TECAVÜZ DİZİLERİ NİYE ÇOK İZLENİYOR?

Her senarist, her yapımcı yaşadığı toplumdan etkilenir.. Üstünü örtmeye çalışsak da, yokmuş gibi davransak da, tecavüz de yaygın...

En son Tamer Karadağlı da şikâyet etmiş.. Demiş ki; televizyon ekranlarında dönen sekiz dizinin dördü ensest ilişkiler, dördü de tecavüz üzerine kurulu..
Bu yıla özgü bi durum değil.. Geçen yıl da böyleydi..
Bu konuda şikâyet diz boyu..
Ama durun bir dakika..
Mesele, tecavüz kurgulu, ensest ilişkiyi anlatan dizilerin yapılması mıdır, o dizilerin çok izlenmesi midir?
Her senarist, her yapımcı yaşadığı toplumdan etkilenir.. Üstünü örtmeye çalışsak da, yokmuş gibi davransak da, örf ve âdetlerimize aykırı desek de, inkâr etsek de kadına şiddet kadar..
Tecavüz de yaygın..
Ensest ilişki de..
Erkek toplumların kangreni..
Kadın konuşamadığı için, konuşturulmadığı için çok fazla gündeme gelmiyor.. Getirilmiyor..
Ama var.. Hem de çok var..
Hal buysa.. Dizilere yansıması da normal..
Peki bu tür diziler niye çok izleniyor?
Asıl yanıt vermemiz gereken soru bu..
*
İzleyiciye çok farklı, çok çarpıcı geldiği, bilmediği bir dünyayı gösterdiği için mi yoksa kendi yaşamından bir şeyler bulduğu için mi?
Sadece benim değil, başkalarının da başına geliyormuş düşüncesiyle mi televizyonun karşısına geçip oturuyorlar?
Bakalım o nasıl davranıyor, ne yapıyor, ne tepki gösteriyor, nasıl çözüm buluyor diye öğrenmek için mi?
Galiba çok izlenmesinin nedeni bu..
Farklı bir dünyayı anlatmıyor, kendi dünyasından bir kesiti yansıtıyor..
*
Çözüm..
Kadın ve erkeğin sosyal hayatta bir arada yaşamasından geçiyor.. Kadının eve kapalı yaşamına son vermekten geçiyor..
Kadınla erkek aynı ortama yan yana girdiği sürece tecavüzcüye hayat hakkı kalmayacaktır..

365 gün böyle olsa
Küçük bir hafta sonu kaçamağı yaptım..
Göcek koylarını turladım.. Bir kez daha anladım ki, hayata nereden baktığın çok önemli..
Küçük bi koydan bakıyorsan, o şansı yakalamışsan dünya umurunda olmuyor..
Batmış mı, çıkmış mı?
Ülken kötüye gitmiş mi?
İktidar düzgün yönetememiş mi?
Yönetmiş mi, özgürlük alanı daralmış mı, genişlemiş mi, o yasa böyle çıkmış, şu kararname şunu getiriyormuş aklına gelmiyor..
Düşünmek istesen bile doğa izin vermiyor..
Rüzgâr kızıyor, yıldızlar bağırıyor, ay öfkeleniyor, deniz affetmiyor..
Ne zaman şehre geri geliyorsun..
Sanki memleketin binlerce sorunu hoş geldin diye seni karşılıyor..
Oralarda yaşayan insanlara gıptayla bakıyorum..
365 gün böyle..
Ne güzel!

Yemek tüyosu
Milliyet okurlarının denizcilik yazılarıyla yakından tanıdığı Meriç Köyatası’yla birlikteydim..
Biliyorsunuz, sadece çevre, doğa, tekne, yelken yazıları yazmıyor..
Yemek tüyoları da veriyor..
Pratik ama lezzetli yemek tarifleri..
Hadi dedik yazmakla olmuyor hünerini göster..
Deniz kızı tabağı yaptı..
Patenti kendine ait..
Zeytinyağlı pilav yapıyor, eline ne geçerse pilavla karıştırıyor..
Akşamdan kalan fazla balık, ahtapot, soğan, domates, biber, salatalık, maydanozla harmanladı..
Ortaya dört dörtlük öğle keyfi çıktı..
Evde deneyin şahane oluyor!..

DİĞER YENİ YAZILAR