Bonn'un yeni PKK politikası

Bonn'un yeni PKK politikası

Sami KOHEN

ALMANYA'nın PKK'ya karşı tavrı değişiyor mu?
Başsavcı Kay Nehm'in yaptığı açıklamaya bakılırsa, evet, değişiyor.
Ne diyor Nehm? PKK artık bir terör örgütü olarak değil, bir suç örgütü olarak kabul edilecek.
İçişleri Bakanı Manfred Kanther'e ve Dışişleri Bakanı Klaus Kinkel'e bakılırsa, Bonn'un PKK'ya karşı tutumu değişmiyor.
Onlar ne diyor? PKK yasadışı bir terör örgütüdür ve Almanya'da hakkında uygulanan yasak devam edecektir.
Bu çelişkili beyanlar, kuşkusuz kafaları karıştırıyor. O kadar ki, ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü dahi, "bu konuda Bonn'dan bilgi isteyeceklerini" söylüyor.
Başsavcı, elindeki hukuki bulgulara göre PKK'nın artık terörist değil, kriminal bir örgüt sayılacağını beyan ediyor. Yani konuyu hukuki bir temele oturtmaya çalışıyor. Kanther ve Kinkel gibi siyasiler ise, değerlendirmeyi politik platform üzerinde yapıyor.
Peki, sonuçta, Almanya'nın PKK'ya karşı tavrı değişiyor mu, değişmiyor mu?
Hukuki alanda değişiyor... Siyasi alanda değişmiyor!..
* * *
PRATİKTE bunun anlamı şudur:
Bonn resmi açıklamalarında PKK'yı terörist olarak gördüğünü söyleye dursun, yakalanan eylemciler mahkemede adi suçlu sayılacak ve sorumluluklarını hafif cezalarla atlatacak.
Nitekim yeni sonuçlanan iki davada da, saldırganların bu kıstasa göre yargılanıp hafif cezalara çarptırıldıkları görülüyor.
Bundan sonra, Bonn'un esas politikasını hukuki tavır mı, yoksa siyasi tutum mu belirleyecek?
Essen'deki "Türkiye Araştırmalar Merkezi" Direktörü Prof. Faruk Şen'den aldığımız yanıt şöyle:
"Bunda bir danışıklı dövüş vardır ve sonuçta, önümüzdeki aylarda, elbet hukuki argüman ağır basacaktır... Başsavcı, kararını Anayasa'yı Koruma Örgütü'nün tespitlerine dayanarak vermiş. Bu kurum Kanther'in başında bulunduğu İçişleri Bakanlığı'na bağlı bir istihbarat birimidir. İki devlet kurumunun PKK'ya bakış açısı nasıl farklı olabilir?"
Prof. Şen'in belirttiği gibi, Başsavcının açıkladığı yeni tavır, PKK'ya verilen bir prim. Neye karşılık? 1996'da Apo'nun talimatı üzerine Almanya'daki saldırılarına son vermesine karşılık. Nitekim, o tarihten sonra, Almanya ile PKK arasında el altından bazı temasların yapıldığı, Almanların giderek "Kürt davası"na ilgi ve sempati beslemeye başladığı görülüyor. Nitekim, bazı Alman politikacıları ve aydınları, Türkiye'nin Kürtlerle diyaloğa girmesini sağlamak için girişimlerde bulunuyor. Halen de, Almanya'da böyle bir "misyon"a soyunanlar ve ülkede değişik isimler altında faaliyette bulunan Kürt grupları ile sıkı işbirliği yapanlar var...
Başsavcı Nehm'in PKK'yı terörist örgütler listesinden silmesi işte el altından sürdürülen temas ve pazarlıkların bir sonucudur.
Almanlar için önemli olan, kendilerinin hedef olmamasıdır. PKK'ya verdikleri yeni "statü" - veya ödül - "bize dokunmasınlar da, başka yerde ne yaparlarsa yapsınlar" zihniyetini yansıtıyor. Örgütün Türkiye'de kanlı eylemlerini sürdürmesi, artık onların derdi değil...
Buyrun size terörizme karşı "uluslararası dayanışma"nın bir örneği!..
* * *
BU olaydan çıkaracağımız önemli bazı sonuçlar var:
- Almanya'nın PKK'ya karşı yeni davranışı, Ankara - Bonn ilişkilerini (özellikle AB'deki davranışlarından sonra) daha soğutacaktır. Almanlar "Kürt davası"nı dillerine doladıkça, genginlik artacaktır.
* Almanya'nın aldığı "hukuki tavır"ın diğer Avrupa ülkelerince de benimsenmesi tehlikesi vardır. Bazısı bunu emsal kabul edecektir.
* PKK'nın giderek stratejisini değiştirdiği ve faaliyetini terör kampanyasından siyasi platforma kaydırmaya başladığı gözleniyor. Kürt militanlar şimdi faaliyetlerini, değişik yöntemlerle Avrupa'da ve dünyanın çeşitli yerlerinde yoğunlaştırıyorlar. Son göç olayında görüldüğü gibi, propaganda yolu ile dünya kamuoyunun desteğini kazanmaya çalışıyorlar. PKK böylece tedhişçi değil, "ulusal haklar" için mücadele eden (FKÖ gibi) siyasi bir hareket olarak tanınmayı umuyor..
Ankara'nın, bundan böyle politikasını bu yeni gelişmelere - ve gerçeklere - göre ayarlaması gerekiyor...



Yazara EmailS.Kohen@milliyet.com.tr