Gizli defter...

Atatürk’ün Büyük Taarruz sırasında aldığı notları kapsayan 8 no.lu not defteri, İlker Başbuğ’un Genelkurmay Başkanlığı dönemindeki araştırmalarda bulunmuştu. İlker Başbuğ bu not defterinde dikkat çeken satırları bir konferansta açıkladı...

Atatürk henüz 1922 yılında diyor ki:

- Türkiye devletinin temelleri bugün kurulacak değildir. O sarsılmaz temeller binlerce sene evvel kurulmuştur. (Osmanlı’nın yerine Türkiye devletinin kurulacağı o zamandan aklındadır.)

Atatürk devam ediyor:

‘Temeller çok sağlam, o temellerin üstüne yeni bir bina kuracağız.’

“Bu binanın dört tane ana sütunu, taşıyıcı sütunu olacak...

Ana sütunlardan birincisi ‘eğitim’... İkinci sütun ‘iktisat’. Üçüncü sütun ‘sanat’. Dördüncüsü ‘imar’, şehirleşme...”

Atatürk not defterinde bir mektep ne öğretir diye sormuş... 4 konu yazmış: “İnsanlığa hürmet”, ‘Vatan ve millet sevgisi’, ‘Bağımsızlık’,  ‘Şerefli olmak’...

Gazi Mustafa Kemal, insanlığa saygılı, yüreği vatan ve millet sevgisiyle dolu, onurlu yurttaşlardan kurulu tam bağımsız bir ülke hayal etmiş, ömrü boyunca böyle bir toplum oluşturmak için çalışmıştı. Türkiye, Batılı ülkelerle yarışan uygar, çağdaş, ileri bir ülke olacaktı... Atatürk Cumhuriyeti yola bu yüksek fikirlerle çıkmıştı... Başka türlüsünü ne O, ne O’nun nesli öngörmemişti.

HUTBE

Hutbelerinde yıllardır Atatürk’e yer vermeyen Diyanet İşleri Başkanlığı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı öncesine denk gelen cumada da aynı tavrını sürdürdü. Hutbede ne 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’ndan ne de Atatürk’ten söz edildi. Dramatik olan, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın aynı zamanda Milli Eğitim Bakanlığı’nın görevlerine de ortak olarak ülkemizde çocuk ve gençlerin eğitimini de üstlenmiş olmasıdır.

Hutbe “konuşma” demektir. Osmanlı’da hutbeler Arapça okunurdu. Köy camilerinde hutbe okunmaz, halk kasabalara inerdi. Türkçe hutbe ilk kez 1932 yılında Atatürk’ün emriyle Süleymaniye Camii’nde Sadettin Kaynak tarafından okundu. Hutbeler o gün bugün Türkçe okunur. Ezanın Türkçe okunmasına tepki gösterenler nedense hutbenin Türkçe okunmasına itiraz etmemiştir. Çünkü halk kitleleri bu yoldan istendiği gibi etkilenebilmektedir...

ÇORBA

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cumhuriyet Bayramı kutlamalarının ikinci gününde Üsküdar’da şenlik düzenliyor. Programı okuyoruz:

“DJ performansıyla başlayacak Üsküdar programı İBB Kent Orkestrası’nın sahne almasıyla devam edecek. Başta Cumhuriyet valsi olmak üzere Moonstar Anadolu Dansları, break dans performansı, Swing İstanbul Lindy Hop dans performası gibi etkinlikler yapılacak.

Şemsipaşa ve Harem’deki küçük sahnelerde de İBB Mehteran Takımı, İBB Türk Sanat Müziği Topluluğu, İBB Türk Halk Müziği Topluluğu vs. yer alacak...”

Cumhuriyet Bayramı’nın bir anlamı vardır. O anlama ve o duygulara uygun müzikler seçilir. Her kesime hitap edeceğiz diye müzik çorbası oluşturmaya gerek yoktur. Ramazan günlerinde hiphop dansı veya break konseri veriyor musunuz? Şeker Bayramı’nı caz konseriyle kutluyor musunuz? Öyleyse...!

BAĞDADİ

IŞİD lideri Bağdadi bir tünelde kendini patlatarak üç çocuğuyla birlikte can verdi. Olay Suriye’de, Türkiye sınırına yakın bir köyde meydana geldi. Bağdadi, ABD tarafından bölgeye gönderilen 8 helikopter tarafından sıkıştırılınca çareyi intiharda buldu. Türkiye, Rusya ve Irak ABD’ye yardımcı oldular. Bağdadi’ nin öldürülmesi yorumculara göre Trump’a büyük prestij kazandıracak. Yeniden seçim şansını yükseltecek.

IŞİD liderinin ortadan kaldırılması tam da ABD’nin Suriye’den çekildiği günlere rastladı. Kısaca özetlersek: İşi bitmişti, işini bitirdiler! 

TAAHHÜT

Siyasetin yapısı yıllar geçse de değişmiyor.

Sebebini yıllar önce bir dostumuz yarı şaka şöyle özetlemişti:

- Siyasette iki tip adam var...

Müteahhitlikten geçinenler.

Müteahhitlerden geçinenler.