Halk müziği...

Eklenme Tarihi20.01.2018 - 1:30-Güncellenme Tarihi20.01.2018 - 0:44

Kültür Bakanı Numan Kurtulmuş’un Çaykovski takıntısını önce Ertuğrul Özkök yazmıştı. Ertesi gün Kültür Bakanlığı Basın Müşaviri Osman Yılmaz onu arıyor.
Neler söylediğini Özkök şöyle anlatıyor:
“Sinan Çetin’in güya tek parti döneminde, devletin asker zoruyla kafalarına silah dayayıp insanlara zorla klasik müzik dinlettiğini anlatan bir kısa filmi var...
Haksız bir filmdir ve bir döneme atılan en büyük iftiralardan biridir.
Bakanlık işte bu berbat vodvili, düzenlediği toplantılarda vatandaşlara seyrettiriyormuş...”
Sözü geçen filmde jandarma bir evi basıyor. Silahları evdekilere doğrultuyor:
“Ne yapıyorsunuz lan siz burada?”
“Türkü söylüyoruz...”
“Ne türküsü?”
“Halk türküsü...”
Jandarma diyor ki:
- Yassak... Türkü dinlemek yassak... Bundan böyle klasik müzik dinleyeceksiniz.”
                     ****
Kültür Bakanı anlaşılan... Atatürk’ün 1924 yılından başlayarak Anadolu’ya halk müziği derlemeleri için heyetler gönderdiğini, 1936’da Macar besteci Bela Bartok’u halk müziği derlemeleri için Türkiye’ye davet ettiğini, Adnan Saygun, Ulvi Cemal Erkin, Halil Bedii Yönetken, Muzaffer Sarısözen gibi müzik adamlarının halk müziği derlemeleri için yıllarca Anadolu’yu karış karış gezdiğini bilmiyor. Bilse Sinan Çetin’in yalanlarını vatandaşa kültür diye izletir miydi?

KAHVE

Eski yardımcım Selin Karanfil, eşi Doçent Fatih Karanfil’in Suudi Arabistan’da çalışıyor olması nedeniyle başkent Riyad’da yaşıyor. Birkaç gün önce oğlunun mantı istemesi üzerine Riyad’da bir Ermeni lokantasına gitmişler. Gerisini şöyle anlatıyor:
- Ne kadar Türk yemeği varsa hepsi Ermeni yemeği olarak masadaydı. Türk yemeği dedim ama tabii ki bilemeyiz kökenlerini, Türk, Levanten, Rum, Ermeni, Kürt... Sonuçta hepsi Anadolu yemeği... Hepsi de masaya Ermeni yemeği olarak geldi. Buna da şaşırmadık. Fakat sonunda Türk kahvesi de masaya Ermeni kahvesi diye gelmesin mi? Pes dedik...

GÖKÇEN

İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’na bir cami yapılıyor...
Havalimanını işleten Malezya şirketi mimari projeyi usta mimar Doğan Tekeli’ye ısmarlamış...
Doğan Bey, 800 kişilik çağdaş bir cami projesi çizmekte olduklarını anlattı bize...
Eski camilere benzemeyen ama dışarıdan bakınca da cami olduğu anlaşılacak bir yapı...
Projeyi mülkün sahibi olan Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın da onaylaması gerekiyormuş.
Bu onay alındıktan sonra projeyi göreceğiz
Merakla bekliyoruz...

BUMERANG

Atatürk diyor ki:
“Savaş yalnız ve ancak bir milletin hayat ve bağımsızlığı ve ülkenin korunması, yalnız bu temiz, soylu ve yüksek menfaatler uğruna yapılır. 
Savaş milletin bütün varlığı ile yerine getirilmesini zorunlu kıldığına göre, savaşa katılanların tamamı, ona kurban olacakların tamamı, kısaca bütün milletin onu uygun bulması gerekir; Savaş millet savaşı olmalıdır.
Milletin hayatı tehlikeye düşmedikçe harp bir cinayettir.” 
Suriye’de Esad’ı devirmek ve Müslüman Kardeşleri iktidar yapmak için ABD dümen suyunda giriştiğimiz macera bakın nerelere girdi. ABD ile karşı karşıya geldik. Şu anda YPG ile zorlu bir savaşın eşiğindeyiz. Esad güçleri uçaklarımızı düşürmekten söz ediyor. Eşiğinde olduğumuz savaşın sebepleri de hiç Atatürk’ün verdiği ölçülere uymuyor.