FUTBOLDAN FAZLASI...

Bir futbol maçı sonucundan çok daha fazla sevindik Fransa galibiyetine...

Ankara’ya sadece 6 saat uğrayan ve “Fransa Cumhurbaşkanı olarak değil, G-20 Dönem Başkanı olarak geldim” diyen eski Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin küstahlığı,

Cezayir ve Ruanda’da açıkça, Vietnam’da üstü örtülü, soykırımlar yapıp, sonra Türkiye’yi soykırımcı ilan eden ikiyüzlülük,

Cumhurbaşkanı Macron aleyhine haber yapan gazetecileri iç istihbarat biriminde sorguya çekip, Türkiye’ye basın özgürlüğü dersi veren utanmazlık,

Nazilerle işbirliği yapan, Yahudi, sanatçı ve engellilerin ortadan kaldırılmasını savunan Vichy Hükümeti’nden bugün Avrupa’nın en güçlü aşırı sağ unsurlarını barındırıp, “Türk milliyetçiliği” eleştirileri yapan aymazlık,

FUTBOLDAN FAZLASI...

Kendi ülkesine gelen Roman ya da Suriyeli mültecileri toplama kamplarına tıkayıp, binlerce kilometre uzaktaki Suriye’ye asker yollayıp, terör örgütüne siper olan utanmazlık,

Paris’te Katoliklerin bir gecede silahsız, on binlerce protestanı öldürdüğü Aziz Bartholomew katliamının acısını bile bile, halen din savaşları çıkarmaya çalışan umarsızlık, doğurdu içimizde bu sevinci...

Fransız düşünür Jean-Paul Sartre, “İnsanın özgürlüğü, kendisine karşı yapılanlara takındığı tavırda gizlidir” demişti uzun yıllar önce.

Yaşadığımız sevinç Sartre’nin tanımına ne kadar da uygun düşüyor.

Fransa, Jean- Jacques Rousseau, Voltaire, Descartes, Diderot gibi adamların ülkesi olarak kalsaydı, bu kadar sevinmezdik aldığımız sonuca...

FUTBOLDAN FAZLASI...

MAKARİOS İLE 4 GÜNLÜK DOSTLUK...

Kıbrıs sorunu başladığı günden beri Türkiye’de en sevilmeyen adam Başpiskopos Makarios oldu.

Enosis fikrini başlatan, EOKA katliamlarını destekleyen kişiden söz ediyoruz sonuçta.

Ama kaderin garip cilvesi işte, 4 gün boyunca, Başpiskopos’a en fazla desteği veren ülkelerden biri oldu Türkiye.

15 Temmuz’da, Yunanistan’a bağlı Sampson askeri darbesiyle devrilen Makarios önce Malta’ya kaçtı, oradan İngiltere’ye geçti.

O sırada Kıbrıs Barış Harekâtı hazırlıklarını yapan Türkiye, Ada’daki durumu anlatması için Makarios’tan faydalandı.

18 Temmuz 1974 günü New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda, Türk Büyükelçi Osman Olcay’ın çabalarıyla konuştu Başpiskopos:

“Yunanlılar Kıbrıs’ı işgal etmişlerdir ve Türklerden çok daha tehlikelidirler.” diye başladı konuşmasına, aralıksız Yunanistan’a saydırdı.

Bu sözler üzerine kürsüye gelen Yunanistan Büyükelçisi Panoyotis de, Başpiskopos’a saydırdı, kirli çamaşırlarını ortaya döktü.

Türkiye’nin de istediği buydu aslında, harekâta 48 saat kala, Kıbrıs’a müdahalenin gerekli olduğunun ortaya çıkmasıydı.

Bir de küçük not ekleyeyim, Makarious,1973 yılında Başpiskopos görevinden Rum Ortodoks Kilisesi tarafından azledilmişti.

Kıbrıs müzakerelerinde, 1960 anlaşması gereği Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olarak bulunuyordu.

FUTBOLDAN FAZLASI...

KRİTİK SAYI 937...

F-35 uçaklarının toplam 937 parçası Türkiye’de üretiliyor.

Bu 937 parçadan 400 tanesinin üretimi için şu an başka bir alternatif yok.

ABD Savunma Bakanlığı, Türkiye’den alınan parçaların alternatiflerine üretici Locked Martin ile motor üreticisi Pratt & Whitney şirketinin karar vereceğini söylüyor ısrarla.

Garip olan, Türkiye’yi bugün F-35 programından çıkarsalar bile, 2020’ye kadar Türkiye’den parçaları almayı planlamaları.

Diğer türlü, tüm üretim programı aksayacak ve diğer ülkelere söz verilen teslimatlar gecikecek.

Yani Türkiye tamamen eli kolu bağlı durumda değil Washington atarlanmasına karşı…