Futbol artık sevgi ve aşk değil

7 Kasım 2012

Son yıllarda Türk futbolunun içinde bulunduğu sıkıntıların temel sebeplerinden birisi de, futbolseverlerin saha içi mücadeleden çok saha dışında yaşananlarla ilgilenmesi oldu. Bunda, maç özetlerini yayınlayamadıkları için saha dışı olayları sürekli gündemde tutan spor programlarının katkısı da çoktu.
Bu tip programlar, reyting kaygılarının yanında malum şike olayları da hazır ellerinde varken, aynı konuları sürekli olarak gündemde tuttular. O nedenle hem izleyicilere hem de programı yapanlara “gına” geldi artık.
Tabiki bu tarz programları yapmak zorunda kalan kanalları çok fazla eleştiremeyiz. Çünkü hem ellerindeki malzeme bu, hem de saha dışında konuşulacak o kadar çok şey var ki.
Maçların şifreli kanallarda yayınlanmaya başlaması ise bunun tuzu, biberi oldu. Bu tarz spor programlarının sayısı da oldukça arttı.
Yayın ihalelerinden sonra kulüplerimizin ekonomik gelirlerinin hatırı sayılır oranda yükseldiği herkesçe malum. Maçların şifreli kanallardan verilmesiyle, kulüplerin yanında yayıncı kuruluş için de önemli bir gelir kapısı oluştu. İşte burada sistem doğru bir temele oturtulamadığı için bugün bu sıkıntılar yaşanmaya başladı.
Futbol endüstrisi olanca hızıyla büyürken bu arada hiç kimse toplumun futboldan uzaklaştığını fark edemedi. Futbolun sadece bir gelir kapısı olarak görüldüğü ortamda ekonomik gücü olmayanlar maçları izleyemez hale geldi.
Türk toplumunun futbola olan sevgi ve ilgisi tüm dünya tarafından bilinirken şimdi durum tam tersine dönmeye başladı. Futbol ne zaman ki sadece şifreli kanala girdi, bu sevgi de iyiden iyiye azalmaya başladı. Yayıncı kuruluşlar için önemli olan ise artık futbol sevgisi değil, sadece ticari kazançları oldu.

Yazının devamı...