Sami Kohen

Sami Kohen

skohen@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Erken seçim kararının alınmasında dış meselelerin başlıca faktör oluşturduğu ifade edildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın deyişiyle Suriye’deki harekât ve bölgedeki kritik gelişmeler bu sorunların başında geliyor.

Türkiye’nin son zamanlarda ciddi dış politika sorunlarıyla karşılaştığı ve kendi geleceğini etkileyecek önemli kararlar almak durumunda kaldığı açık.

İktidarın bu kritik meseleler karşısında rahatça karar alabilmek ve hareket edebilmek için Kasım 2019 seçimlerini öne çekmek zorunluluğunu duyduğu söyleniyor. Aslında bu kararın alınmasında sözü edilen dış faktörü abartmamak ve onu tek neden saymamak lazım. İktidar son zamanlarda bu meselelerde önemli kararlar almasını ve hayata geçirmesini bilmiş, başarılı bir politika izlediğini her fırsatta tekrarlamıştır. Seçimler normal tarihte yapılsaydı iktidarın belirlediği yoldan yürümeye devam etmesini engelleyen bir durum çıkmazdı herhalde...

Haberin Devamı

Ama erken seçim için başka nedenlerin de olduğu açık. En önemli sebeplerden biri, iktidarın bir süreden beri hazırlandığı seçimleri şu sıralarda gerçekleştirmenin daha avantajlı olacağını hissetmiş olmasıdır.

Aslında seçimlerin beklendiğinden de çok daha erken bir tarihe alınması, belirsizliklerin ortadan kalkması açısından isabetli olmuştur. Bunun özellikle ekonomiye etkisi açısından büyük önemi var. Erken seçim kararında herhalde ekonomik faktör ağır basmıştır...

Gerileme Raporu

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun her yıl bu zamanlarda aday ülke olarak Türkiye hakkında yayımladığı “İlerleme Raporu” hararetli tartışmalara yol açar. Raporun amacı, Türkiye’nin üyelik yolunda gereken adımları atıp atmadığını ortaya koymak, eleştiri ve tavsiyelerini bildirmektir.

Bu hafta yayımlanan 2018 Raporu gene tartışma ve gerginliklere sebep oldu. Türk yetkililer raporun bazı tespitlerine ve değerlendirmelerine sert tepki gösterdiler.

Aslında bu raporda olumsuz noktaların ağırlıkta olduğu görülüyor. Bunların çoğu demokrasi, insan hak ve özgürlükleri alanında. Rapor bu konuda ifade özgürlüğünün sınırlanması, baskılar ve tutuklamalar gibi konularda rakamlar ve detaylar içeriyor.

Haberin Devamı

Bu açıdan bir değerlendirme yapan Komisyon yetkilisi Hahn, Türkiye’nin büyük adımlarla AB’den (kriterlerinden) uzaklaşmakta olduğu sonucunu çıkardı.

***

Rapora bu bakımdan bir “Gerileme” belgesi olarak bakmak mümkün. Türkiye’nin AB ile bağlarını pekiştirmek için attığı adımlar ve ayrıca terör ve benzeri tehditler karşısında harcadığı çabalar olumsuzlar listesi arasında adeta kayboluyor. Türk yetkililer bu nedenle raporu objektif olmaktan uzak buldular ve AB yöneticilerini Türkiye’yi anlamamakla suçladılar.

Dolayısıyla, bu yıl da “İlerleme Raporu” ilişkilerde bir “ilerleme” vaat etmiyor... Bu tabloda tek cesaret verici şey, Türk yetkililerinin buna rağmen üyelik perspektifinden “vazgeçmeyeceğiz” demeleri, AB yetkilerinin de diyaloğun devamından yana tavırlarını sürdürmeleridir.