Stadyum keyfi!

Ekrem İmamoğlu, Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz’den Vodafone Stadı’nda loca istemiş. Hayatlarında stada hiç gitmemiş 10 çocuğu maça götürmüş, onlarla birlikte locadan maç izlemiş. Güzel bir jest ve iyi bir PR çalışması.

Ancak Büyükşehir Başkanı’ndan daha fazlası beklenir. Örneğin, Sayın İmamoğlu büyük kulüp başkanlarıyla masaya oturur. Geliri sınırlı ailelerin çocuklarına spor imkânları sağlayacak anlaşmalar yapabilir. Nasıl mı? Devlet büyük kulüplere başta arazi olmak üzere büyük imkânlar sağlıyor. Bu kulüplerin spor tesislerinden ise sadece kendi sporcularıyla, ücret karşılığında varlıklı ailelerin çocukları yararlanabiliyor.   Çoğu boş duruyor. Başkan İmamoğlu kulüp başkanlarıyla dar gelirli aile çocuklarının da bu tesislerden yararlanması için destek isteyebilir. Kulüp tesisleri bir biçimde imkânları sınırlı aile çocuklarına da açılabilir.

Büyükşehir başkanına böyle büyük işler yakışır.

Ağaç güzel ama!

Ağaçları olması yerde koruyamıyoruz, mesela ormanları talan ediyoruz. Yangından koruyamıyoruz. Ancak tutuyor en olmadık yerlere ağaç dikiyoruz. Mesela tarihi eserlerin çevresine gelişigüzel ağaç dikiliyor, bu ağaçlar büyüyünce tarih yapıların önünde perdeler oluşturuyor.

Mimar Sinan Genim, “İstanbul Yazıları” adlı kitabında buna değiniyor. Dolmabahçe ve Topkapı Sarayı’nın ağaçlarla perdelendiğini, Sultanahmet Meydanı’nda Dikilitaş, Örme Sütun, Yılanlı Sütun, Alman Çeşmesi gibi eserlerin ağaçlar yüzünden   dışarıdan görünmez olduğunu kaydediyor. Ve ekliyor:

“Neredeyse hepimiz Beyaz Saray’ı, Buckingham Sarayı’nı, Louvre Müzesi’ni televizyonda görmüşüzdür. Bu görüntülerde söz konusu yapıları örten, onları görünmez kılan hiçbir ağaç yoktur. Hele Louvre Müzesi’nin etrafında bitki bile bulunmaz.”

Bilemeyiz belediyelerin park ve bahçeler müdürlükleri konuyla ilgilenir mi?

MENZİL

Eskişehir’in Sivrihisar ilçesine bağlı Göktepe, Kaldırım ve Ahiler köylerinden 60 kadar öğrenci, taşımalı eğitim kapsamında, Ertuğrul köyündeki okula gidiyordu. Milli Eğitim Müdürlüğü, bu öğrencilerin köylerini Buhara köyünde yeni yapılan okula bağlamak istedi. Köylüler “Buhara’da kimse yaşamıyor. Sadece Menzil tarikatının şeyh ve müritleri var” diyerek Milli Eğitim’in kararına direndiler. CHP Milletvekili Utku Çakırözer konuyu medyaya taşıdı. Sonunda Milli Eğitim Müdürlüğü’nden dün “Çocuk-larınızı istediğiniz okula göndere-bilirsiniz” kararı çıktı. Mutlu sona varıldı!

Velilerin çocukların eğitimiyle ilgilenmesi güzeldi.

ANNE

15 Temmuz darbe girişiminin ardından askeri okullarda çocukları öğrenci olan anneler AK Parti İstanbul İl Binası önünde oturma eylemi başlattı. Diyarbakır’da kayıp çocuklarını arayan anneler gibi İstanbul’da 15 Temmuz öfkesi içinde mahkûm edilen çocuklarını kurtarmak isteyen anneler de, Cumartesi Anneleri de muhteremdir.

Annelerin gözyaşları sahicidir.

VECİZE

Bana en çok acı veren şey dünyayı sıradan adamın gördüğü gibi görmek zorunda oluşumdur, üstelik onun yanlış gördüğünü bilimsel olarak biliyorken.

Kimi ülkelerin esenliğiyle ilgili karar oy çokluğuyla verilir. Oysa herkes bilir ki dünyada iyi insandan daha çok kötü insan vardır.

Lichtenberg (1742-1799)