Yeni NATO stratejisi

NATO daha nerelere kadar uzanacak? Hangi bölgelerde ne gibi misyonlar üstlenecek?
İttifak üyesi 28 ülkenin savunma bakanlarının İstanbul’da yaptığı iki günlük toplantılar son zamanlarda çok sorulan bu soruyu bir kez daha gündeme getirdi.
Aslında bu konferansta ağırlıklı olarak NATO’nun karşılaştığı güncel sorunlar ele alındı. Afganistan bunların başında geliyor. Bu konu, Afganistan’da görev yapan en üst düzeydeki askeri ve sivil yetkililerin de katılımıyla enine boyuna tartışıldı. Bakanlar, bu savaşın sonra erdirilmesi için her iki alanda geliştirilecek yeni stratejiler üzerinde görüş birliği sağlamaya çalıştı.
NATO’nun Kosova’daki askeri-siyasi misyonu ve bunun daha ne kadar ve ne şekilde sürdürüleceği de konferansta ele alınan güncel konulardan bir diğeri. Genel kanı bu başarılı misyonun sürdürülmesi yönünde...
İvedilik taşıyan bir konu da, artan rollerin finansmanı için gereken kaynakların sağlanması. ABD’den sonra şimdi Avrupa’da da kendini hissettiren mali krize rağmen, bakanlar açığı kapatacak bir paket üzerinde anlaştılar.

“Alan dışı” faaliyet
ASLINDA bütün bunlar, yazının başındaki temel soruyla ilintili: NATO, nerelere kadar uzanacak?
NATO yeni misyon anlayışını ve yeni kimliğini bir yıla yakın zamandır belirlemeye çalışıyor. Bu “yeni stratejik konsept” arayışı, İstanbul’daki görüşmelerde de yer aldı.
Bu konudaki esas çalışmaları, bir “akil adamlar” grubu yürütüyor. Hazırlayacakları raporun ışığında, bu yeni strateji önümüzdeki ekim ayında Lizbon’da yapılacak NATO zirvesinde tartışılıp bir sonuca bağlanacak.
Yeni bir stratejiye neden ihtiyaç duyulduğu açık: Soğuk Savaş’ta NATO’nun belli bir düşmanı, karşılaştığı belirli bir tehdit vardı. Şimdi o eski düşman ve o eski tehdit yok. Ama ittifakın üyeleri NATO’nun varlığı için yeterli neden olduğu kanısında. Ancak NATO’nun yeni şartlara uygun bir kimlikle, yeni misyonunu net olarak belirlemesi gerekiyor.
Son zamanlarda NATO iyice yayıldı: Sadece üye sayısı değil, ama özellikle üstlendiği görevler ve roller olarak da.. Yıllar boyunca NATO “alan dışı” faaliyetlerde bulunmaktan kaçınmıştı. Oysa şimdiki faaliyetinin önemli kısmı “alan dışı”, yani farklı coğrafyalarda... Afganistan’daki askeri misyon bunların en canlı örneği. NATO halen Aden Körfezi’nde korsanlara karşı, Afrika ülkelerinde barışı korumak, ayrıca Asya’da ve Afrika’da “insani yardım” için görevde...

Sınırlayıcı faktörler
BUNLAR iyi de, tehdit algılamasında, üstlenilecek rollerin cinsi ve bölgeleri konusunda bir “sınırlama” getirmek gerekmiyor mu? Örneğin NATO ileride tehdit saydığı başka ülkelere (bu Yemen de olabilir, İran da) müdahale etmek istese ne olacak?
Biz bunu Galatasaray Üniversitesi’ndeki bir toplantıya katılan NATO Genel Sekreter Yardımcısı Jean-François Bureau’ya ve Bilgi Üniversitesi’nde bir konuşma yapan Kanada Savunma Bakanı Peter MacKay’e sorduk. Yanıtlarını şöyle özetlemek mümkün:
“Bugün net bir misyon ve coğrafya tanımı yok. Herkes şimdi ‘Yeni Stratejik Konsept’in ortaya çıkmasını bekliyor. Ama bu arada, sınırlayıcı iki faktör var: Birincisi, NATO’da kararların konsensüsle alınması. İkincisi ise, mali ve askeri kapasite... Bu iki sebepten, NATO her yere, her misyona koşamaz”...
Herhalde, NATO’nun daha açık bir şekilde nerelerde, hangi koşullarda, neler yapacağını anlamak için, “yeni stratejik konsept” belgesinin tüm üyelerce onaylanmasını beklemek gerekecek...