Erken seçim...

Erken seçim muhabbeti bazılarının hoşuna gidiyor. Zaman zaman çeşitli ağızlardan “Bu yıl erken seçim olacak, 2021’de erken seçim var” gibi kehanet saçılıyor.

Bu yıl erken seçim olur mu? Neden olsun! Erken seçim için çağrıyı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yapması gerekir ki... Erdoğan’ın makamını güvenoyuna sunması için sebep yoktur. Ülkeyi kendi kurduğu Cumhurbaşkanlığı kadrosu ve kendine bağlı yasama, yürütme organlarıyla sıkıntısız yönetiyor.

Erken seçim için bir başka ihtimal Meclis’in 360 milletvekilinin oyuyla kendini feshederek seçim kararı almasıdır. Rahatı hayli yerinde olan Millet Meclisi’nin kendisini feshetmesi için de mantıklı bir neden ufukta yoktur.

İktidar iddiası ve geniş tabanı olan bir siyasi parti elbette erken seçimi zorlayabilir. Ancak böyle bir ihtimal de görünmüyor. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu geçenlerde erken seçim çağrısı yapmayacaklarını açıkladı.

Dikkat edilirse, CHP bol bol eleştiri yapmakta ama “Biz iktidara gelirsek şunu şöyle yapacağız” gibisinden bir vaadi bulunmamaktadır. Çünkü ne bir iktidar programı var, ne ona uygun kadrosu, ne projeleri, ne niyeti...

CHP’de bütün faaliyet parti için iktidarı (ve yüzde 25’i) korumaya yöneliktir.

Mevcut iktidarın başlıca güvencesi de ana muhalefet CHP’nin bu bilinçli ve kasıtlı hazırlıksızlığıdır.

Diğer baskı gurupları da etkisiz ve suskun. Erken  seçim neden olsun!

Ercan’a ödül

İzmir Konak Belediyesi ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti iş birliğiyle düzenlenen Eflatun Nuri Karikatür Yarışması ödül töreni geçen hafta sonu Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde yapıldı.

Yıllardır birlikte çalıştığımız arkadaşımız Ercan Akyol, bu yarışmada jüri tarafından “Hasan Tahsin Ödülü”ne layık bulundu. Yarışmaya 144 çizer, toplam 417 eserle başvuru yapmıştı. ‘Şiddet’ temasıyla düzenlenen yarışmada, 11 eser ödüle layık görüldü. Arkadaşımıza ödülünü İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Misket Dikmen verdi. İlk karikatürü 1970 yılında yayımlanan Ercan Akyol böylece 50. meslek yılını değerli bir ödülle kutlamış oldu. Nice güzel yıllara, nice ödüllere diyor, arkadaşımızı yürekten kutluyoruz...

Erken seçim...

DAVA

İBB iştiraki İSTGÜVEN A.Ş’de çalışırken işten çıkarılan Cengiz Taşkın işe dönüş için açtığı davayı kazandı.

35. İş Mahkemesi Taşkın’ın işe iadesine ve ayrıca 4 aylık brüt ücret olan 23 bin 291 lira ödenmesine hükmetti.

Ekrem İmamoğlu döneminde işten çıkarılan Cengiz Taşkın’ın mahkemesi 4 ayda sonuçlanmış. Ne güzel... Mesela gazeteciler ve benzer işlerde çalışanlar işten çıkarıldığında davaları en az 2 yıl sürüyor...

VOLEY

Kadın Voleybol Milli Takımımız olağanüstü bir başarıya daha imza attı, Avrupa olimpiyat elemelerinde 7 takımı geride bırakarak birinci oldu ve Tokyo’ya gitmeye hak kazandı. Takımımız ilk maçta 1-3 yenildiği güçlü Almanya’yı finalde 3-0 yenerek zafere ulaştı. Almanya bizden önce ev sahibi Hollanda’yı yenmiş, maça kesin favori olarak çıkmıştı. Kızlarımız, onları yalnız bırakmayan gurbetçilerin önünde harika bir oyun sergiledi, Almanya’yı ezdi geçti.

Bu maçlar daha iyi duyurulmalı, TRT tarafından da verilmeli, daha geniş kitleye ulaştırılmalıydı. Çünkü ortada sadece sportif bir başarı yok. Sahada özgüvenin, direncin, çalışmanın zirvesine ulaşmış yürekli, azimli bir kadro... Tüm sporculara örnek bir kadın eli ve kadın beyni vardı.

RAFTA

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, kendisinden önceki dönemlere ait en az 50 yolsuzluk dosyasının hazır olduğunu, bunların kısa sürede savcılığa verileceğini söyledi.

Aynı uygulamayı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden de bekliyoruz.

Geçen dönemde birçok imar yolsuzluğu, meclisteki muhalefetin soru önergeleriyle Başkan’a sorulmuştu. Başkan cevap veremeyeceği dosyaları rafa kaldırdı.

Ekrem İmamoğlu, yalnızca geçen dönemde cevapsız bırakılan soru önergelerine cevap verdiği takdirde bile bütün tablo ortaya çıkacaktır. Sözü geçen cevapsız önergeler rafta duruyor.

NURİ

2008 yılında kaybettiğimiz, birçok çizerin hocası olan Eflatun Nuri’nin adı neden Eflatun’dur? Kendisi şöyle anlatır:

- Bir gün ortaokulda jimnastik dersindeydik. Öğretmenimiz “Herkes soyunsun” dedi. Ben, “Hastayım hocam, ateşim var” dedim. Elini alnıma koydu, “Hayır, bir şeyin yok” dedi. “Ama hocam...” falan dediysem de inanmadı. “Döverim, soyun” deyince, pantolonumu indirdim. Bütün arkadaşlar o anda “Eflatuuun, eflatuuun” diye bağırdılar. Çünkü affedersiniz, haminnemin eflatun renkli paçalı donunu giymiştim. O günden sonra herkes bana Eflatun dedi. Adım Eflatun kaldı.”

 

 

 

 

DİĞER YENİ YAZILAR