Kültürel derinlik...

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, İstanbul Şehir Üniversitesi’nin Çırağan Sarayı’nda düzenlediği bir toplantıda, dış politika vizyonuna “kültürel bir derinlik” veren ilginç bir konuşma yaptı.
Bu konuşma, Bakan’ın izlediği dış siyasetin temel düşüncesine ışık tutması ve son zamanlarda görülen yeni yönelimin nedenlerinin daha iyi anlaşılmasına yardımcı olması açısından, önem taşıyor.
Prof. Davutoğlu’nun akademik bir üslup içinde ifade ettiği esas görüş özetle şöyle: “Artık Avrupa merkezli bir kültür hayatı yok. Çin’in, Hindistan’ın yeniden kendi özgün kültürleriyle yükseldiği, İslam kültürünün büyük bir devrimin içine girdiği, Afrika’nın da kendini yeniden keşfederek bir Afrika bilinci oluşturmaya çalıştığı yeni bir dönem yaşanıyor... Modernleşme dediğimiz süreç, artık çok yönlü seyreden yeni bir süreçtir. Artık modernleşme ile Batılılaşma arasındaki açı gittikçe açılıyor. Artık modernleşmenin içinde Çin de, Hindistan da, Japonya da, Afrika da var. Hepsi modernleşmenin bir parçası. O zaman bizim bu felsefi zemini tekrar inşa etmemiz gerekiyor...”
Davutoğlu’nun çeşitli örneklerle süslediği konuşmasında vermek istediği mesaj şu: Dünya artık tek merkezli değil. Bu sadece diplomaside, siyasette değil, kültürde de öyle, ekonomide de öyle... Günümüzde yeni güç odakları ortaya çıkıyor. Türkiye de coğrafyası, tarihi ve kültürü ile bu yeni merkezlerden biri olmaya aday...

Batı’dan Doğu’ya...
Davutoğlu İstanbul’da “kültürel eksenler” üzerinde konuşurken, Brüksel’de Avrupa Parlamentosu Dış ilişkiler Genel Sekreterliği de, Türk dış ticaretindeki yeni gelişmeleri anlatan bir rapor yayımladı.
Rapora göre, yeni trend, dış ekonomik ilişkilerde de Avrupa’dan başka kıtalara ve ülkelere -daha basit bir deyişle Batı’dan Doğu’ya- kayma yönünde...
Şimdiye kadar Türkiye’nin başlıca ekonomik partnerleri Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya gibi AB üyeleriydi. Dış ticaretin yarısından fazlası Avrupa ile yapılıyordu.
Son zamanlarda Türkiye Rusya’dan Çin’e, Ortadoğu’dan Afrika’ya kadar çeşitli bölgelere açılmaya başladı. Türk özel sektörü dünyanın çeşitli yerlerinde yeni pazarlar keşfetti.
Rapor, objektif verilere dayanarak, Türkiye’nin bir yandan kendi artan potansiyeli, diğer yandan dünyanın çeşitli yerlerinde yükselen yeni ekonomilerin ihtiyaçları sonucunda, Batı dışındaki ülkelere doğru bir kayma görüldüğünü kaydediyor.

Yeni cazibe noktaları
Türkiye’nin eksen kayması tartışmalarında yalnız stratejik ve siyasal değil, aynı zamanda ekonomik ve kültürel boyutları da dikkate almak gerek.
Değişen dünya konjonktüründe, yeni ekonomik güç odakları, yeni kültürel merkezler kendilerini belli etmeye başlıyor.
Bunlar, Türkiye için yeni cazibe noktaları oluşturuyor.
Aynı zamanda, Türkiye sadece stratejik konumu değil, gelişen ekonomisi ve kültürel değerleriyle de kendisini artık bu merkezlerden biri olarak görüyor.
Nitekim Dışişleri Bakanı Davutoğlu bir süredir konuşmalarında dünyada birçok eksenin oluşmakta olduğunu ve Türkiye’nin çok boyutlu veya çok eksenli bir politika izleyecek durumda bulunduğunu söylüyor.
Prof. Davutoğlu’nun akademik bir ortamda son yaptığı konuşma, bu yönelişi besleyen temel fikir ve inancını yüzeye çıkarıyor.