Prof. Dr. Erol Ulusoy

Prof. Dr. Erol Ulusoy

erolulusoy@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Altın binlerce yıldır takı ve süs aracı... Sadece Anadolu medeniyetlerinde değil, Mayalar, Aztekler, İnkalar, Mısırlılar, Hintliler, Çinliler, kısaca dünyanın tüm medeniyetlerinde en yaygın takı ve süs aracı olarak kullanılmış ve kullanılmakta.

Altın ilk defa MÖ 550 yıllarında Lidyalılar tarafından bir ödeme aracı olarak kullanılmaya başlanmış, daha sonra gümüş ve nihayetinde kâğıt paranın ödeme aracı olarak yaygınlaşması sonucu, bu özelliğini yitirmiştir.

Bugün ise takı ve yatırım aracına dönüşmüştür. Endüstride, ilaç sanayiinde, hatta beş yıldızlı otellerin yılbaşı menülerinden tanıdığımız gibi, yemeklerde de kullanıldığına rastlanmaktadır. Geçenlerde bir İtalyan teşebbüsün 30 bin euro’dan başlayan fiyatlarla altın işlemeli ayakkabı imal edip pazarladığını da gördük.

Haberin Devamı

Neden orada tutuluyor?

Altını takı ve mücevher olarak kullananlar dahi, sıkıştıklarında bunu bozdurup bir nebze sıkıntılarını aşabileceklerini bilir. Bir nebze diyorum, çünkü süs eşyası takıların alış ve satış fiyatları arasında “işçilik ücreti” altının ne oranda “fantezi” olup olmadığına göre yarı yarıya fark edebilir.

Bu durum altının ince işçilik gerektirmesi ve işlenirken vereceği fireden kaynaklanır. Bozdururken artık yeniden altın rafinerisine girip işlenecek ve arıtılacak “hurda altın” fiyatına bozdurabilirsiniz.

Türkiye’de altın taşınmazla birlikte en yaygın yatırım aracı olarak kullanılır. Hatta bir emtia olmamasına rağmen dövizi de yatırım amaçlı kullananlar vardır. Altın ve dövizin yatırım amaçlı kullanımı daha yaygındır, çünkü herkes taşınmaza yatırım yapamaz ama 250 TL’si olan herkes bir çeyrek altın alarak altına yatırım yapabilir, parası yettiği kadar döviz satın alabilir.

Yatırım amaçlı altın alanlar, alım satım fiyatı arasındaki fark daha az olduğundan, daha çok bilezik, ziynet altın denilen çeyrek, ellilik, yarımlık, gremise ve Cumhuriyet altını ya da gram altını alırlar.

Vatandaşımız aldığı altınları evinde, işyerinde kendi kontrolünde en güvenli olduğunu düşündüğü yerde saklar. Bu altınlara “yastık altı altın” denir ama, ben şimdiye kadar kimsenin gerçekten yastığının altında altın sakladığını görmedim. “Yastık altı altın” denmesinin sebebi uyurken bile en güveli yerin, her an elini uzattığında kontrol edebileceği uzanabileceği yerin başının altı, “yastığının altı” olmasıdır.

Haberin Devamı

Kuyumcu aileden gelen bir hukukçu gözüyle...

Altın sertifikasının nasıl vergilendirileceği de çok önemli. Düğünlerde takılan altınları yastık altı altın olarak bildirmek mümkün iken altın sertifikasına bağlı altınla bu durum nasıl bağdaştırılacak? Altının serveti anonimleştirme fonksiyonu karşısında, yatırımcı nasıl ikna edilecek? Altının tüm dünyada geçerli bir “ödeme” aracı olması, dünyanın her yerinde sorunsuz paraya çevrilme kolaylığı, altın sertifikası ile nasıl aşılacak? Altın tahvili karşılığı fiziki altın nerede saklanacak? Altın tahvilini verip fiziken altın almak isteyenler diledikleri banka şubesinde bunu yapabilecekler mi?

