Sami Kohen

Sami Kohen

skohen@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

Kıbrıs’ta bir yılı aşkın bir aradan sonra, Türk ve Rum liderlerin yeniden müzakere masasına oturmalarını sağlayacak bir ön mutabakatın son pazarlıkları noktalanmak üzere...
Bu “iyi haber”i dün İstanbul’da Kültür Üniversitesi’ne bağlı “Küresel Siyasal Eğilimler (GPoT) Merkezi”nde konuşan KKTC Dışişleri Bakanı Özdil Nami‘den aldık.
Genç Bakan’ın deyişiyle müzakereler için bir yol haritası çizecek olan “ortak açıklama belgesi” üzerindeki çalışmalar son noktasında. Belgenin önümüzdeki birkaç gün içinde imzalanıp açıklanması bekleniyor.
BM’nin aktif katılımıyla üzerinde çalışılan bu “ortak açıklama” üzerindeki tartışmalar, bir hayli çetin geçti ve epey zaman da aldı. Aslında bu, “müzakereler için yapılan müzakereler”dir. Esas müzakere süreci, bu belgenin ortaya çıkmasından sonra yeni yılın ilk haftalarında başlayacak.
Bu sürecin şimdiden belirlenmiş bir zaman limiti yok. Ama Türk tarafı bunun önümüzdeki ilkbahara kadar tamamlanıp ve anlaşmanın referanduma sunulmasını istiyor. BM’nin de beklentisi bu yönde...

Dengeli ifadeler
Aslında “ortak açıklama”, esas müzakerelerde tartışılacak temel prensip ve parametrelerin bir özetini içerecek. Bu kısa belge üzerindeki görüşmelerin bu kadar uzun ve çetin geçmesinin sebebi de, açıklamadaki hassas konular üzerindeki kelimeler seçilirken, meselenin özüne inmek zorunluluğunun ortaya çıkmasıdır.
Bu belgede tek egemenlik, tek kimlik, tek vatandaşlık gibi kavramlar yer alıyor. Türk tarafı kendi temel görüşlerine uygun kavramların da bu bölümde yer almasında ısrar etti. Belgeyi daha dengeli hale getiren bu ifadelerin yer alacağı anlaşılıyor.
Aynı şey, iki kesimli, iki toplumlu federal sistem çerçevesinde merkezi hükümetle ortaklık esasına dayalı iki kurucu tarafın yetkileri gibi diğer hassas konular için de söz konusu.
Dışişleri Bakanı Nami’nin deyişiyle “ortak açıklamadaki ifadeler Türk vizyonuna uygun olacak”. Ama aynı zamanda bu belge iki tarafın da savunduğu temel ilkeleri de kapsayacak...

Gerçekten “son” mu?
Aslında diplomasinin amacı -ve hüneri- budur. Sonuçta ortaya öyle bir metin çıkmalı ki, iki taraf da kendi istek ve beklentilerini bunun içinde görebilsin...
Ne var ki, bazen diplomatik lisanın muğlaklığı veya kullanılan bazı sözcüklere yüklenen sübjektif anlamlar, çelişkili değerlendirmelere yol açabiliyor. Yıllar boyunca Kıbrıs’la ilgili müzakerelerde bu tür “semantiks” veya “farklı algılamalar”a çok rastlandı. Bu yüzden de çok kez müzakereler kesildi.
Dışişleri Bakanı Nami bu kez böyle olmayacağını ümit ediyor. Onu iyimser olmaya sevk eden nedenlerden biri de, “ortak açıklama belgesi”nde, net ve yapıcı kavramların kullanılmasıdır.
Hasılı bugünlerde imzalanıp yayınlanması beklenen “ortak açıklama belgesi”nin yeni bir müzakere süreci başlatacak olması, önemli bir gelişme.
Her yeni süreç başladığında bunun “son“ olduğu söylenir. Dileriz bu söz de son defa söyleniyor olsun!