Palin kaybetmedi, ama kazanmadı da...

ABD’de ve dünyada milyonlarca insanın TV ekranlarından izlediği iki Amerikan başkan yardımcısı adayının 90 dakikalık tartışmasının sürprizi, Cumhuriyetçi aday Sarah Palin’in, hiç beklenmeyen performansı oldu.
Bu, Alaska Valisi Bayan Palin’in bu TV karşılaşmasında, Demokrat rakibi Senatör Joseph R. Biden’i yendiği anlamına gelmiyor tabii. Tartışma programından sonra yapılan anketler, Senatör’e daha çok puan veriyor.
Ama Sarah Palin bu karşılaşmada, gerçekten tahminlerin üstünde bir başarı gösterdi. Oysa kendisini destekleyen Cumhuriyetçiler dahi, bir fiyaskodan endişeliydiler. Politikada acemi sayılan Palin, seçim kampanyasındaki demeçlerinde birtakım gaflar yapmış, dış politikadan ve ekonomiden fazla anlamadığı izlenimini vermişti.
Dün (bizim saatle sabaha karşı) düzenlenen TV karşılaşmasında, genç Alaskalı kadın siyasetçi, bu izlenimi silen bir imaj yaratmasını bildi. Belli ki, danışmanlarının yardımıyla, ev ödevine iyi çalıştı, kameranın karşısına kendinden emin, enerjik ve halktan yana bir başkan yardımcısı adayı olarak çıktı.
Sarah Palin’in ABD’nin 36 yıllık kurt politikacısı Senatör Biden karşısında böyle bir duruş sergilemesi, “Başkan adayı John McCain bu acemi, taşralı kadını da nereden buldu?” diye takılanları dahi etkiledi.

Fikirler farklı...
Ancak tartışmaların özüyle ilgili olarak Palin’in bu tartışma sırasında söyledikleri, geçen hafta Senatör McCain’in rakibi Barack Obama ile yaptığı TV karşılaşmasında söylediklerinden farklı değil. O tartışmanın sonunda yapılan anketler ise Obama‘ya daha çok puan vermişti. Sadece konuşma üslubundan veya fiziki görünümünden dolayı değil, fakat vizyonundan ve belli başlı sorunlar karşısındaki görüşlerinden dolayı...
Dolayısıyla, bu kez başkan yardımcısı adayları düzeyinde yapılan Palin-Biden siyasi maçında da sonuçta etkili olan gene çeşitli meselelerle ilgili fikirler oldu.
Bu tartışmada, ağırlık noktası ekonominin durumu oldu. Biden şimdiki krizin sorumluluğunu 8 yıllık Cumhuriyetçi yönetime yükledi. Sarah Palin ise, kabahati daha çok Wall Street’teki sorumsuz ve hırslı spekülatörlere attı...
Temelde iki adayın görüşleri, Cumhuriyetçilerin neoliberal, Demokratların ise daha sosyal eğilimli tutumlarını ortaya koydu.
Dış sorunlarda da aslında bu karşılaşmada söylenenler, iki başkan adayının söylediklerini tekrarlıyor. Irak konusunda Biden, ABD’nin belirli bir takvimle (16 ay içinde) çekilmesinden yana. Palin ise, Irak’ta durumun düzelmekte olduğunu iddia ediyor ve rakibini teslimiyetçi olmakla suçluyor...
Biden, ABD’nin uluslararası sorunlarının diyalog yoluyla çözümü (gerekirse Ahmedinecad ile görüşülmesi gibi) yanlısı. Palin ise buna karşı çıkıyor...

Aynı nesilden de olsalar...
Genelde ABD’deki başkanlık seçimlerinde, başkan yardımcısı adaylarının yaptığı TV tartışması pek ilgi çekmez. Bu kez olağanüstü ilgi gösterilmesinin nedeni, bizzat Sarah Palin’in büyük merak konusu olmasıdır.
Obama-McCain karşılaşmasından sonra “New York Times” iki aday arasında sadece ideoloji değil, nesil farkının da ortaya çıktığını yazmıştı. Obama 47, McCain 72 yaşında... Bu kez, Biden ile Palin arasındaki ideoloji farkı açıkça ortaya çıktı. Ama nesil farkına ne demeli? Biden 65, Palin 44 yaşında. Ama aynı neslin iki temsilcisi sayılan Barack Obama ile Sarah Palin arasında -fikir açısından- dağlar kadar fark var...