Katılsak ne olur, katılmasak ne olur?

Eklenme Tarihi18.11.2017 - 1:59-Güncellenme Tarihi18.11.2017 - 1:59

İstanbul’da iki gündür “İnsani Finans” (Faize değil paylaşıma ve üretime dayalı bir sistem olduğu söyleniyor) başlığı altında düzenlenen Global Katılım Finans Zirvesi’nde (GPAS) Türk ekonomisinin “etkili koltukları”nda oturan isimlerle birlikte son yıllarda ülkemizde büyümesi adına birçok adım atılan “faizsiz finansı” masaya yatırdık. Hazine, SPK, BDDK, Borsa İstanbul, TKBB, YÖK... 1 saat 15 dakika süren oturumda öne çıkan başlık “yüzde 5” konusu oldu.

Yüzde 5 önemli. Neden mi? Çünkü, gösterilen bu kadar çabaya karşın faizsiz bankacılıkta istenilen seviye bir türlü yakalanamıyor.

Yerli ‘faizsiz finans’

Faizsiz finans sisteminin teşvik tadındaki düzenlemeler ve ardından gelen yatırımlara karşın Türk finans sistemindeki payının yüzde 5’lerde kalmasına en sert eleştiri, uzun yıllardan bu yana bu işin içinde olduğunun altını çizerek söze başlayan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mehmet Ali Akben’den geldi.

Türkiye’nin de faizsiz finans sisteminde oyunu yurtdışı örneklerden yola çıkarak oynadığını anlatan Akben, yüzde 5’lik payın normal olmadığını ve bunun büyütülmesi gerektiğini kaydetti.

Akben’in buradaki önerisi ise, global rol modellerin dışına çıkılarak Türkiye’ye özgü bir faizsiz finans sistemini hayata geçirmek. Böylece toplamdan alınan payı hızla katlayarak yukarı çekmek.

BDDK Başkanı Mehmet Ali Akben bu noktada, “Bu sadece bankacılıkla olacak iş değil. Şirketlerimizin de kendilerini ortaya koymaları lazım” görüşünü paylaştı.

Güven zedelendi mi?

BDDK Başkanı Akben, “güven” noktasındaki algının da faizsiz bankacılık sisteminin gelişiminin önünde engel olduğunu anlattı. Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) Başkanı Melikşah Utku ise, bu alanda batan iki bankaya atıf yaparak sistemin geçmişindeki kötü örneklere rağmen ulaşılan yüzde 5’in önemli bir seviye olduğunu savundu.

Son yıllarda Türkiye’de faizsiz bankacılığın sektör ortalamalarının üzerinde büyüdüğünü ve bu çıkışın 2017’de de süreceğini ifade ederek...

Girişime kaynak hazır

Yaptıkları ve yapacakları düzenlemelerle faizsiz finans sistemine destek olmayı sürdüreceklerini belirten Hazine Müsteşarı Osman Çelik, kaynak aktarma noktasında yeni bir döneme hazırlandıklarını şu sözlerle anlattı: “Bu yenilik alt fonlara kaynak aktarma olayı. Hazine olarak biz üst fonlara kaynak aktarabiliyoruz ama alt fonlara kaynak aktarma noktasında mevzuat engelleri vardı. Bu düzenlemeyle Hazine yurtiçi ve yurtdışı fonlara kaynak aktararak melek yatırımcılık ve girişimcilik sermayesi fonlarına ciddi destek olacak”.”

Borsada maaş sürprizi

Borsa İstanbul’un Başkanı Himmet Karadağ ise, faizsiz finans sisteminin belki de uygulanabileceği en iyi alanın borsa olduğunu anlattığı konuşmasında, bu alana desteklerini göstermek amacıyla kurum çalışanlarının maaş hesaplarını dilerlerse katılım hesabından çekebilecekleri bir sistemi başlattıklarını söyledi.

Çalıştıkları bir bankanın yanına bir de katılım bankası ekleyerek bu hakkı çalışanlarına tanıdıklarını anlatan Karadağ, ilginin de oldukça üst seviyede olduğunu ifade etti.

Şirketlere AB piyangosu

Yaptığı sunumda dünyada yaşanan krizlerin yeni bir finans sistemine ihtiyaç duyulduğunun göstergesi olduğunu anlatan Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Vahdettin Ertaş, bu nedenle Türkiye’nin yeni bir modele geçmesi gerektiğine işaret etti. 

Vergi konusunda sektörü teşvik eden birçok düzenlemeye imza attıklarını anlatan Ertaş, 2016’da şirketlere 350 milyar liralık ihraç izni verdiklerini, 2017 sonunda bu tutarın 500 milyar lirayı geçeceğini kaydetti. 

Yeni düzenlemelerle birlikte Türk şirketlerinin SPK’dan izin alarak Avrupa’nın herhangi bir ülkesinde hisse senedi satabileceğini anlatan Ertaş, kaynak ihtiyacı noktasında, “Türk şirketler AB’nin 28 ülkesinde hisselerini satabilir. Bunu hakkı dünyada alan ikinci ülkeyiz” diye konuştu.

İslami Bitcoin!

Zirvede öne çıkan konulardan biri de fin-tech (finans-teknoloji) oldu. Japon Tokyo-Mitsubish Bank’ın İslami Finans Başkanı Siraj Yasini, “islami fin-tech” yatırımları konusunda belli başlı girişimler olsa da bu alanda hâlâ büyük bir fırsat olduğunu anlattı. 

Yasini’nin sunumundan notlar şöyle... 2020’de 3 milyar internet kullanıcısı olacak, bunun 2 milyarı az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri kapsayacak. Bu yüzden islami finans teknolojileri alanına yapılacak olan tüm yeni yatırımların önemi büyük. 



Potansiyel 700 milyon

Şu anda bankacılık sistemini kullanmayan 700 milyonluk Müslüman nüfus adına da bu alanda büyük potansiyel var. Kripto para sistemleri (Bitcoin ve Blockchain gibi) İslami finansman ayağında önemli bir araç olarak kullanılabilir.

Yazarın Diğer Yazıları