Çocukların dramı...

AB'nin mutat siyasi sorunlarını bir an için bir yana bırakarak ilk kez bir futbol maçı düzenlemesi, önemli bir "hayır işi" ile ilgili. Amaç, Romanya'daki sokak çocuklarına yardım sağlamak. Nitekim bu maçtan elde edilen 100 bin euro, Romanya'nın "çocuklar dramı"nı çözümlemesi için harcanacak.Kuşkusuz TV ekranlarından Viyana'daki maçı izleyenlerin dikkatleri, daha çok karşılaşmaya katılan liderlerin "sportif" yetenekleri ve performansı üzerinde toplandı. Maçta hüküm süren dostluk ve beraberlik havası da kuşkusuz herkesi etkiledi.Bu etkinliğin düzenlenmesine asıl neden olan olay -yani Romanya'daki kimsesiz çocukların durumu- o anda pek hatıra gelmemiş olabilir. Sahi, "AB maçı" vesilesiyle gündeme getirilmek istenen bu sorun nedir? AB üyesi ve aday ülkelerin liderlerini, alışılagelen ciddiyetten farklı bir ortam içinde, Viyana'daki bir kapalı salonda futbol oynarken izlemek gerçekten keyif vericiydi... Avrupa Birliği'nin bu spor gösterisinde Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan'ın 2, Teknik Direktör Fatih Terim'in de 3 gol atarak "beyazlar"ın takımını galibiyete taşıması da ayrıca bizler için oldukça sevindiriciydi... Romanya'daki çocukların dramıyla ilgili görüntüler zaman zaman dünya medyasına yansıyor. Uluslararası sivil toplum kuruluşları Romanya'nın çeşitli bölgelerinde çocuk bakımevlerinin feci şartları veya aralarında özürlülerin de bulunduğu kimsesiz çocukların acıklı haliyle ilgili raporlar yayımlıyorlar.Romanya'daki bu durum, Çavuşesku rejiminin bıraktığı kötü miraslardan biridir. Komünist diktatörün 1989'da devrildiği zamana kadar, kimse ülkede ciddi bir kimsesiz çocuklar sorununun bulunduğunun farkında değildi. Romanya özgürlüğe kavuşunca ve dünyaya açılınca, acı gerçekler ortaya çıktı...Nikolay Çavuşesku Romanya'nın nüfusunun hızla artmasını istiyordu. Hatta her ailenin 5 çocuk sahibi olmasını tavsiye ediyordu! Romanya o dönemde doğum kontrolünü ve kürtajı da yasakladı. Sonuçta pek çok fakir aile doğan çocuklara bakamaz hale düştü. Pek çok çocuk anne babaları tarafından terk edildi. Bunları devlet devraldı, ama gereken ihtimamı gösteremedi. On binlerce çocuk bakımevlerinde ve yetimhanelerde insanlık dışı koşullar içinde yaşamak zorunda kaldı.Bir rapora göre 1990'ların başında bu çocukların sayısı 170 bini buluyordu. Halen çeşitli bakımevlerinde veya kurumlarda 30 bin çocuğun bulunduğu, ayrıca sokak çocuklarının sayısının da beş bine ulaştığı belirtiliyor. Feci şartlar Romanya hükümeti şimdi bu sorunla ciddi olarak ilgileniyor ve bir dizi önlem alıyor. Durumu yerinde inceleyen Avrupalı raportörler de örneğin yetimhane ve bakımevlerindeki şartların eskisine oranla düzeldiğini, uygulanan "reform yasaları" sayesinde başıboş kalan çocuk sayısının azaldığını belirtiyorlar.Yasalardan biri, kimsesiz çocukların yabancılar tarafından evlatlık edinilmesinin yasaklanmasıyla ilgili. Bu yasak konmadan önce binlerce çocuk, çocuk kaçıran ve satan şebekelerin eline düşüyordu. Şimdi bu faaliyet durdu. Resmi makamlar, ülke içinde evlatlık edinme işlemlerini daha sıkı kontrol ediyor...İşte AB'nin duyarlılık gösterdiği sorun bu. Ancak Birlik, 2007'de üye olması beklenen Romanya'yı bu meseleyi bir an önce halletmesi için de ağır baskı altında tutuyor. Bazı Romenler buna "siyasi müdahale" olarak bakıyor ve AB'ye kızıyor. Ancak Bükreş basınına bakılırsa, Romenler AB maçı sayesinde yardım toplanmış olmasından memnunlar... skohen@milliyet.com.tr Düzelme var