Nagehan Alçı

Nagehan Alçı

nagehan.alci@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Ben galiba yaşlandım. Eskiden alıp başımı gitme hayalleri kurarken şimdi illa da aile, hep aile der oldum. Hele bayramlarda. Büyüklerin keyfi yerinde mi, kendini yalnız, buruk hisseden var mı... İlk aklıma gelenler bunlar. Bir de tabii bizim minikler. Onlar muhakkak olacaklar. Mümkünse her yerde. Dolayısıyla artık alıp başını gitmeler yok, alıp herkesi gitmeler var...
Fakaaat... Bu bayram evdeki hesap çarşıya uymadı. Herkesi aldık da... Bir yere gidemedik. Meğer futbolun bayramı olmazmış. Rasim’in programları full time devam. Cuma, pazar, pazartesi canlı yayını olunca kaldık İstanbul’da. Ne yapsak, ne yapsak? Madem bir yere gidemiyoruz, biz de İstanbul’un içinde gitmeye karar verdik.
Bavullar yapıldı, oyuncaklar seçildi ve otele gelindi. Tatile burada çıktık! Hayatımız boyunca yaşadığımız kentte turist olduk. Aman allahım kızların keyfine diyecek yok. Her yere koşuyorlar, normalde saatlerce süren yemek 5 dakikada bitiyor, gece uykuları kesintisiz... Annelerine çekmiş iki cadı bunlar. Yeter ki ‘yolda olma’ duygusu olsun...
Rasim’le benim de havamız bir harika. Uçağı kaçırdım, x-rayden sıvı geçiremedim streslerine hiç girmeden kendimizi 10 dakika içinde başka bir dünyada bulduk. ‘Dışarıdan’ bir gözle bu şehri görmek ne mucizeviymiş. Üstelik İstanbul en azından şimdilik bomboş. Hatta birazdan çıkıp Hop on-hop off otobüsleri ile kendi şehrimizi bir seyyah gibi gezeceğiz, daha önce görmediğimiz yerlerine gideceğiz, hayat koşturması içinde fark etmediğimiz güzellikleri Ela ve Yasemin’e göstereceğiz.
Yaşasın bayram! Yaşasın İstanbul!

Haberin Devamı

Paralel devlet itirafı

12 Ekim HSYK seçimleri haftaya bugün. Malum, bu seçimlerin etrafında dönen ana tartışma konusu ‘paralel devlet’ olgusu. Hala bu olgunun varlığına inanmayanlar var. Cemaat mensuplarının ve cemaat hinterlandında olanların tavrı son derece normal de cemaatin uzağında olan kimileri de böyle inkarcı bir tutum içinde. Erdoğan’a muhalif hatta düşman olabilirsiniz ama eğer dürüst bir gözlemciyseniz paralel devlet olgusunu kabul etmemek için ya bu ülkede yaşamamak ya da kör olmak gerekir.
Her şeyi bir kenara koyalım. Size somut bir örnek anlatayım: 22 Temmuz soruşturması ile başlayan süreçte yaşananlar arasında net bir itiraf var. Paralel yapı mensubu olmakla suçlanan bir eski polis şefinin yakın akrabaları bu polis şefinin 8 şubat 2012’de açığa alındığını, o tarihten beri kızakta olduğunu, dolayısıyla 17-25 aralık soruşturmalarıyla ilgisinin olamayacağını söylediler. Çok haklılardı... Hakikaten 8 Şubat 2012’de kızağa çekilmiş bir polis şefinin 17 Aralık’la ne ilgisi olabilirdi? Üstelik o polis şefi Terörle Mücadele Şube Müdürü idi. 17 Aralık soruşturmasının terör faaliyetiyle ne ilgisi var? Yolsuzluk ve terör apayrı alanlar. Aile bu tutarsızlığı haykırmasın da ne yapsın?
Ancak... ‘8 Şubat’ta görevden alındı, 17 Aralık’la ilgisi olamaz’ dedikleri polis şefi tutuklanınca aynı polis şefinin kızı çıkıp ne dedi, biliyor musunuz? Yaptığı açıklama aynen şu:
“Babam İranlı Rıza Sarraf gibi hırsızları yakaladığı için şu an hapiste. Polis olarak görevini yaptığı için tutuklandı.”
Haydaa... E nerede kaldı ‘terörle mücadele şubesinde görev yapan ve 8 Şubat’tan sonra görevinden alınan polis şefi ? Hani yolsuzluk operasyonu ile ilgisi olamazdı? Bu beyan resmen paralel devletin itirafı değildir de nedir? Görevde olmayan üstelik branşı da terörle mücadele olan bir polis şefi nasıl bir yolsuzluk operasyonu yapabilir? Normal devlet prosedürü içinde Şubat 2012’de açığa alınmış bir eski terörle mücadele şefinin 17 Aralık’la ilgisi elbette olamaz. Ama normal devletin yanında imamların emirlerine dayalı bir paralel devlet kurulmuşsa elbette kızağa alınmış polisler paralel görevlerine devam edebilirler, hatta imamlık hiyerarşisine göre İstanbul Emniyet Müdürü’ne bile talimat verebilirler. Çünkü normal devletin hukuki hiyerarşisi ayrıdır, paralel devletin imamlar hiyerarşisi ayrı...
Yakın akrabaların da teyit ettiği gibi 17 Aralık operasyonu tamamen paralel devlet hiyerarşisi içinde kotarılmış usulen baştan sona hukuksuz bir operasyondur. Görevde olmayan terörcü ve istihbaratçı polisler Mali Şube’ye emirler vermiş bizzat kendi evlerinden dinlemeler yapmış ve ortaya bu paralel operasyon çıkmıştır...