DEVLET MALI NEDİR?

İhsan Amca yine merak etmiş soruyor, “Devlet malı nedir?” diye. “Niye bunu merak ediyorsun İhsan Amca?” dedim. Hemen anlattı: Edirne’de bir akrabasının Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’ne bir arazisini kiraladığını, kira bedelinin yıllar içinde eridiğini, neredeyse bedavaya geldiğini, akrabasının kira bedelinin uyarlanması, artırılması için açtığı davayı kazandığını, ancak DSİ’nin mahkeme kararını yerine getirip, artırılan kira bedeli akrabasına ödemediğini, eski kira bedelini ödemeye devam ettiğini söyledi. İhsan Amca’nın akrabası da elinde mahkeme ilamı olan her alacaklı gibi, borçlu DSİ’ye karşı icra takibine geçmiş, alacağının DSİ’nin mallarının haczedilerek tahsil edilmesini istemiş.

İcra kararı

İcra Müdürlüğü, borçlu DSİ’nin “idare” olduğunu, borçlu idarenin mallarının ise İcra ve İflas Yasası’nın 82. maddesinin 1. bendi uyarınca haczinin mümkün olmadığını bildirerek, İhsan Amca’nın akrabasının kira alacağının borçlu DSİ’nin mallarını haczederek tahsil edilmesinin hukuken mümkün olmadığına karar vermiş.

Normalde, bir kimse borcunu ödemezse, icra kanalıyla malları haczedilir, hacizli mallar açık artırmayla satılıp paraya çevrilir, elde edilen hasılattan haciz masrafları düşüldükten sonra, takibe geçen alacaklının alacağı ödenir.

Ama işte İhsan Amca’nın akrabasının olayında olduğu gibi, borçlu “idare” geniş anlamda “devlet”in içinde yer alıyorsa, “devlet malları” da haczedilemediğinden, artık vatandaşın “devlet”ten alacağı “devlet”in insafına mı kalacak? İhsan Amca, araştırmacıdır. Akrabasının yaşadığı sonunun hukuken tam ne olduğunu öğrenmek istiyor.

Peki, İhsan Amca, durumu şöyle açıklayım: İcra ve İflas Yasası’nın 82. maddesinin 1. bendi uyarınca gerçekten de devlet malları haczedilemez. O zaman da yukarıdaki ilk sorunun cevabına gelelim: Devlet malı nedir? Neler devlet malı olarak kabul edilip, hacizlerden korunur?

Devletçe konulan ve toplanan vergiler ve resimler ile devlete ait paralar ve pay senetleri devlet malıdır. Yine, her türlü taşınır ve taşınmaz mal ve bunların kira geliri ve satış bedelleri de devlet malıdır. Yani İhsan Amca, senin akrabanın DSİ’ye kiraladığı taşınmazdan alacağı kira bedeli özel alacaktır, akrabanın herhangi bir alacaklısı, DSİ’nin ödeyeceği kira bedelini haczettirebilir. Ama diyelim ki DSİ kendisi bir şahsa devlet arazisini kiralamış olsaydı, DSİ’nin kira alacağı haczedilemeyecekti.

Kamu hizmeti

Kamu hizmetlerinin yürütülmesi için devletin bu mallara ihtiyacı vardır. Buradaki devlet, İhsan Amca, sadece genel ve özel bütçeli idareyi kapsar.

Kafan karışacak ama ne yapayım İhsan Amca, elimden geldiği kadar basit anlatmaya çalışayım: Haciz yasağı bakımından Yargıtay diyor ki, “devlet malları” kavramına, devlet tüzel kişiliği içinde yer alan genel ve katma bütçeli dairelerin ellerinde bulunan ve idare ve muhasebesi (mülga) Muhasebei Umumiye Kanunu’na göre tutulan bütün mallar girer.

Haczedilemez

Sahiden de sevgili İhsan Amca, bunu söylediğim için akraban kusuruma bakmasın, devlet mallarına karşı haciz yoluyla takip yapılmasını önleyen kural, devletin kamu malları ile özel hukuka tabi olan özel malları arasında bir ayırım yapmamıştır. Dolayısıyla, devlete ait olan hiçbir mal haczedilemez.

Bunun mantığını da üç önermeyle şöyle açıklayım İhsan Amca: 1- Devletin borçlarını rızasıyla ödeyeceği kabul edilir. 2- Alacaklının şahsi menfaati için devlet mallarını haczi kabul edilirse, kişisel menfaatin kamu menfaatine tercih edilmesi anlamına geleceğinden, bu caiz görülemez. 3- Devlet kendi gücünü kendisine karşı kullanamaz. Öyle ya, kendi İcra Müdürlüğü ile kendisine karşı zorla haciz yapamaz.

Kamu hizmetlerine özgülenmiş ve halkın doğrudan yararlandığı malların haczedilememesi ilkesi, kamu hizmetlerinin görülebilmesini kolaylaştırarak hukuk devletinin gerçekleşmesine de yardımcı olur. Bu hizmetler, devlet ve kamu tüzel kişileri tarafından veya bunların gözetimleri altında genel ve ortak gereksinimleri karşılamak, kamu yararını sağlamak için yapılan ve topluma sunulan devamlı ve düzenli çalışmalardır. Bunlar da Anayasa Mahkemesi’nin argümanları İhsan Amca.

İşte böyle İhsan Amca, bilmem akraban bu açıklamalardan tatmin oldu mu? Sanmam! Çünkü akraban başkasına kiraya verseydi, kira alacağı için haciz yoluyla takip yapabilecekti. Ama “devlet”e kiraya verdiği için, haciz yoluyla takip yapamıyor.

Ya ödemezse

Kamu ihalelerinden doğan alacaklar da aynı İhsan Amca. Diyelim ki sen bir şirket olarak bir kamu ihalesini kazandın, işini de bir güzel tamamladın. Gel gör ki devletten alacağını alamıyorsun.

Devlete iş yapıp da, alacağını alamadığı için borçlarını ödeyemeyen, borçlarını ödeyemediği için de iflas eden şirketler mi? Vardır İhsan Amca, vardır böyle şirketler! konkordatoyla borçluları koruyan Meclis, bir de devletten alacağını alamadığı için iflas durumuna gelen şirketleri korusa, fena mı olur! Devlet mallarının haczedilmeyeceğine ilişkin kural, devletin borçlarını kendiliğinden ödeyeceği ve bunun hukuk devletinin gereği olduğu esasına dayanır. Ama ya ödemezse!

Münasebetsiz evrak

Evrakın da münasebetsizi mi olurmuş! Demeyin. Hukukta oluyor. Örneğin, verilen mahkeme kararından canı yanmış avukat temyiz dilekçesinde, “Geminin çalıştırılmamasının kusur ve sorumluluğunun müvekkilime yükletilmesi hukuk ve adalet anlayışınızı rencide etmiyor ve bu haksızlık içinize siniyor ise düzeltme istemimizi reddedin, aksi durumda kararınızı düzeltin” diye yazmışsa, bu temyiz dilekçesi Yargıtay’a göre “münasebetsiz evrak” olarak kabul edilmektedir. Temyiz dilekçesindeki “münasebetsizliğin” giderilmesi ve yeniden yazılması gerekir.