ABD YPG/PKK’dan vazgeçer mi?

Eklenme Tarihi08.02.2018 - 1:05-Güncellenme Tarihi08.02.2018 - 1:05

Afrin’den sonra hedefin Menbiç olduğunu açıklayan Türkiye ısrarla ABD’den terör örgütü YPG/PKK ile işbirliğini sonlandırmasını istiyor. ABD ise Türkiye’ye verdiği sözlere rağmen, Menbiç’e yapılacak bir operasyonu engellemeye çalışıyor. Hatta “ABD askeri Menbiç’ten çekilmeyecek” gibisinden tehditvari bir çıkışla terör örgütüne kalkan olma durumu söz konusu. Dolayısıyla da ABD ile YPG/PKK arasındaki ilişkinin söylenenin aksine, “taktik” değil “stratejik” bir tercih olduğu açık. Yani ABD 1990’lı yıllarda başlayan Ortadoğu’daki stratejik yönelimi istikametinde YPG/PKK’yı silahlandırarak araç olarak kullanabileceği bir gücü, daha doğrusu, terör ordusunu elinde tutmak istiyor. Hem de tüm dünyanın gözü önünde. İşte bu noktada akla gelen soru da şu:

Terör örgütüyle doğrudan ilişki kuran ve silahlandıran ABD’ye karşı uluslararası hukukta bir yaptırım yok mu?

Yanıtı MİT eski Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş veriyor.  

“Uluslararası hukukta BM kararları içerisinde yeri var ama süper güç olunca bunun yaptırımı çok sınırlı. Ya da yok gibi bir şey bugünkü şartlar içerisinde. Yani bütün bu meseleyi, gelişmeleri küresel güçlerin Ortadoğu bölgesindeki çıkar çatışmalarının devamlılığı içerisinde değerlendirmek gerekiyor. Süper güçlerin böylesine çıkar çatışmalarında da bizim gibi orta büyüklükteki güçlerin müdahale şartları, yaptırım güçleri sınırlı.”

Silah desteği devam edecek o zaman?

“Zaten yeterli silahı verdiler. Silah akışı günlük olmaz. İhtiyaç duyulan silahlar verilir. YPG’ye de bugüne kadar ihtiyacın çok üzerinde silah verildi. IŞİD’le yapılacak mücadele çerçevesinin dışına çıkan ve orta vadede yeni gelişmelere cevap verecek şekilde YPG’nin silahlandırıldığı, düzenli ordu gücü verilmek istendiği bölgenin bir gerçeği.”

Öneş’e göre, NATO’yu da tartışılır hale getiren bu gelişmelerde Trump’ın önce ABD diyen ve bir şirket gibi meselelere bakan anlayışı çok etkili. Dolayısıyla da Trump’ın koltuğuyla bağlantılı olarak ABD politikalarında bazı değişiklikler yaşanabilir. Peki, böyle bir olasılık söz konusu mu:

“Bugün ABD halkı karşısındaki Trump’ın güven sorunu, hiçbir başkana olmayacak şekilde çok eksilerde dolaşıyor. Yarın Senato ve Temsilciler Meclisi’ndeki güç dengelerinin değişmesi durumunda bir yeni başkan değişimi de gündeme gelebilir. Ve bu yeni başkanla birlikte yeni politikaları da devreye sokabilir.”

CIA ve Pentagon’un tavrı da değişir mi?

“Ortadoğu’daki yeniden sınırların çizilmesi meselesinin ABD’nin çıkarları bakımından bir devlet politikası olduğu ve bunun devamlılık kazandığı açık. O bakımdan Ortadoğu politikasında temelli değişiklikler olmaz ancak ülkeler arası ilişkilerde güven sorununda karşılıklı adımlarla yeni şartlar ortaya çıkabilir.”

ABD YPG/PKK’dan vazgeçmez yani?

“Kullanış şekli değişebilir yoksa Ortadoğu’daki Kürt unsurlardan bunun içine PKK da dâhil ABD’nin vazgeçmesinin bugün için mümkün olmadığını görebiliyoruz. Hatta bunun süreklilik kazanan stratejik bir yaklaşım olduğunu da bir gerçeklik olarak tespit ediyoruz. Ama kullanım şekli değişebilir ve Türkiye ile ilişkilerde farklı boyutlar, yaklaşımlar ortaya çıkabilir.”