

Gerçeğin bir kısmı değil her kısmını bir tek kendimize saklıyorsak, büyük problem...

***

Kendimize sakladıklarımızın bilinmeyen yanları öylesine çok ki...

- Uçurumların kıyılarında geziniyoruz.

Ve dostlukları, kardeşlikleri de böyle yaşıyoruz...

- Kendimizi anlamlandırıyoruz sürekli...

***

Hayal ve gerçekleri karıştırmışız.

Ve içine yığınla kurgu yalanlar gizlenmiş.

Yasal olabilir ama adil değildir” diyen Alev Alatlı’nın sözlerini hatırlıyoruz...

Arasındaki çizgilerde yol yürüyoruz.

Geçmişe dair izler hafızalarımızda silik...

Ve bölük pörçük...

- Haklı yanlarımızı öne çıkartarak kendimizi avutuyoruz.

***

“İplerin ucunda hayat bulan kuklalara” benziyoruz gittikçe.

Ve uzaklarda

birilerinin hayali dokunuşlarıyla kahramanlaştırılanların anıtları önünde dolaşıp durmaktan kaçınmalıyız.

Ya da hainleştirilen insanlara dair perde arkasında sayısız öyküler gizliliğe mahkûm edilmiş.

Kısacası, ülke gerçekleri söz konusu olduğunda, herkes nefsini, öfkesini bir kenara bırakarak adil olmayı bilecek...

- Sokakları terörize ederek varacağımız yerin adı çöküştür.

Bir arada yaşamayı, tahammül etmeyi ve ülkenin, devletin menfaatlerini birinci sıraya yerleştirmeliyiz...

Haklarımızı ise hukuk çerçevesi içerisinde kalarak aramalıyız...

EtiketlerMerhamet