Bağdadi, Öcalan ve Mazlum Kobani

ABD İdlib’deki nokta operasyonuyla terör örgütü DAEŞ’in lideri Ebu Bekir el-Bağdadi’yi hakladı. Hem de hava sahası kontrolünün Rusya’da olduğu bir bölgede ve ilgili ülkeleri önceden bilgilendirerek. Ama aynı ABD’nin verdiği taahhütler ve çekildiler demesine rağmen bir başka terör örgütü YPG/PKK Resulayn’da kalleşçe saldırılarına devam ediyor. Yani dünyanın en azılı teröristi Bağdadi’yi eliyle koymuş gibi bulan ve gereğini yapan ABD, YPG/PKK’lı teröristler söz konusu olduğunda bulamıyor ya da görmezden geliyor. Dahası o teröristlerin kırmızı kategoride arananlar listesindeki lideri “Mazlum Kobani” ya da “Şahin Cilo” kod adlı PKK’Ferhat Abdi Şahin ile kanka olmuş durumda. Dolayısıyla da terörle mücadele açısından tam anlamıyla bir çifte standart söz konusu. Bu bağlamda en çok tartışılan konuların başında da şu var:

Abdullah Öcalan’ı veren ABD asker ve sivilleri katlettiği bilinen PKK’lı bir teröristi neden koruyor? Zamanı geldiğinde O’nu da Öcalan gibi paketleyebilir mi? MİT eski Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş, yanıt veriyor:

“ABD de Rusya da PYD’yi terörist örgüt olarak ifade etmiyorlar, kabul etmiyorlar Mazlum Kobani ile açık iletişim teması kurmaları ve sergilemeleri PYD’yi meşrulaştırma davranışıdır bunun her iki devlet de sergiliyor. Ve zaten ABD PYD ile işbirliğinin devam edeceğini söylüyor, güçlerini güneyde topladı desteğinin devam ettiğini açıkladı. Rusya da silahlarının dahi almadan sadece kontrol ettiği bölgeden çekilmelerini istedi. Anlaşmada bir terör örgütü ifadesini de kullanmadı bu açık.”

ABD PKK’yı terör örgütü olarak kabul etmiyor mu?

“Evet PYD PKK’nın bir türevidir diyorlar ama PKK gibi terör örgütü olarak ifade etmiyor bir nüans ortaya koyuyorlar. Yani hep Suriye Kürtleri olarak ifade ediyorlar Rusya da ABD de...”

Bu adamın eylemlerini ve Aktütün karakolu baskını sorumlusu olduğunu CIA, MOSSAD bilmiyor mu?

“Türkiye’den iyi bildiğini biliyoruz. Daha iyi, daha teferruatlı bildiğinden eminim. Ama meseleye bakış tarzları farklı. PYD’yi 50-60 bin kişilik silahlı güç haline getirmiş donatmış. Bir de ABD’nin hassasiyeti PYD’yi sattı, Kürtleri sattı ithamları var, bunun oluşmasını istemiyorlar. Buna karşı onun liderini destekleyerek, onunla iletişim kurarak, PYD’ye biz ihanet etmedik, sadece Türkiye’nin ağır baskıları karşısında hareket ettik ama onları koruduk, diyorlar. Silahlarını toplamadan güneye inmelerine müsaade eden Ruslar da onları desteklemeye devam ettiklerini gösteriyor. İkisi de ellerini bu yapı üzerinden çekmiyorlar.”

ABD’nin PKK terör örgütü demesi de havada kalıyor o zaman?

“Senelerdir bunu konuşuyoruz zaten. Evet, Abdullah Öcalan’ı teslim etti. Çünkü Türkiye ilişkilerini belirli bir düzeyde tutmak, Irak işgaliyle, sonraki hareketlerinde NATO içindeki yapısı sebebiyle Türkiye’den yararlanmak istiyordu ve hep yararlandı. Yani Öcalan’ı teslim etti ama PKK’yı Irak’ta tutan kim? PKK’nın Suriye’deki uzantılarına desteğini veren ve bugünde önümüzü açmasına, YPG’lilerin güneye indirilmesine rağmen onları yine koruyan kim? Onlar...”

Peki ya kırmızı kategoride aranma durumu ve suçluların iadesi anlaşmaları? Sonuçta bu adam bir katil değil mi? Öneş, devam ediyor;

“Bırak bu katili. Fetullahçılar neydi? Darbe teşebbüsüyle yüzerce insanı öldürdüler. İade edilen var mı? Bir tane yok. Bütün mesele bunları siyasi suçlu kabul ediyorlar ve Türkiye hukukuna yargısına güvenmedikleri için de iade etmiyorlar. Türkiye’nin politikaları ve bu meselede taraf olmaları sebebiyle iade etmiyorlar. Olay şimdi daha da derinlik kazandı. Yani olay sadece PKK terör örgütüne karşı Türkiye’nin harekâtı boyutunu aştı, uluslararası boyut kazandı ve Türkiye’nin Kürtlere karşı savaşı şeklinde bir algı yaratma operasyonuna dönüştü.”

Öcalan’ı verdi, manevi oğlunu sahiplenmeye devam edecek yani?

“İkisini sahiplendi, politikasını sahiplendi ondan yararlanmaya devam etti. Sene 1999-2000 ve 2019 ve hala da sahiplenmeye devam ediyor. PKK yarın ben kendimi feshettim dese dahi çeşitli isimler altında değişik türevleriyle sahiplenmeye devam edecek. Bu adamı vermeyeceği de açık zaten...”

“Türk ulusu büyüktür. Özgürlüğü ve barışı sever. Canı pahasına da olsa, Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşatacak güçtedir. Ve yaşatacaktır.

”Mustafa Kemal Atatürk...

96’ncı yılda aynı inanç ve kararlılıkla. Ve de saygıyla...