Geçen haftaki bir yazımızda, Kuzey Irak’ta ve İspanya’nın Katalonya bölgesinde, bağımsızlık referandumunun yarattığı sonuçlar arasındaki benzerliklere değinmiştik. İki olayda da bazı benzerlikler devam etmekle beraber, son iki üç gün içinde
meydana gelen gelişmeler birtakım önemli farkları da ortaya çıkardı.

Belki de bugün için en önemli benzerlik, iki olayda da krizin daha da büyüme ve iç sürtüşmelere yol açma tehlikesidir.

Kuşkusuz asıl benzerlik daha baştan bağımsızlık referandumunun düzenlenmesiyle yapılan hataydı. Bu karar merkezi hükümetle anlaşmadan ve dış destek sağlanmadan hayata geçirilmek istendi. Sonuç bu şartlarda referandumdan “evet” çıksa dahi, bunun bağımsızlığı garantilemediğini açıkça gösterdi...

Tepkiler aynı

Bağdat’ın ve Madrid’in yasa dışı saydıkları bu referandumlardan sonra, devletten kopmak isteyenlere karşı sert bir şekilde hareket etmelerine şaşmamak gerek. Irak hükümeti, içeride Şii milislerin aktif yardımıyla, dışta da özellikle Türkiye ve İran’ın desteğiyle, Kerkük başta olmak üzere tartışılan bölgeleri Kürt yönetiminin elinden aldığı gibi, Erbil’e karşı ağır yaptırımlar uyguladı.

Aynı şekilde İspanya hükümeti Katalonya’yı kendi direkt yönetimi altına almaya karar verdi.

Bu noktada artık Katalonya ile Irak Kürdistan’ındaki gelişmelerin gidişatında farklılıklar kendilerini
belli ediyor.

Katalonya’da özerk hükümet, parlamentodan çıkarttığı bir kararla, resmen bağımsızlık ilan etti. Kuzey Irak’ta Kürt yönetimi ise referandumdan çıkan bağımsızlık sonucunu dondurmakla yetindi.

Duruşlar farklı

Katalonya’da bağımsızlık lideri, Madrid’in özerk bölgeyi kendi yönetimi altına alma kararına karşı direneceğini ilan etti. İspanya Başbakanı ise Katalonya hükümetini ve meclisini feshettiğini, Katalonya yöneticilerinin de tutuklanacağını açıkladı...

Kuzey Irak’ta Mesud Barzani pes ederek görevini bırakmaya karar verdi. Yani Irak Kürdistan’ında Katalonya’da olduğu gibi liderin ve yönetimin merkezi hükümete karşı bir direnişi söz konusu olmadı.

İki olayda da bu farklılıklara rağmen, gene bazı benzerlikler var. İki toplum da bağımsızlık konusunda şimdi bölünmüş durumda. Referandum sonuçları bizzat halkın geniş bir kesimi ve muhalif siyasi partiler tarafından pek destek görmüyor.

Gelinen noktada ortaya çıkan diğer önemli bir benzerlik Katalonların da Irak Kürtlerinin de bağımsızlık derken, sahip oldukları geniş özerkliği kaybetmek üzere olmalarıdır. Katalonya şimdilik de olsa Madrid’in yönetimi ve kontrolü altına giriyor. Yani özerkliği elden gidiyor... Kuzey Irak’ta tartışmalı bölgeler tamamen Irak’ın elinde, Erbil de Bağdat’ın ağır baskısı altında.

Ancak her iki olayda da krizin bölgesel özerkliğin yok edilmesi ve katı bir merkezi sistemin uygulanmasıyla sona erdirilmesi mümkün değil. Yeni bir özerklik statüsü üzerinde mutabakat sağlanmadan bu kriz bitmez...