Fet - vah vah!

Suudi Arabistan Başmüftüsü Abdülaziz Al Şeyh’in, “Satranç haramdır” fetvası çok kişiyi şaşırttı. Şaşıranlar, Şeyh’in daha önce verdiği fetvaları bilselerdi yine şaşırırlar mıydı?

Birkaçını aktaralım:

2015 yılında hacdaki izdihamda 769 kişinin hayatını kaybetmesi üzerine;

“Kaderdir. İnsanoğlunun kontrolü dışında bir olaydır. Dolayısıyla, hiç kimsenin sorumluluğu, suçu yoktur.”

Gümüş adlı Türk dizisiyle ilgili;

“Türk dizileri ahlaksızlığı teşvik ediyor. Bunları izlemek dinen caiz değildir.”

Arap Yarımadası’ndaki kiliseler üzerine;

“Arap Yarımadası’ndaki tüm kiliseler yıkılmalıdır.”

Evlilik üzerine;

“10 yaşındaki kız çocuklarıyla evlenilebilir.”

Amerikan büyükelçilik ve konsolosluklarına yapılan saldırılar üzerine;

“Amerikan büyükelçiliklerine saldırmak haramdır.”

* * *

İlk bakışta garip geliyor ama biz de zaman zaman benzer fetvaları tartışıyoruz.

Son örnek malum;

“Babanın kız çocuğuna şehvet duyması nikâhı bozar mı?”

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın fetva kurumu sözde din âlimlerine dayanarak öyle bir fetva verdi ki... Bizzat Diyanet İşleri Başkanlığı sarsıntı geçirdi...

Cumhuriyet’i kuranlar ve başta Atatürk, bu ülkeye laikliği getirmemiş olsa...Türkiye’de günlük hayat bu tür çağ dışı fetvalarla yönlendirilecek, abuk subuk tartışmalar arasında debelenip duracaktık...

Formsuz formasyon!

Anayasa’nın “Çalışma”ya ilişkin 48 ve 49. maddeleri ne der? “Herkes dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahiptir. Devlet çalışmayı desteklemek için gerekli tedbirleri alır.”
Bu hatırlatmayı yaptıktan sonra geliyoruz sadede. Diyelim bir üniversitenin Fen - Edebiyat bölümünden mezun oldunuz. Ama ne kadar uğraştıysanız eğitim gördüğünüz alanda iş bulamadınız. Bunun üzerine, “pedagojik formasyon eğitimi” alıp öğretmen olmaya karar verdiniz.
Bu eğitimini nasıl mı alacaksınız? Önce YÖK’ün tanıdığı kontenjan ölçüsünde formasyon eğitimi veren fakültelerden birine başvurup iki dönemlik eğitim için toplam 2 bin 40 lirayı... İlaveten kitap kırtasiye masraflarını ve stajla beraber geçilemeyen her ders için 82 TL’yi ödeyeceksiniz.
Bu barajları aştınız mı? Şimdi de KPSS’ye girip yeterli puanı alacak, böylece atama bekleyen 400 bin öğretmen adayının arasına gireceksiniz. Şanslıysanız 4 - 5 yıla kalmadan adınız kurada çıkacak ve öğretmen olup hayata atılacaksınız...
Ne benim ne ailemin bu kadar beklemeye tahammülü yok mu diyorsunuz... Devletimiz onun da kolayını buldu. Kısa yoldan polis oluyor, Güneydoğu’da hendek ve barikatların arkasında sizi bekleyen terörist pardon özgürlük savaşçılarının üzerine gönderiliyorsunuz.
Biletiniz tedbiren sadece gidiş veriliyor.
İBB
Bu sütunda birkaç gün önce şöyle demiştik:
“İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi’ndeki CHP’liler birçok karara itiraz ediyor. Ancak karar geçtikten sonra mahkemeye dava açma hakları olduğu halde bu yola gidildiğini pek görmüyoruz. O zaman yapılan muhalefet göstermelik kalıyor...”
CHP İBB Meclis Grup Başkanvekili Ertuğrul Gülsever bu konuda bilgi verdi. Dedi ki:
“Çalışmalarımız basına tam yansımıyor olabilir. 2015 yılı içinde meclise gelen dosya sayısı 2137’dir. CHP bu dosyaların 526 tanesine ret oyu vermiş, 51 dosyayı dava açılmak üzere ‘Kente Karşı İşlenen Suçlar Komitesi’ne iletmiş, 32 dosya ile ilgili dava açılmıştır. Diğer dosyalarla ilgili dava için prosedür izlenmektedir.”
Teşekkür ediyoruz...
İlahiyatçıların gündemi: Cinsellik, şehvet, tahrik!
Bilmeyen de insanlığın “Savaş ve açlık” sorununu çözdüler sıra cinselliğe geldi sanacak…
Akif Kökçe
ECZA
İstanbul Eczacı Odası, YÖK Başkanı Prof. Yekta Saraç’a çağrıda bulunarak:
“Artık yeni eczacılık fakültesi açmayın, öğrenci kontenjanlarını azaltın, eczacılıkta taban puan uygulamasını başlatın” dedi.
Eczacılar Odası İstanbul Şubesi’nin mesajında:
“Mevcut mezun sayıları ve istihdam rakamları göz önüne alındığında 2023 yılında ülke genelinde 31.300 eczacı ihtiyacına karşın 39.400 eczacı arzı söz konusu olacaktır. Bu gerçekler eczacılık mesleğinin geleceği açısından tehdit oluşturmaktadır” denildi.
Bu çağrı eczacılık fakültelerinde okuyan ve veya okumaya niyetli olan gençleri de ilgilendiriyor.