Kim, ne kadar eder?

Bilet fiyatları nasıl belirleniyor, bir grubun ya da sanatçının ‘kaşe’ denen konser başına aldığı ücret neye göre değişiyor merak ettiniz mi hiç? Bakın Led Zeppelin’in birleşme ihtimaliyle ilgili haberler ne düşündürdü

Müzik endüstrisi artık eskisi gibi değil. Prensipler aynı ama finansal ve yapısal anlamda farklılıklar var. İnternetten korsan yükleme meselesi falan bir yana, artık eskisi kadar büyük gruplar ve isimler pek yok. Örnek vermek gerekirse 10 tane stat dolduran dev isim yerine artık bin tane “açık hava” dolduran, 10 bin tane de “Babylon”, “Salon” ya da “Ghetto” dolduran grup
ve sanatçı var diyelim.
İşlem hacmi aynı belki ama para bölünüyor. Geçenlerde Noel Gallagher “Artık rock yıldızı yok çünkü kimse rock yıldızı olacak kadar para kazanmıyor” dedi ya, haklıydı çok.
Durum bu ve böyle olunca da eskiye nur yağıyor. Çünkü bugün stat dolduran gruplar ancak onlar arasından çıkabiliyor. En yeni “stat dolduran grup” Coldplay herhalde. Onlar da 13 yıllık oldular. Daha fazla stat doldurmak istiyorsanız geçmişe bakmanız lazım. Son 10 yılda eski grupların yeniden birleşmesinin mantığı ve ekonomik anlamı da işte bu. Albüm satılmıyorsa bilet satılmak zorunda. Bilet satmanın en garantili yolu da satma garantisi olan ekipleri bir araya getirmek.
Tek tek saymayayım Black Sabbath’tan The Who’ya, Eagles’a, The Police’e, Sex Pistols’a turneye çıkmak için birleşmeyen grup kalmadı. Yeniden birleşme dalgası Soundgarden’dan Pixies’e, Rage Against the Machine’e, Blink 182’ya bir sonraki kuşağın gruplarına kadar uzandı.
Hiçbir şekilde bir araya gelmeyeceğini söyleyen gruplar bir araya geldiler.
Elbette işin maddi yönü önemliydi ama kötü mü oldu? Hayır. Dünya gözüyle efsaneleri görmüş olduk.
“Şimdi sıra Led Zeppelin’de mi acaba?” diye sormadan edemiyorum. Beş yıl önce Ahmet Ertegün’ün vakfına destek olmak için bir araya gelerek konser vermişlerdi. Bu konserin DVD’siyle ilgili basın toplantısında “Hayır, birleşmiyoruz” dediler. Ama “Şimdilik durum bu” demeleri “Acaba?” dedirtti. Hayranlar merakla bekliyor. Tabii sektördekiler de...
Bakın bir süre önce Rolling Stone dergisi birleşmesi en fazla beklenen ve birleşme ya da turneye çıkmaları halinde en fazla iş yapacak grupları sıraladığı bir haber yapmıştı.
Bu haberin çıkışı da geçen yıl Abba’ya birleşmesi için yapılan inanılmaz teklifti. Bir İngiliz-Amerikan konsorsiyumu adeta baraj ihalesine girer gibi Abba’ya tekrar bir araya gelip turneye çıkmaları karşılığında 1 milyar dolar teklif etmişti. Abba reddetti ve yeniden birleşmeye yanaşmayan tek büyük isim olarak tarihe de geçecekler bu gidişle (meraklısına söyleyeyim, “Belki tek konser için bir araya geliriz” dediler en son).
Abba bir milyar dolar ediyorsa kimin yeniden bir araya gelmesi ne kadar eder tahmin etmeye çalışalım.
Abba birleştiği takdirde en çok para edecek grup. Ardından Pink Floyd gelir. İmkansızlığı ve hayran sayısı açısısından değeri yüksek olurdu. Dünyanın hemen her yerinde stat dolduracağı neredeyse kesin. Sahne şovlarını düşünürsek bilet fiyatı da hayli yüksek olur.
The Smiths’in birleşme ihtimali de çok düşük. Morrissey bunun olmayacağını söyledi. Ama belli olmaz. İnsanlar ergenlikte dinledikleri grupları hayat boyu unutmazlar. Bilet fiyatı ne olursa olsun öderler.
Guns N’ Roses’ın orijinal kadrosuyla bir araya gelip turneye çıkması da büyük olay olurdu. Bunu görmek için çok para verecek insanlar tanıyorum. Hayatta her şey olur ama bu gerçekten imkansıza yakın.
Spice Girls? Neden olmasın? Dinlediği şey, yaptığı iş ne olursa olsun dünyanın her yanında Spice Girls’ün bir şarkısını ezbere bilen birileri var nasılsa...
Fleetwood Mac de var listemde. Ama onlar zaten 2013’te turneye çıkacaklarını açıkladılar. Bilet fiyatları ne kadar olacak göreceğiz.
The White Stripes. Daha yeni dağıldılar, bir yıl bile olmadı diyeceksiniz. Ama onları bir arada görmek isteyen insan sayısı az değil. Stat doldurur mu emin değilim ama yeniden birleşme her gruba dağılmadan önceki halinden fazla seyirci kazandırır.
Oasis? İşte buna para verilir. Ama Gallagher kardeşler birbirlerinden nefret ediyor şu anda.
Bilet ücretleri nasıl belirleniyor merak ediyorsanız işte bütün bunlar etkiliyor satın aldığınız biletin fiyatını. Talep, şovun teknik maliyeti ve elbette sponsorların ne kadar destek olduğuna ve
bu ücretin ne kadarını karşıladıklarına göre de değişiyor her şey.
Yani artık albüm satmıyorsa, her şey konserler etrafında dönüyorsa, bilet satmak eski grupların birleşmesinden, fiyatlarını makul seviyede tutmak da sponsorlardan geçiyor. En azından bir süre daha böyle. Öte yandan, bir grup kaç lira eder? Bunun piyasada rakamsal bir karşılığı var tabii. Ama bazı şeylerin değerini sadece biz dinleyenleri belirleriz demekten de kendimi alamıyorum. Müzik hakkında bu kadar para konuşmaktan duygusallaştım herhalde.

