Ticaret yapan bilir. Yüksek enflasyonlu yıllarda vadesinde ödenmeyen alacaklar için vade farkı faturaları kesilirdi. Satıcı, müşterisinin vadesinde ödemediği her fatura için aylık yüzde 10 bedeli fatura ile talep eder, buna vade farkı faturası denirdi.

Enflasyonun düşmesi, paradan 6 sıfır atılmasıyla bu faturalar ortadan kayboldu.Ama yavaş yavaş vade farkı faturasına ilişkin sorular gelir oldu. Aman dikkat bu geri dönüş eski sorunları yeniden canlandırabilir.

Vade farkı faturası bir mal veya hizmet alımına ilişkin düzenlenmediği için gerçek anlamda fatura değildir. Vade farkı istenebilmesi alıcı ve satıcı arasında yazılı bir sözleşme bulunması ve vade farkı ödeneceğine dair ticari teamülün bulunması koşullarına bağlıdır.

Bu sebeple, arada yazılı bir sözleşme yoksa, kesilen faturalara ayrıca, fatura bedelinin belli bir sürede ödenmemesi halinde vade farkı ödeneceğine ilişkin bir ibare yazılarak alıcıya tebliğ edilmiş olsa ve alıcı da faturadaki bu ibareye itiraz etmemiş olsa bile, alıcının vade farkını ödemeyi kabul ettiği anlamı çıkmaz.

Bu sebeple, satıcıyla vade farkı ödeyeceğinize dair yazılı bir sözleşme yapmamışsanız ve vade farkı ödemeyi aranızda bir uygulama haline getirmemişseniz, aldığınız faturaya vade farkı ödenir yazsa bile, bu şart geçerli değildir.

Alıcı iseniz iyi. Ama satıcı iseniz kötü... Tedbirinizi ona göre almalısınız.

Dikkat! Havale yaparken nedenini mutlaka yazın

Ödemelerimiz artık rahatça bankalar aracılığıyla yapıyoruz. Artık alacaklıya bizzat gitmemize gerek yok.

Havale makbuzları ödeme aracıdır. EFT de aynıdır. Ödemenin ne için yapıldığını ödemeyi yapan ispat etmek zorundadır. Eğer banka havalesine ödemenin ne için yapıldığını yazmazsak ve karşı taraf da bunu kabul etmezse, işimiz zor.

Ahmet Amca, bir müteahhitle anlaşıp projeden bir konut almaya karar verir. Müteahhitle adi bir satış vaadi sözleşmesi yapar. Ahmet Amca sözleşme gereğince 5 kere banka havalesi yapar. Toplam 85 bin TL öder. Müteahhit evi inşa eder ama satışı Ahmet Amca’ya yapmaz.

Ahmet Amca avukatından öğrenir ki noterde yapılmayan adi satış vaadi sözleşmesi hukuken geçerli değildir.

Ahmet Amca’nın çıkardığı birinci ders, hukuki sorun çıkmadan avukata danışmak daha doğru bir davranıştır.

Mahkemede ortaya çıkar ki Ahmet Amca banka havalelerine ödeme nedenini yazmamıştır.

Bu durumda banka havalelerinin ne için yapıldığını ödeyen ispat etmek zorundadır.

Ahmet Amca’nın şansı, müteahhit, banka havaleleriyle ilgili duruşmaya gelip beyanda bulunmadığı için, Ahmet Amca’nın banka havalelerini, aralarındaki adi satış vaadi sözleşmesi gereği yaptığını onadığı varsayılır.

“İnsanoğlu çiğ süt emmiş” deyimini bize hatırlatacak şekilde, ya müteahhit inkâr etseydi, nedeni yazılmadan yapılan banka havalelerinin satış vaadi kapsamında yapıldığını kabul etmeseydi!

Siz siz olun, banka havalelerine, EFT’lere mutlaka ödeme nedenini yazınız!

Etiketlerkonut