Yapabileceklerse altının nakil masrafı olacak mı? Altın tahvili hamiline mi nama mı yoksa emre mi yazılı olacak? Kıymetli evrak niteliğinde sermaye piyasası aracı mı olacak? Tahvillerin nominal değeri olacak mı yoksa 24 ayar üzerinden gram olarak mı ifade edilecek? Uluslararası tedavül de amaçlanıyorsa, ağırlık birimi olarak gram mı yoksa ons mu kullanılacak? Çapraz kur farkı ödenmeden döviz olarak bozdurulabilecek mi? Tahvillerin kaybı, çalınması, yıpranmaları gibi durumlarda nasıl bir güvenlik ve teminat sistemi getirilecek? Mevduata sağlanan sigorta gibi sigortası olacak mı?

Haberin Devamı

Kuyumcu bir aileden gelen bir ekonomi hukukçusu olarak kafamda “deli sorular”! Çabamız, kimse mağdur olmadan “maksat hasıl olsun”, yastık altı altın, yatırımcısını da ikna edecek şekilde “altın tahvili”ne dönüşsün! Ekonomi ve ülkemiz kazansın!

Basın İlan Kurumu herkes için örnek

Geçen pazartesi günkü yazımda elektronik çağın gereği olarak Basın İlan Kurumu’nun da tebligat ve ilanlarını elektronik ortamda yapmasının yararlı olacağını yazmıştım.

Basın İlan Kurumu’ndan gelen bilgi notunda ilgili mevzuat hükümleri de belirtilerek, “Resmi ilan olarak tanımlanan gazetelerde yayınlanan tüm tebligat ilanları, 2012 yılından beri Basın İlan Kurumu tarafından elektronik ortamda www.ilan.gov.tr adresi üzerinden ücretsiz olarak yayınlanmaktadır” deniliyor. Sadece tabi oldukları mevzuat bakımından değil, çalışma şartları ve sistemi bakımından da çağı yakalayan bir kurum olduğu belli olan Basın İlan Kurumu’nun liyakatli yönetici ve çalışanları herkese örnek olmalılar.

Ben bazen boş zamanlarımda www.ilan.gov.tr adresine girip çeşitli ilanlara bakıyorum.

Bunun aslında eğlenceli ve merak uyandırıcı olduğunu itiraf etmeliyim, tavsiye ederim. İlginç ilanlar okuyacaksınız. Belki aradığınızı orada bulabilirsiniz...

Mevduatın dörtte biri kadar altın...

Merkez Bankası’nın 31 Mart 2017 verilerine göre toplam mevduat 1 trilyon 485 milyar TL civarında. Yastık altı altının ise 100 milyar dolar değerinde yaklaşık 2 bin 200 ton olduğu tahmin edilmekte, yani toplam mevduatın nerdeyse dörtte biri.

Yastık altı altının ekonomiye kazandırılması için bir çok deneme yapılmış ancak hiçbiri amacına ulaşamamıştır. Son 5 yılda yoğunlaşan bankaların altın toplama amacıyla düzenledikleri “altın günleri” yastık altı altını yeteri kadar sisteme dahil edemedi.

Öncelikle takı ve süs eşyası altının yastık altından çıkarılıp sisteme dahil edilmesi en zor olanı. Kim eşinden, sevgilisinden, anne babasından bir hatıra, kutlama olarak aldığı altın takıyı “hurda altın” olarak ekonomik sisteme dahil etmek ister ki? Gerçekçi olmak lazım. Yapılması gereken daha çok yatırım amaçlı kullanılan Cumhuriyet altını, çeyrek altın gibi ziynet altınlar ile gram altın sahiplerini ikna edici bir sistem ve enstrüman sunulmasıdır.

Başbakan Yardımcısı Sayın Mehmet Şimşek, Hazine’nin bir çalışma yaptığını, yastık altı altını sisteme dahil etmek, nihayetinde reel sektöre kaynak olarak sunmak amacıyla altın tahvili ve altına dayalı kira sertifikası çıkarılacağını söyledi.

Hazine’nin nasıl bir düzenleme yapacağını henüz bilmiyoruz. Ancak altın tahvili ve altına dayalı kira sertifikasının amaca hizmet edebilmesi, sonuç verebilmesi için altın sektörünün en önemli aktörleri olan kuyumcuların, altın rafinerisi şirketlerinin, büyük toptan ve perakende altın şirketlerinin, Borsa İstanbul Altın Borsası’nın, ihracatçıların, Sermaye Piyasası Kurulu’nun dahil edilmesi yararlı olur diye düşünüyorum.

İlk söz son söz olsun

Evrensel bir meslek “altın bilezik” gibidir, dünyanın her yerinde “değerli”dir!