İTİRAF EDİYORUM

* Bu yıl Nobel edebiyat ödülünü alması muhtemel isimler arasında Haruki Murakami ve Bob Dylan’ın bulunduğunu öğrenince (evet Mo Yan kazandı ödülü) istemeden de olsa bir kıyaslama yaptım. Dylan’a saygım sonsuz ama sırf detaylı durum tasfirleriyle sıradan olayları ve insanları büyütüp yüceltmeyi sanat haline getirdiği için bile Murakami’ye gitti benim ödül...
* Yeni yasal düzenlemelerden sonra muhtelif markaların artık gençliğe dair
yeni bir segment tanımlaması gerektiğini düşünüyorum: “Meclise giren, konsere
giremeyen kitle”.
* Güney Koreli rapçi PSY tarafından icat edilen Gangnam Style dansını iş için kullananlar (bkz. Beyaz) telif ödüyor mu merak ediyorum. Telif yasası bunu da kapsamıyor mu acaba?

PAZAR ALBÜMÜ

“Transcendental Youth” The Mountain Goats

Besteci ve şarkıcı John Darnielle’in grubu The Mountain Goats bu yılın en fazla konuşulacak indie-folk albümlerinden birini yaptı herhalde. Depresif, sıkıntılı bir albüm ne kadar tavsiye edilir, ne kadar davet edici olabilir bilemiyorum ama bu albüm dinlettiriyor kendini.
Her biri farklı bir hikaye anlatan ama aynı öykünün farklı bölümleri gibi bestelenmiş şarkılar. 1994’ten bu yana 13 albüm yapan Darnielle dramatik tonları, akustik gitar sound’unu sevenleri kendine çekebilir.

İkinci el mp3!

İkinci el mp3 olur mu? Oluyormuş. ABD’de geçen yıl kurulan ikinci el dijital ürün pazarlama şirketi ReDigi, EMI tarafından “telif hakları yasası”nı ihlal ettiği gerekçesiyle dava edilmiş. Milliyet’te yer alan haberi aktarmaya devam ediyorum. “Yasal yollarla indirilen müzik dosyalarının ikinci el satışını mümkün kılan ReDigi, halihazırdaki herhangi bir uygulamayı çiğnemediğini savunuyor. ReDigi tıpkı bir CD veya kitapta olduğu gibi dijital dosyalarda da aynı uygulamanın geçerli olmasını savunuyor. Fakat EMI dijital dosyaların satılmasının doğru olmadığını öne sürüyor ve ReDigi’nin şimdiye kadar kullandığı MP3’ler arasında EMI’ye ait her bir şarkı için 150 bin dolar tazminat istiyor. ReDigi bir MP3’ün yasal olarak satın alınıp alınmadığını kontrol eden bir yazılım kullanıyormuş. MP3’ün yasal yollarla indirildiği tespit edilince bu belge kullanıcının hard diskinden silinip ReDigi’nin sunucularına yükleniyor. Bu noktadan sonra bir kullanıcının sattığı müzik dosyasını yeniden bilgisayarına indirerek satması engelleniyor.
Yani ReDigi çöpe atacağınız bilgisayarınız ya da telefonunuzdaki şarkıları alıyor başkasına daha
ucuza satıyor. Bana mantıklı geldi. Eğer mp3’ün plak,
CD gibi bir müzik ürünü olduğuna inanıyorsanız onun ikinci eli olduğunu da kabul etmek zorundasınız. İnanmıyorsanız o zaman sisteminiz kökten sakat.
Hep diyorum ya, saklamak istediğiniz müziklerin plağını alın. Böyle dertleriniz olmasın.