Tolga Şardan

Tolga Şardan

tsardan@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

7 Haziran Genel Seçimi’nin ardından başlayan koalisyon çalışmaları ülke gündeminin en önemli maddesi.

Ankara bürokrasisi; yeni oluşacak siyasi tabloya göre hareket tarzını belirlemeye çalışıyor.

Bürokrasinin; her seçim sonrasında “işleri rölantiye alma” alışkanlığına karşılık, emniyet teşkilatında “tuhaf” gelişmeler yaşanıyor.

Bu “tuhaf” gelişmeleri anlatabilmek için biraz geriye gidelim.

Bilindiği gibi; hükümetin, 17/25 Aralık sürecini darbe girişimi olarak tanımlamasıyla birlikte emniyet teşkilatı başta olmak üzere bir çok kamu kurumunda yeniden yapılandırma, atama ve tayin fırtınası başlamıştı.

Haberin Devamı

Emniyetteki atama ve tayin çalışmaları sonrasında, iki bine yakın emniyet müdürü emekli edildi.

Aynı zamanda, gerçekleştirilen adli ve idari soruşturmalarla, emniyet teşkilatında var olduğu öne sürülen Gülen Cemaati mensuplarının ayıklanması sağlandı.

Gülen grubunun tasfiye edilmesiyle seçim öncesinde başlayan bu süreç, seçim sonrasında ortaya çıkan siyasi tabloyla birlikte emniyet içinde kendisini iyice gösterdi.

Şöyle ki; geçmişte Gülen grubuyla birlikte Nur cemaati içinde yer alan bazı gruplar, Gülen cemaatinin emniyet içinden tasfiyesi sonrasında birbirlerine karşı yeni bir mücadele başlattı.

Nur cemaati çatısı altında faaliyet gösteren “Okuyucular - Yazıcılar” grubu, KÖZ’cüler olarak adlandırılan gruba karşı mücadele başlattı.

Bu noktada, birbiriyle çatışan yapılarla ilgili küçük paragraf açalım:

Okuyucular; Nur Risaleleri’ni okuyarak tebliğ edenlerden, Yazıcılar ise risaleleri yazarak tebliğ

edenlerden oluşuyor.

KÖZ’cüler olarak adlandırılan grup ise Kozanlı Ömer adıyla tanınan Osman Hilmi Özdil’den önce Gülen Cemaati’nin emniyet içindeki bağlantılarını sağlayan Kemalettin Özdemir’le temasta olanlar biçiminde tanımlanıyor.

Seçimden kısa süre önce; Okuyucular ve Yazıcılar’ın bir araya gelerek KÖZ’cüler olarak adlandırılan gruba yönelik bazı çalışmalar yaptığı emniyet kulislerine yansımıştı.

Neler oluyor?

Kulislere göre, Okuyucular - Yazıcılar grubu, halen merkezde görev yapan 4-5 daire başkanının kontrolünde.

Haberin Devamı

Bu grup, emniyet içinde daha aktif olabilmek ve yer tutabilmek amacıyla Gülen grubu içinde yer almış ancak, Özdemir’in ayrılmasıyla Gülen grubundan da ayrılan polisleri etkisiz hale getirmeye çalışıyor.

İki grup arasındaki çatışma, seçimden sonra ortaya çıkan siyasi durumla birlikte daha da şiddetlenecek.

Ayrıca, iki grup arasındaki bu çatışma, Gülen hareketine yönelik yürütülen adli ve idari soruşturmaları doğrudan etkiliyor. Zira, Gülen hareketine yönelik operasyonel çalışmalar yapan emniyet birimleri, birbirlerinden bilgi gizlemeye başladı.

Bu çerçevede; bazı önemli birimlerdeki polis müdürlerinin yerleri değiştirilecek.

Hatta, kısa süre önce KPSS operasyonuyla ilgili sosyal medyaya bilgi sızdığı iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan “köstebek” soruşturmasını, bu çatışmaya dahil etmek mümkün.

Savcılık, KPSS soruşturmasını yürüten KOM Dairesi’ni köstebek soruşturmasının merkezine aldı, ancak, Fuat Avni’ye sızdığı iddia edilen gözaltı listesinin operasyondan

Haberin Devamı

dört gün önce İstihbarat Dairesi’ne gönderildiğini de unutmamak gerek.

Yeni deprem geliyor!

Halen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Emniyet’teki KÖZ Grubu’na yönelik başlattığı adli soruşturma dosyası çatışmanın boyutunun ortaya konulması açısından önemli.

İçişleri Bakanı Sebahattin Öztürk yaşananlardan rahatsız.

Öztürk, bu çatışmanın sona erdirilmesi ve teşkilatın hasarsız yola devamını sağlamak adına kısa süre önce Emniyet’in 3 önemli daire başkanı ile özel toplantı yaptı.

Siyasetteki belirsizlik, şu anda çatışmayı alttan alta hızlandırıyor. Emniyet teşkilatının karar verme mekanizması içinde yer alanlar ise, çatışmaya müdahale etmek için siyasetteki belirsizliğin ortadan kalkmasını bekliyor.

Sözün özü; Emniyet’te yeni bir depremin eli kulağında!