EYVAH 007 KADIN OLDU!

James Bond’a hayat veren Daniel Craig’in 007 bayrağını siyah inci Lashana Lynch’e devredeceği duyuldu, ortalık karıştı.

Açık konuşayım, James Bond sayfası benim için Pierce Brosnan, Daniel Craig’le değiş tokuş edildiği gün kapanmıştı. Geçtiğimiz yıllarda yeni 007’nin Idris Elba olacağı dedikodusu çıktığında tekrar kıpır kıpır olan içim, konu netleşmeyince yeniden durulmuştu. Yirmi beşinci James Bond filminin hayata geçirileceği bu günlerdeyse bize tamamen sağ gösterip sol vuruldu ve siyah inci Lashana Lynch’in yeni 007 olacağını söylendi. Vay anasını arkadaşlar, büyük hareket. MI6 müdürü, odasına yeni 007’yi çağırıyor ve içeriye Lashana’nın canlandırdığı Nomi giriyor. Artık emekliye ayrılan ve sakin bir hayata geçiş yapan James Bond’un kod adı olan 007’yi artık Nomi taşımaya başlıyor. Filmle ilgili Daily Mail’e konuşan bir kaynak demiş ki: “Bond, tabii ki yeni 007’ye cinsel olarak ilgi duyuyor ve alışılmış baştan çıkarma numaralarını deniyor. Ancak teknikleri bu zeki, genç siyahi kadın üzerinde işlemediğinde şaşırıp kalıyor”. Ba ba ba...

EYVAH 007 KADIN OLDU

Kazan kaynar

Lashana’yı, Captain Marvel’den biliyoruz. Brie Larson’un pilot bff’ini (best friend forever) gayet başarılı oynamıştı. Kendisi otuz bir yaşında ve sinema dünyasında bir devrime özne olmak üzere. Beyaz peynir rengi vücudu ve kızıl saçıyla bilinen Küçük Deniz Kızı Ariel’i oynayan siyah inci Halle Bailey ve Spiderman’e hayat veren Afro-Amerikan Miles Morales de eleştiri kazanını kaynatmıştı ancak Ariel yine kadın, Spiderman de yine erkekti. Bond 25’le ilgili yapılan eleştiriler, 007’yi bir beyazın oynayıp oynamaması değil 007’nin kadın olması aslında. Küçük Deniz Kızı Ariel’in, “Küçük Deniz Erkeği” olması gibi bir şey bu. Peki bir kadından cillop gibi ajan çıkmaz mı? Ohoooo, ajanın alası esas bizden çıkar. Tek gözle televizyon seyrederken tek gözle sevgilimizin mesajlaşmasını okuruz. Kendi çapımızda bile benim diyen dedektife bin basarız ama eleştirenler soruyor, “Yıllardan beri bilinen James Bon markasını değiştirmek niye?” diye.

Kadın parmağı

“Killing Eve” dizisini seyredenler tanır zeki dedektif Sandra Oh’yu. Hah, işte yeni James Bond 007’nin senaryosunda da “Killing Eve”in kadın yazarının parmağı var. “Sandra’dan böylesi şahane bir dedektif çıkardıysam Lashana’dan alasını çıkarırım” demiş ki bence çıkarır da. Lakin ben ikilemde kaldım arkadaşlar. Bir yanda Daniel Craig’in bile içine fenalık getiren (bıktığını kendi söylemişti), ciddi kan kaybetmiş bir James Bond var, diğer yanda da bir kadın 007. “Eyvahlık bir durum yok, ben gözümle gördüğüme inanırım” diyor ve beyaz perdede buluşmak üzere konuyu şimdilik noktalıyorum.

Haftanın güzellikleri

LE CORDON BLEU: Dünyaca ünlü şefleri yetiştiren okulun Kuruçeşme Oligark’ta düzenlediği enfes çay sohbetinin konusu kültürün insanlarla beraber seyahat etmesi, yani göç idi. Derim ki gastronomi tutkunları bu sohbet serisini yakın mercek altına alsın ve sıradakini sakın kaçırmasın. 

MUMSY BAKERY: Arnavutköy’de minnoş bir pastane. Hem zaten bir şey diyeyim mi, bence pastaneler en çok Arnavutköy’e yakışıyor. Yolunuz düşerse Mumsy’ye uğrayın, lavantalı eklerine bayıldım ben.