Soğuk Savaş’a dönüş mü?

Bugünkü yazıma, bu hafta vefat eden, çok sevdiğim ve takdir ettiğim meslektaşım Ali Haydar Yurtsever’i anarak başlamak istiyorum. 66 yaşında hayata gözlerini yuman Ali Haydar, benim Milliyet’in Dış Haberler Editörü olduğum dönemde, 1980’lerden itibaren 2001 yılına kadar Viyana’da Doğu Avrupa temsilcimiz olarak çalışmıştı. Kendisini tamamen mesleğine adamış, atak, cesur, dürüst ve fevkalade üretken bir muhabirdi.
Yurtsever’in Doğu Avrupa ülkelerinde komünist rejimlerin çöküşüne dair Milliyet’te yayımlanan yazıları, o dönemde yaşanan tarihi olayları canlı olarak yansıtan belgesel bir değer taşıyor.
Örneğin 27 Haziran 1989’da Ali Haydar, Doğu Avrupa’da bir şeylerin kıpırdadığı hissiyle, Avusturya-Macaristan sınırındaki Şobron kasabasına gitmiş, Macar gençlerinin sınır boyunca uzanan tel örgülerde açtıkları deliklerden Avusturya’ya geçmelerini izlemişti. Bu onun deyişiyle, Demir Perde’nin indirilmesinde ilk adımdı. Macar sınır polisi de aldığı “vur” emrine meydan okumuş, yüzlerce kişinin özgürlüğe koşmalarını seyretmekle yetinmişti.
Ali Haydar’ın daha sonra belirttiği gibi bu olay, 9 Kasım 1989’da Berlin Duvarı’nın yıkılması ve tüm Sovyet blokunda komünizmin çöküşünün öncülüğünü yapmış oluyordu...

25 yıl önce...
Bir sembol haline gelen Berlin Duvarı’nın yıkılışından tam 25 yıl geçti ve bu tarihi olay geçen pazar günü Berlin’deki göz kamaştırıcı törenlerle kutlandı.
Duvarın ortadan kalkması aynı zamanda Soğuk Savaş’ın sonucunu müjdeliyordu. O andan itibaren dünya siyaseti hızla değişecek, Mihail Gorbaçov’un liderliğindeki Sovyetler Birliği dağılacak, komünizm çökecek, yeni bir Rusya ortaya çıkacaktı.
Ancak bu yeni dönemin başlarında daha uyumlu ve rahat bir dünya için beslenen umutlar son zamanlarda kaybolmaya başladı. O kadar ki şimdi bir “Soğuk Savaş’a dönüş” korkusu dahi var.
Bu kaygıyı dile getirenlerden biri de Gorbaçov. Berlin’deki törenler kapsamında bir toplantıda konuşan “Gorbi” açık-seçik olarak “Halen dünya yeni bir Soğuk Savaş’ın eşiğinde” dedi ve Batı ile Rusya arasında karşılıklı bir güvensizlik bulunduğunu belirtti.
Gorbaçov’un yeni bir Soğuk Savaş’a sürüklenmemek için ne yapmak gerektiğine dair sihirli bir formülü yok. Aslında Batılı liderlerin de yok. Şu anda bu duruma nasıl gelindiği hususunda karşılıklı suçlamalar var...
Rusya’ya göre Batı, Soğuk Savaş’ın sona ermesinden sonra karşı blokun zayıflamasından yararlanarak hep kendi nüfuz alanını genişletmek istemiştir. Dolayısıyla Rusların gözünde Soğuk Savaş’a doğru gidilmesinin sorumlusu Batı’dır.
Batı ise Rusya’nın Ukrayna ve Kırım krizlerinde görüldüğü gibi özgür Avrupa ülkelerine kendi iradesini empoze etmek çabasında olduğunu öne sürüyor. Yani Batı’ya göre şimdiki gerginlikten sorumlu olan Rusya’dır...

Ve şimdiki hal
Şu anda tırmanmakta olan bu gerginliğin odak noktası Ukrayna meselesi.
NATO’nun önceki gün Rus tanklarının ve topçu birliklerinin Doğu Ukrayna’ya girdiğine dair yaptığı açıklama, krize yeni, ciddi bir boyut veriyor.
Kısacası, gidişat, Gorbaçov’un “Dünya Soğuk Savaş’ın eşiğinde” şeklindeki ifadesini haklı çıkarıyor.