Fed tutanakları toplantıdan iki hafta sonra açıklanıyor. Tutanakların açıklanma sebebi, alınan para politikası kararları hakkında kapalı kapılar arkasında yapılan tartışmalara ışık tutmak. Bununla birlikte, tutanakların toplantıdan daha geç yayımlanmasının sebebi piyasada oluşabilecek oynaklığı engellemek.

Hafta içinde yayınlanan temmuz ayı Fed tutanakları bir süreden beri filizlenen enflasyon endişelerinin altını çizdi. Hatırlanacağı gibi temmuz ayındaki toplantı metninde ufak bir değişikliğe giden Fed enflasyonun düştüğüne dair vurguyu güçlendirmişti.

Tutanaklarda kanımca en kritik bilgilerden biri Fed çalışanlarının enflasyon tahminlerinin hafif aşağı doğru revize edilmesiydi. FOMC’nin bu sene için enflasyon beklentisi haziran itibarıyla yüzde 1.6. Dolayısıyla, eğer bu rakam aşağı doğru revize edilirse Fed’in yüzde 2’lik hedefinden ciddi bir uzaklaşma söz konusu olabilir ki bu da aralık ayında beklenen üçüncü faiz artırımını tehlikeye sokar.

Şekilde Fed’in yüzde 2’lik hedef belirlediği PCE enflasyonu serisinin 2012 sonrası izlediği seyir görünüyor. Son dönemde görülen aşağı yönlü trend bu şekilde net bir şekilde ortaya çıkıyor. Üstüne üstlük tutanakların tartışıldığı temmuz toplantısı sonrası gelen son enflasyon rakamının 10 baz puan daha düşerek 1.4’e gerilediğini unutmayalım.

Tutanaklarda Fed üyelerinin enflasyondaki yumuşamanın geçici mi yoksa kalıcı mı olduğu konusunda ciddi tartışmalara girdiklerine şahit oluyoruz. Tartışmanın özünde ekonominin bulunduğu noktayı tam ve doğru teşhis edememe endişesi yatıyor ki para politikasının esas zorluğu da bu. Eğer enflasyondaki düşüş kalıcıysa ve merkez bankası bunu göremeyip faiz artırırsa enflasyonu boğar ve ekonomiyi resesyona sürükleyebilir. Yok enflasyondaki düşüş geçiciyse ve siz de yanılıp faiz artırmakta gecikirseniz bu sefer enflasyon hızla yükselip kontrolden çıkabilir. Bu sefer de art arda gelecek hızlı faiz artırımları bir resesyon tehlikesi yaratabilir.

Fed’in şaşkınlığı

Normalde istihdam piyasası bu kadar güçlendiği zaman bunun ücretlere yansıması ve fiyatlar üzerinde baskı yaratması beklenir. Fed’i şaşırtan ise işsizliğin 4.3’e gerilediği bir ortamda ücretlerin neden enflasyonist baskı yaratmadığı. Eninde sonunda bu baskının oluşması beklendiği için enflasyondaki yumuşama geçici olmalı diye düşünülüyor.

Fed’in içinde bulunduğu durumu normal seyrinden farklı hareket ederek tıp otoritelerini şaşırtan bir sağlık problemine benzetebilirsiniz. Rutin bir şikâyetle doktora gittiğinizde bunun teşhis ve tedavisi son derece kolaydır. Ama nadir görünen bir hastalıkla doktorun kapısını çalarsanız, durum değişir. Gerek teşhis gerekse tedavi zorlaşır. Karanlıkta kalan doktorun yapması gereken, sağduyuyu elden bırakmayarak alacağı risk ve getiriyi iyi tartıp bilinmeyen sularda ilerlemektir.