En son ne zaman iyi bir Türkçe pop şarkısı dinlediniz?

Kanadalı trip hop prodüktörü The Weeknd geçen hafta yayınladığı yeni şarkısında Nükhet Duru’nun seslendirdiği “Ben Sana Vurgunum”u kullandı. Bugün böyle şarkılar bulmak zor

En son ne zaman iyi bir Türkçe pop şarkısı dinlediniz? Cidden en son ne zaman “İşte bu benim şarkım” dediniz? Tarz fark etmez, eller havaya, arabesk, fantezi her şey dahil. Ama idare eder değil, gerçekten iyi bir şarkıdan bahsediyorum.
Ben hatırlamıyorum. Yıllardır tek duyduğumuz, yaz gelince plajlarda çalınsın diye alelacele hazırlanmış, hepsi birbirinin aynı birtakım ritimler üzerine bazı kafiyeler.
Altın Kelebek ödül töreninde ve muhtelif törenlerde adı geçen popçuların tamamının
40 yaş ve üzeri, genç yetenek olarak ödüllendirilen sanatçıların ise 30 ve üzeri olması Türkiye’nin popüler müzikteki çıkmazını gayet iyi ortaya koyuyor. Yeni isim, yeni müzik, yeni bakış açısı yok. Farklı yönlerden beslenmeyen müzik hep kendini tekrar ediyor.

Türkiye’de vizyon dar, yaratıcılık ise karaborsa
Geçenlerde bir vesileyle Levent Yüksel’in “Medcezir” albümünü dinledim. Pop tarihimizin nadide eserlerinden biri olduğunu düşünüyorum. Hâlâ çok güzel, çok kaliteli, çok yaratıcı ve çok yenilikçi. Bugün artık böyle albümler yapılmıyor. Bu kadar yetenekli, müzikten anlayan prodüktörler de artık pek yok. Bugün Türkiye’de prodüktör demek sözlerin altına standart altyapıları döşeyen
sese efekt falan veren kişi demek. Vizyon dar, yaratıcılık ise karaborsa.
Tam bunları düşünürken Los Angeles’lı trip hop’çu The Weeknd’ın yeni single’ı “Often” internete düştü. Soundcloud’u açtım, şarkıyı dinlerken şaşırdım. Arka planda belli belirsiz tanıdık bir ses ve melodi. Şarkıyı sonun kadar dinledim. Nükhet Duru’nun sesinden Sabahattin Ali’nin sözleri, “Ben Sana Vurgunum”. Bu şarkının sample’ları arka plana yerleştirilmiş.
İyi, kaliteli müzik sınır tanımıyor. Kanada’da müzik yapan bir prodüktör Nükhet Duru’yu keşfedebiliyor ve müziğine şahane bir şekilde monte edebiliyor.

Şarkılarımız ilgi çekmiyor
Peki bugün böyle bir prodüktör merak edip gelse ve mevcut şarkıları dinlese hangisini alıp kullanmak ister? Hangisi ilgisini çeker? Bırakın elin prodüktörünü, bizim ilgimizi bile çekmiyor ki bu şarkılar...
Tamam Türkiye 12 Eylül’ün ardından yakın tarihiyle büyük bir kopuş yaşadı. 80’lerde bir el sanki Türkiye’nin “reset” düğmesine bastı ve her şeyi yeniden başlattı. En çok da kültürel olarak... Ancak 90’ların Türkçe popu buna karşılık hayli renkli, mizahi ve çeşitliydi. 70’lerdeki pop ve Anadolu rock geleneğinden kopuktu ama kendi karakteri vardı. 2000’lerde ise tam bir ıssızlık hâkim. 2014’teyiz ama hâlâ 2000’lerden bahsedecek, döneme damgasını vuracak bir damar yok elimizde.
The Weeknd’ın şarkısında yer alan Nükhet Duru’nun sesi, ne kadar muhteşem bir potansiyele sahip olduğumuzun, popun bugünkü hali ise bu potansiyeli ne kadar kullandığımızın kanıtı.

Beyaz Türkler jetski’den inip oy kullanacak mı?

Çeşme ve Bodrum’da görgüsüzlük sezonu açıldı. 50 liralık lahmacunların yendiği, en az iki-üç asgari ücret bedeli şampanyaların açıldığı, Rodos, Kos ve Simi bakkallarından şişesi 6 avroya kasa kasa toplanan pembe şarapların tanesinin ev kirası fiyatına kakalandığı Bodrum ve Çeşme beach’leri ful. Şimdi asıl soru beyaz Türkler 10 Ağustos’ta beach’leriyle vedalaşıp, jetski’lerinden inip evlerine dönecek mi? Cumhurbaşkanlığı seçiminde oy kullanacak mı?
Şimdiden “Aman canım oy versek de vermesek de bir şey değişmiyor” muhabbetleri, “İşimiz gücümüz yok da pazar sabahı koşa koşa Ekmel Bey’e oy basmaya mı gideceğiz?” geyikleri ortalıkta dolanıyor, “tatili bölmeyelim”in yolu yapılıyor dost muhabbetlerinde. Valla iyi tatiller, iyi uykular. n

PAZAR ALBÜMÜ

“Kiss Land” - The Weeknd

The Weeknd yani Kanadalı prodüktör Abel Tesfaye, muhtelif şarkıları alıp kendi şarkılarının altına döşemeyi seven ve bunu çok da iyi beceren bir zat. Bir tür patchwork sanatçısı gibi oradan buradan topladığı seslerle kendi müziğini oluşturuyor, her birinin içindeki hisleri de farklı zeminlerde kullanarak. “Kiss Land”i dinlemek biraz da bu şarkıların yarattığı hayali âlemin güneşli sahilinde bir öğle şekerlemesinde uzaktan belli belirsiz duyduğunuz bir radyo kanalına takılıp kalmak gibi. The Weeknd’in moody, içe dönük ama kesinlikle etkileyici bir tarzı var.

İTİRAF EDİYORUM

l Şu ara serinde okuyun: “Macellan’ın İzinde - Mardek’in Seyir Defteri” (Naviga Yayınları). Hakan Öge’nin
9.5 metrelik yelkenlisiyle 2004’te yaptığı dünya turunu anlatan kitap hayli heyecanlı ve sürprizli.
l Başbakan danışmanlarına yeni nesil beyaz Türk kalayı kategorisinde “Bunlar teknelerinde Türkbükü’ne bakıp 50 liralık lahmacunlarını yerler” kalıbını önermek istiyorum. Fırçayı da güncellemek lazım.
l Tebliğcilerin tebliğ ayağına Nişantaşı’nda, Beyoğlu’nda, sahillerde, plajlarda güzel güzel takılıp stres attığını düşünüyorum. Mahallede muhtemelen “Bugün tebliğe beni gönder hoca” sırası oluyordur. Resim; İstiklal’de tebliğ keyfi...
l Nişantaşı Üniversitesi’nin “Keyfine bak, sen yaparsın” sloganlı “boşver takma kafaya
biz hallederiz” temalı reklam afişlerine mi şaşırayım, yoksa adı Nişantaşı olan bu üniversitenin Bağcılar’da olmasına mı, bilemedim.