Masa üstünden notlar

Her birini farklı nedenlerden “çağdaş klasiklerimiz” kabul edebileceğimiz bu nadir yerli plakları bulursanız mutlaka arşivinize katın, ilerde torunlarınıza gösterirsiniz

Yok Öyle Kararlı Şeyler’in (Yökş) yeni stüdyo albümü yayınlandı, masamıza kadar geldi. Adı “Beklenen”. Artık Sony ile çalışan Yökş yeni albümünde daha geniş kitlelere oynadığının işaretlerini vermiş.

“Uykuda Bir Bulut”, genç caz vokalisti Deniz Taşar’ın ilk EP çalışması. Kabak & Lin’den yayınlanan albümde Taşar’ın söz ve müziklerini yazdığı beş şarkı var. Müzik R&B, caz temelli klasik çizgilere sahip ancak Taşar’ın vokalleri aracılığıyla kendine yeni ufuklar aramaya girişmiş. Güzel girişimler.

Deniz Atalay’ın “Denizin Ötesinde” adlı albümü radarımıza girdi. Perdesiz gitarıyla kendine has bir dünyada (ve perdesiz enstrümanların kendisine has dünyasında) müzikal cümleler kurmaya girişen Atalay’ın 10 yıllık bir birikimin ardından yayınlanan enstrümantal albümü dijital platformlarda mevcut.

Bilgi Üniversitesi label kurdu. Adı Bilgi Music Label. Taze firmanın ilk işi, üniversitede araştırma görevlisi ve label’ın kurucusu Can Kazaz’ın single’ını çıkarmak oldu. 4 Kasım tarihli bu single’ın adı “Yine mi Sen İstanbul”. Yeni işler merakla bekleniyor.

Bu plakları bulursanız alın

“İleri Fantezi” - Levni & Sloth Pallas (Tektosag): Düşünce dünyalarını tarif eden isimler arasında Terje Rypdal, Louise CK, Kudsi Ergüner ve Caetano Veloso’yu aynı anda barındırabilen müzik sahnemizin ender isimlerinden Levni & Sloth Pallace’ın EP albümü 2015 tarihli. Hiphop, fantezi, melodiler, derin boşluklarla anlamlanan kuvvetli baslar. Müziklerini bu sözcüklerle tarif etmişlerdi. 300 adet basılan plağın kapağı (kapakları) Levni’nin ressam babası Kemal Seyhan tarafından tahta baskı ve serigrafi yönetimiyle elle boyanarak hazırlandı.

“Kamlama” - Kes (LIN Records): Cenk Turanlı, Mehmet Demirdelen, Emre Kula’dan ibaret Kes’in 2015 tarihli “Kamlama” adlı albümünü alternatif klasiklerimiz arasına girmiş kabul ediyorum. Bu albüm bir süre önce LIN Records altında plak formatında basıldı. 2014 yılında Maslak 1024 stüdyosunda canlı olarak kaydedilen albüm, plak için yeniden mastering’den geçirildi.

“Grup Ses Presents Alliance” - Grup Ses (Besides Records): Koray Kantarcıoğlu’nun (Grup Ses Beats) ikinci albüm çalışması. Kantarcıoğlu bu defa “Beats” uzantısını kullanmamış. Ağaçkakan, Stormtrap Asifeh, Biblo, Elektro Hafız gibi geniş ve renkli bir katılımcı listesi mevcut. Albümü Besides Records, hiphop vuruşları, bass ve saykodelik Türk müziği diye nitelemiş. Katılmamak elde mi?

İllüstrasyon sanatçısı Bora Başkan’ın hazırladığı albüm kapağı başlı başına sanat eseri.

“Kime Ne?” - İnsanlar (Abooov): “Kime Ne?” aslında belli çevrelerde hayli ünlü olan bir parça (Ricardo Villalobos’un 16 dakikalık remix’ini de bir ara YouTube’dan dinleyin). Çıkalı birkaç yıl olmasına rağmen klasik kabul ediliyor bu plak. Barış K., Cem Yıldız ve Alican Tezer’in başını çektiği proje pek çok uluslararası festivalde de yer buldu kendine. Kontraplak’tan Okan Aydın “Yerli etiketi taşıyan en global elektronik müzik çalışması demek mümkün” diyor albümle ilgili. 25 dakikayı bulan bu canlı set kaydının plağını bulursanız hemen alın.

“Sömestr” - Ayyuka (Shalgam Records): Ayyuka’nın, Türkiye’de müzik yapan herkesin kafasında yer alan doğu-batı, yerli-yabancı gibi ayrımlara, ikiliklere getirdiği son derece kendine has ve zihin açıcı bir yorum bu enstrümantal albüm. Alican Tezer bu albüm için “Öylesine kaydettik, kapak fotoğrafı da öylesine” demiş bir röportajda.

(Not: Plakların devamı gelecek, bunu bir serinin ilk postası kabul edin. Yazıdaki değerli katkılarından dolayı Okan Aydın ve Mete Avunduk’a teşekkürler.)

Pazar albümü

“Until The Hunter” - Hope Sandoval and The Warm Inventions

Mazzy Star solisti Hope Sandoval ve My Bloody Valentine’dan Colm O Ciosoig’in son ortak çalışması, birlikte üçüncü albümleri. Minimal grup sound’undan, akustik unsurların ön planda olmasından, içimizi eriten gitar arpejlerinden ve bir-iki nefis solodan bahsetmek çok hoş ama bariz olanı gözden kaçırmamıza neden olabilir. Başrolde Sandoval’ın şahane melankolik, duygusal vokali var. Kurt Vile’ın katılımı da (“Let Me Get There”) şahane ötesi olmuş. Müzisyenlerin kendilerini sınırlanmadan ifade etmesi, buna hazır dinleyici için ne kadar güzel.