Pisa’da gezinti...

OECD tarafından 3 yılda bir düzenlenen, öğrencilerin fen, matematik ve okuma becerilerini ölçen PISA’nın 2018 sonuçları açıklandı. Türkiye sınava katılan 37 ülke arasında 31. oldu. Ölçülen değerlerde yine OECD ortalamasının altında yer aldık. Türkiye son 17 yılda 7 milli eğitim bakanı ve sayısız sistem değiştirdiği halde eğitimin düzeyini yükseltemiyor.

Anlaşılıyor ki eğitimde temel alınan kriterler bundan fazlasını üretmiyor. Öğrencilerin yarıdan çoğu okuduğunu anlamıyor. Ne yapmalı? Bakış açısını değiştirmeli. İdeolojik değil, bilimsel bir bakışla yeni sistemler denemeliyiz. PISA sonuçları ülkeleri kendilerine çekidüzen vermeye yöneltmesi açısından da önemli.

Başarısız ülkeler başarılı ülkelerin yöntemlerini inceliyor. Böylece eğitimdeki hatalarını görüyor, düzeltmeye nereden ve nasıl başlayacaklarını saptıyorlar. Son araştırmaya kadar eğitimin yıldızı Finlandiya idi. Son araştırmada Estonyalı çocuklar Finlandiya’yı geride bıraktı. Buna rağmen dünyanın dört bir yanından eğitim heyetleri gelip Finlandiya’da okulları geziyor, öğretmenlerden bilgi alıyor. Finliler bu ziyaretlerden biraz sıkılmış olmalı ki...

Okul gezmeyi ücretli hale getirmişler. Şimdi yabancılar bir okul ziyareti için 1300 dolar (yaklaşık 8 bin lira) ödemek zorundalar.

FİN

Finlandiya’nın yeni hükümeti belli oldu. 19 kişilik kabinede 12 kadın, 7 erkek bakan var.

Başbakan Sanna Marin henüz 34 yaşında olup, dünyanın en genç başbakanı unvanını taşıyor. Yeni kabinede Maliye Bakanlığı’nı üstlenecek olan Merkez Partisi Başkanı Katri Kulmuni ise 32 yaşında. Finlandiya eğitimin kalitesiyle ünlü bir ülke. Kadınların yönetimi ele alması, onların, eğer iyi bir eğitimden geçirilirse ne kadar güçlü olabileceklerini gösteriyor.

HARF

Son zamanlarda çok sık duyulan sözcüklerden biri de “hafriyat”... Bizim inşaata dayalı ekonomide hafriyatın önemi büyük tabii. Ancak bazılarının dili dönmediğinden buna “harfiyat” diyor. Hafriyatın harf ile ilgisi yok. O kadar ki... Okuma yazması olmayan, harfleri tanımayan biri hafriyatçı olup milyonlar kazanabilir! Hafriyat “kazı” demektir. İhalesi bol kazanç getirir.

UYUŞMA

Türkiye Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkez (TUBİM) 2019 raporuna göre, kırmızı ve yeşil reçeteyle verilen ve bağımlılık yapıcı özelliği bulunan ilaçların amaç dışı kullanımı 2018’de bir önceki yıla göre yaklaşık 4 kat artmış. Sahte reçete kullanımı yoğunlaşmış.

Sigaraya karşı -çoğu zaman lafta da kalsa- belli bir mücadele sürüyor. Uyuşturucu ise çok daha vahim olmasına rağmen bir türlü siyasetin gündemine gelmiyor. Oysa sigaradan çok daha büyük bir tehlike var karşımızda. Hem insanları çürütüyor hem mafya ve teröre kazanç sağlıyor.

Trakya öte yaka...

Kanal İstanbul yalnız İstanbul ve Trakya’yı değil bütün Türkiye’yi etkileyecek bir proje. O yüzden ekonomik, jeolojik, politik, diplomatik her yönüyle tartışmamız gerekiyor. E. Büyükelçi Onur Öymen stratejik yönden ele alıyor:

“Trakya ile İstanbul kanalın kazılmasından sonra sadece köprülerle birbirine bağlanabilecektir. Bir savaş durumunda bu köprüler hasım ülkelerin hedefi olacaktır. Aynen 2. Dünya Savaşı sırasında Almanya’nın Kiel ve Yunanistan’ın Korent kanallarında olduğu gibi, bu köprüleri veya köprülerden birkaçını imha edebilecek olan güçler kanalı tamamen devre dışı bırakabilecek ve İstanbul ile Trakya arasındaki askeri ve sivil ulaşımı zorlaştırabilecektir.”

Hal böyleyken, Tekirdağ, Kırklareli, Edirne gibi illerin bu konudaki suskunluğu dikkat çekicidir.