“Hayır” kampanyasını yurt çapında sürdüren eski MHP milletvekili Sinan Oğan önceki gün Yozgat’taydı. Bir kez daha kendilerine “ülkücü” diyenlerin saldırısına uğradı. Korumaları ve “hayır”cı ülkücüler sayesinde saldırıyı yarasız - beresiz atlatmayı başardı.

Dün Meclis’te MHP’den ihraç edilen Gaziantep Milletvekili Ümit Özdağ ile düzenlediği basın toplantısının ardından ilginç bir olaydan söz etti.

Milletvekili olduğu geçen yasama döneminde, gergin geçen bir oturumun ardından Meclis’teki odasına gelmiş. Tam o sırada telefonu çalmış. Açmış, arayan adının Necati Ünsal olduğunu sonradan öğrendiği Akp’li bir vatandaşmış.

-Elimde silah, şimdi odana gelip işini bitireceğim, sakın bir yere gitme” diye tehdit etmiş.

Sonrası mı? Sinan Oğan’ı dinliyoruz.

“Kendisi hakkında ‘silahla tehdit’ten davacı oldum. Mahkeme geçenlerde sonuçlandı. Karar mı? Efendim, kararda mahkeme bana, isterseniz bu konuyu sulh ile çözelim ve uzlaştırma kuruluna sevk edelim, diyor. Böyle bir şey olabilir mi, demiyorum, diyemiyorum, çünkü oldu. Ne yani arabulucu şimdi bu kişiyle nasıl ve nerede uzlaşacağım. Her silahla tehdit olayı sonrasında arabulucu mu tayin ediliyor? Yoksa saldırgan AKP’li olunca mı bu yola gidiliyor... Hukuku da maskara ettiler...

Teşekkür listesi

Koca koca anayasa profesörleri sütre gerisine çekildi... 80’i aşkın hukuk fakültesinden bir cümlelik görüş bile çıkmıyor... Ancak kimi yurtsever hukukçular kendi imkânlarıyla halkı aydınlatma çabasından geri durmuyor...

Onların başında avukat Ece Güner Toprak geliyor... Avukat Toprak’ın “Demokratik Anayasa Platformu” adlı web sitesi yanında bir de “Çare Başkanlık mı?” adlı son derece aydınlatıcı kitabı çıktı piyasaya... Mutlaka okunmalı.

Prof. Kemal Gözler “www.anayasa.gen.tr” başlıklı internet sitesi yanında “Elveda Anayasa” başlıklı kitabında başkanlık adı altındaki bu demokrasi sefaletini de pek güzel gözler önüne seriyor.

Milletvekili Mustafa Balbay, “İnsanı ve devleti yaşatmak için HAYIR” adlı kitabında yeni anayasa teklifini bir parlamenter gözüyle irdeliyor. Lastikli maddelerin arka planını aydınlatıyor.

Barolar Birliği’nin internet sitesi de bu konuda hayli bilgilendirici.

Dikkatinize sunulur...

İktidar yine “mağdurum” diye ağlıyor! Hatırlatalım: 

Osmanlı’nın idam cezası verdiği Atatürk 15 yıl içinde ülkeyi örgütledi, orduyu kurdu, 7 düvele karşı savaş verdi, savaşı kazandı, ülkeyi kurtardı, devrimleri gerçekleştirdi, ulusal sanayiyi kurdu, ülkeyi uçak ihracatı yapar hale getirdi! Ve asla mağduriyet rolü oynamadı, hep halka güvendi...

TESİS

Kadıköy Belediyesi İBB’yi şikayet ediyor:

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Kadıköy Fenerbahçe sahilini panellerle kapattı. Kadıköylülerin yürüyüş ve bisiklet yolu olarak kullandığı alana 7 tane tenis kortu yapılacak. Kadıköylülerin görüşü sorulmadan hazırlanan projede 250 civarında ağacın kesilme riski var.”

Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu diyor ki:

“Projeden Kadıköylülerin, meclis üyelerinin yani tek bir bireyin bile haberi yok. Bu tür projelerin halka açılıp, halkın görüşünün alınması gerekir. Burada böyle bir alana ihtiyaç var mı bunun konuşulması gerekirdi. Böyle bir alana ihtiyaç var mı? Bu ihtiyacı kim nasıl belirledi?”

Demokrasi terbiyesinin olmaması böyle sonuçlara yol açıyor...

Yapılan zamlar icin iktidar “Bunlar zam değil, güncelleme” diyor. 
Bu durumda maaşlara da 
bir 
güncelleme yapılması gerekiyor...
G.E.

MİLLİ

Bu yıl 27’ncisi düzenlenen Dünya Kros Şampiyonası Uganda’nın başkenti Kampala’da yapıldı. 60 ülkeden 557 atletin katıldığı şampiyonada beş sporcu ile yer alan Türkiye karışık takım kategorisinde Yasemin Can, Meryem Akdağ, Aras Kaya ve Ali Kaya ile Kenya ve Etiyopya’nın ardından üçüncü sırada yer alarak büyük bir başarıya imza attı. Türkiye böylece bu şampiyonadaki ilk madalyasını kazanmış oldu.

Ne kadar güzel ne kadar gurur verici değil mi? Ama...  Ne var ki, bu başarıya imza atan sporcularımızın hiçbiri doğuştan bu ülkenin insanı, yurttaşı değil. Tamamına o isimler sonradan verildi. Çünkü tamamı Kenya doğumlu, Kenya asıllı, siyahi ve görünüm itibarıyla tipik Kenyalı...Millilerimiz bunlar!