Yaşamda inovasyon şart

Değişmeyen tek şeyin değişimin kendisi olduğunu bilip, etrafındaki pek çok şeyden şikâyet edip kendine gelince değişime, gelişime dirençli olmak gibi bir kültüre sahibiz. Bakıyorum etrafıma ve kendime pek çok seyin canımıza tak ettiğini ve ‘bir şeylerin değişmesi gerektiğini’ yüksek sesle söyleyip duruyoruz. Değişmek ve yenilenmek zorunda olduğumuzu hepimiz gayet iyi biliyoruz. İşimizde inovasyonun şart olduğunu yakın geçmişte kabul etmiştik zaten, ardından pozitif liderlik vasıflarına sahip siyasilere ihtiyacımız olduğunu haykırdık, sıra bizim birey olarak inovasyona ihtiyacımız olduğunun kafamıza dank etmesine geldi.
İşlerimiz açısından düşünecek olursak; inovasyon, yeni veya önemli ölçüde değiştirilmiş ürün (mal ya da hizmet) veya sürecin; yeni bir pazarlama yönteminin; ya da iş uygulamalarında, işyeri organizasyonunda veya dış ilişkilerde yeni bir organizasyonel yöntemin uygulanmasına deniyor. Bir nevi yeni fikirleri (ürün, metot veya hizmet gibi) değer yaratan çıktılara dönüştürme süreci. Bu süreç de iki temel basamaktan oluşuyor. İnovasyon sürecini başlatması bakımından önem arz eden ilk basamak, yeni ve yaratıcı fikirlerin ortaya çıkması. Emek ve yatırım gerektiren ikinci basamak ise, ortaya çıkarılan yeni ve yaratıcı fikirlerin ticarileştirilmesi, başka bir deyişle katma değer yaratan ürün, metot veya hizmetlere dönüştürülmesi şeklinde tezahür ediyor.
Hayatımızda inovasyona gelecek olursak, Herakleitos’in “Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir” lafında anlatıldığı gibi, hepimiz değişimin şart olduğunu bilsek de içten içe Ahmet Hamdi Tanpınar’ın dediği gibi, “Hiç kimse değişime karşı değildir, yeter ki ucu kendisine dokunmasın” yaklaşımını sergiliyoruz.

Değişebilirsiniz!

Oysa yaşamınızın inovasyonu, değişmiş siz olabilirsiniz! Belki de bir şeyler sadece değişmeyi bekliyordur. Yaşamımızı daha anlamlı kılarak mutluluğumuzu ve yaşam doyumunuzu çoğaltmak istemez misiniz?
Bu bağlamda sürekli düşünen, yazan, ayrıca kurumsal ve bireysel dönüşüm koçluğu yapan biri olarak, sizlere yaşamda inovasyon için bir teknik önermek istiyorum. Benden okumaya alıştığınız kişisel gelişim teknikleriyle değil de, iş süreçlerinde uygulanan SCAMPER tekniğini yaşama uyarlayarak sizlere aktarmaya çalışacağım. Bireysel inovasyon sürecinizi hemen şimdi başlatabilirsiniz.
Substitute (İkame-Yerine Koyma): Değişim ve daha iyi için neleri değiştirebilirim? Değişim sonrası neler olabilir? Yer, zaman, kişi, tavır, eşya, iş ya da benzeri neleri değiştirebilirim?
Combine (Birleştirme): Hayatımdaki problemleri, çözmek adına birleştirebilir miyim? Yaşam ortaklarımla nasıl sinerji yaratabilirim? Hobim ile işimi birleştirebilir miyim? Hangi insanları, hobileri, işleri ya da özelliklerimi birleştirebilirim?
Adapt (Uyarlama): Sorunlarımı yok etmek için hangi güçlü yönlerimi kullanabilir, hangi özelliklerimi geliştirebilir ya da ortama uyarlayabilirim? Hayatımdan ne özveriyi ne karşılığı verebilirim?
Modify (Değiştirme-Güçlendirme): Neleri sıra dışı yapabilirim? Rutinlerim neler ve nasıl kırarım? Özgüvenimi nasıl yükseltebilirim? Alternatif işler neler olabilir? Mevcut işimde nasıl yükselirim? Başıma iyi ya da kötü neler gelebilir?
Put to other purposes (Farklı amaca uyarlama): Yeteneklerimi başka hangi işlerde kullanabilirim? Kişilik profilim ile sosyal çevrem uyumlu mu? Yaşam amacım ne? Buna uygun mu yaşıyorum?
Eliminate (Çıkarma-Yok Etme): Yaşamımda sorun olan şeyleri ve kişileri nasıl uzaklaştırabilirim? Uzaklaştırdığımda neler yaşanır? Standartlarımdan düşüşü yaşamadan nasıl yok ederim? Katkı sağlayanlar neler ya da kimler? Beni çeken şeyler neler ya da kişiler kimler?
Reverse (Tersine ya da Farklı): Neleri farklı yapabilirim? Ya aksi olsaydı ne olurdu? Şu an yaşadığım durumun tersini nasıl sağlayabilirim? İstediğim sonuçtan geriye doğru düşünerek neler yapmalıyım? Davranışlarımı 180 derece değiştirmemin sonuçları neler olur? Kendimi, dışarıdan bakarak nasıl tanımlarım?

Doğa’dan feyz alın

Şamanizm ve sembolizmle ilgilenen biri olarak, yaşamsal inovasyonlarınızda kullanmanız için size tüyo vermek niyetindeyim. İnovasyon arayan şirketler, evrendeki en büyük buluşu, yani doğayı hiçbir zaman görmezden gelemezdi. Ne de olsa doğal seçilim yoluyla evrimin 3 milyar yıllık bir geçmişi var. Ve ihtiyaçları tespit ettikten sonra doğayı gözlemleyerek bu ihtiyaçlar doğrultusunda araçlar geliştirildi.
Doğa, her zaman buluşlara zengin bir ilham kaynağı oldu. Mesela, ilk uçak tasarımlarında kuşlardan ilham alınmış. Radar için yarasadan, tank için armadillo, kamuflaj için bukalemun, elektrik için balık, paraşüt için uçan sincap, jet ile itme için kalamar, helikopter için sinek kuşu, deri altı şırıngası için akrep, anestezik ilaçlar için yılan, emme kabı için deniz kulağı (abalone) ve kar ayakkabısı için ren geyiğinden ilham alındığı gibi...
Ben artık kendi inovatif çözümlerim için cevapları doğada aramaktayım. 3 milyar yıllık geçmişi ve kusursuz tasarımıyla doğanın bana çözümler sunmakta ilham olduğunu söylemeden edemeyeceğim. Yeni bir Sezin versiyonu çıkarmanın, kendime dair inovatif çözümlerin peşindeyim.