Cenevre ile iş bitmiyor

Cenevre’den iyi haberler geldi, ama Donetsk’ten gelen haberler kötü.
Ukrayna krizini çözmek ve ilk aşamada ülkenin doğusundaki bölgelerde çatışmaları durdurmak için Cenevre’de önceki akşam varılan uluslararası anlaşmaya, ayrılıkçıların ele geçirdikleri Donetsk kentinden dün verdikleri yanıt, umut kırıcı. “Donetsk Halk Cumhuriyeti” adı altında bağımsızlıklarını ilan eden isyancılar “illegal” diye nitelendirdikleri Kiev’deki hükümet istifa etmediği sürece, kendilerinin silahları bırakmayacaklarını ve bölgedeki işgal operasyonlarını sürdüreceklerini açıkladılar...
Oysa ABD, Rusya, AB ve Ukrayna dışişleri bakanlarının Cenevre’de 7 saatlik maraton müzakerelerden sonra vardıkları anlaşma, Doğu bölgesinde günlerden beri süren ve Rusya ile Batı’yı da karşı karşıya getiren gerginliği giderecek bir dizi tedbir öngörüyor.
Aslında önemli olan, Cenevre zirvesi ile uluslararası camianın Ukrayna krizini diplomasi yolu ile halletmek istediğini ortaya koymuş olmasıdır. Rusya’nın şimdiye kadar meşruiyetini tanımadığı Ukrayna Hükümeti ile müzakere masasına oturmaya razı olması da ayrıca önem taşıyor.

Prensipler iyi ama...
Müzakerelerde alınan kararlara gelince, ilk adım olarak “illegal” silahlı gruplar (yani Rus kökenli ayrılıkçılar) işgal ettikleri kamu binalarından çekilecek ve silahlarını bırakacak. Buna karşılık Hükümet onları affedecek.
Hemen başlaması istenen bu süreci de -dört ilgili tarafın katkılarıyla- Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) izleyecek ve alınan kararların harfiyen yerine getirilmesini sağlayacak...
Cenevre’deki görüşmelerde daha sonraki aşamada siyasi çözüme ilişkin adımlar da ele alındı. Ukrayna yönetimi Anayasal reformlarla, Doğu bölgesine özerklik vermeyi kabul etti. Böylece eski merkeziyetçi sisteme son verilecek, Doğu bölgesinde kendi halkının seçtiği bir yönetim kurulacak, Rusça resmi dil olarak kabul edilecek...
Cenevre’de bütün bu konularda mutabakata varılması iyi ama, önemli olan bunların uygulamaya konmasıdır. İşte bu noktada dün Donetsk’den ve ayrılıkçı güçlerin kontrolündeki diğer bölgelerden gelen haberler, umutları kırdı.
Cenevre mutabakatının hayata geçirilmesinde en büyük sorumluluk, ortak deklarasyonda “illegal silahlı gruplar” diye nitelendirilen Rusya yanlısı isyancılarda ve onların arkasında yer alan Rusya’da.

Rusya’ya bağlı
Ayrılıkçılar şimdilik geri adım atmak niyetinde görünmüyorlar. Velev ki, Rusya onlara gereken “mesajları” versin.
Rusya bunu yapmaya hazır mı? Tabii kimse Putin’in bu ayrılıkçılara söz geçiremeyeceğini söyleyemez. Kırım’da olduğu gibi Doğu Ukrayna’daki ayaklanmada Moskova’nın perde arkasındaki rolünü herkes biliyor...
Eğer Putin’in Doğu Ukrayna’yı Kırım gibi Kiev’den koparmak niyeti yoksa Cenevre’de imzaladığı anlaşmayı, destek verdiği ayrılıkçılara kabul ettirmek durumundadır.
Ancak buna karşılık ABD ve AB de, Kiev’deki yönetimin tüm kesimleri temsil eden yeni bir hükümet, yeni, kapsayıcı bir anayasa ve bölgesel özerklik için verdiği sözü hayata geçirmesini sağlamalıdır.
Bakalım “Cenevre ruhu” Ukrayna krizinde ne kadar işe yarayacak...