UZAYDAKİ SANAT

Sanat dünyasının süperstarları olarak gösterilen Damien Hirst, Jeff Koons gibi isimlerden biri SpaceX uzay yolculuğu projesine rahatlıkla katılabilir. Belli mi olur belki orada bir eser üretmeleri bile mümkündür

Yirminci yüzyılın ilk yarısında sanatçıların, özellikle ressamların hayatında köklü değişikliklere neden olan teknolojik değişiklikler meydana geldi. Esasında bu değişiklikler hepimiz için geçerliydi.

Sinemanın icadı ve yaygınlaşması herkesi etkiledi ama ressamların eserlerine bu değişiklik doğrudan yansıdığı için daha görünür oldu. Havacılığın sivilleşmesi de benzer gelişmelerden bir tanesi. Fahrelnissa Zeid “İç Dünyaların Ressamı” adıyla yayımlanan biyografide okuduğumuz kadarıyla uçakla yaptığı seyahatin etkilerini şu sözlerle aktarıyor:

“Biçimlerle çok geleneksel bir şekilde çalışan bir kişiydim. Ama uçak seyahati beni değiştirdi. Ufku önünde görüyor... ve uçağa giriyorsun... Ne büyük bir şok! Dünya baş aşağı dönüyor. Bütün bir şehir avuç içine sığacak hale geliyor, dünyaya kuşbakış bakıyorsun. Bunu aklımda tutmak istedim, ilkinde afalladım. Amerika’ya gittiğimde... Gökyüzünü tepeden izledim; arabalar, evler, anıtlar küçük noktalar halindeydi. Beyniniz bunu hemen kabullenmiyor [...] öyle güçlü bir görüntü! [...]”

Peki Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi Başkanlığı (NASA) uzaya bir ressam gönderirse bu sanatçının ortaya koyacağı eserler nasıl olacaktır?

Bunda ne var ki dünyanın uzaydan çekilmiş fotoğraflarını zaten herkes görüyor diye düşünmeyin. Astronotların uzayda yerçekimi yokluğundan dolayı normal bir insanın görebileceğinden çok daha uzağı görebildiklerinin biliyoruz. Ayrıca arada su da olmadığı için uzaydan çıplak gözle bakıldığında dünya fotoğraflardan daha farklı görünecektir.

Netflix’te de izlenebilen Darren Aronofsky’nin yönettiği “Sıradışı Bir Kaya” isimli belgesel serisini yaşadığımız dünyaya dair birazcık dahi merakı olan herkese tavsiye ederim, astronotların anlattıklarının, şahitliklerinin de ne kadar farklı olduğunu görünce ne demek istediğimi daha iyi anlayacağınızı düşünüyorum. Hemen herkesin görülecekler listesinde yer alan kuzey ışıklarıyla alakalı bir örnekle açıklayayım. Astronotların anlattıklarına göre uzayda aurora dünyadan görüldüğünden çok daha farklı görünüyor. Astronot Leland Melvin şu sözlerle aktarıyor: “Yeşil parıltılar gördüm. Neredeyse dans eden biri gibiydi. Biz üzerinden geçerken hareket eden şekillerden oluşuyordu.” Bir diğer astronot Chris Hadfield “Yeşiller, kırmızılar ve bütün belli belirsiz renkler devasa bir perde hayaleti gibi” sözleriyle tarif ediyor. NASA’nın böyle bir girişimde bulunacağını sanmıyorum. Ama sanat dünyasının süperstarları olarak gösterilen Damien Hirst, Jeff Koons gibi isimlerden biri girişimci Elon Musk’ın SpaceX olarak bilinen uzay yolculuğu projesine rahatlıkla katılabilir. Belli mi olur belki orada bir eser üretmeleri bile mümkündür.