F tipi çağdaş mı, çağdışı mı?

F tipi çağdaş mı, çağdışı mı?


     Adalet Bakanlığı F tipi cezaevlerini 'çağdaş, insan haklarına saygılı' diye tanımlıyor, TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Sema Pişkinsüt ise ortaçağ zihniyeti olarak yorumluyor. Pişkinsüt, 'Bu anlayış modernize edilerek de 21. yüzyılda yer alamaz' diyor. ABD'deki cezaevlerini inceleyen Pişkinsüt, 'Orada mahkumlarla infaz memurları bir arada yaşıyor. Yaptırım, mevzuat çok net. Biz hücreye koysak yalnızlaştırmaya, koğuşlara koysak aralıklı olarak denetime tabi tutmaya yöneliyoruz. O zaman da karşılıklı bir gerilim meydana geliyor' şeklinde konuşuyor.
     Erzurum, Erzincan, Tunceli, Şanlıurfa cezaevleri ve Bakırköy Kadın ve Çocuk Tutukevi hakkındaki tespitleriyle Türkiye'yi sarsan İnsan Hakları Komisyonu şimdi de F tipi cezaevlerini inceliyor. Binaların dahi önyargılı yapıldığını savunan Pişkinsüt, şunları söylüyor:
     "Örneğin; F tiplerinde iki ya da üç kişilik odalara avlu da koymuşuz. Yani baştan diyoruz ki; bu nasılsa çalışmaya, eğitime gitmeyecek ya da tehlikeli olacak o zaman ben kapısını kapattığımda insan hakları bakımından da 'işte avlusu da var' diyebilelim. Halbuki bana avlu lazım değil. Disiplin suçu olduğunda gereği neyse - on - on beş gün mü - hücreye koyarım. Ama onun dışında insanlar sosyal çerçevede bir araya gelebilmeliler."

Revize edilmeli

     F tipinin revizyondan geçirilmesi ya da kimlerin konulacağı konusunda değerlendirme yapılması gerektiğini savunan Pişkinsüt, devam ediyor:
     "Terör mahkumlarını koyacaksak; bugüne dek tek bir terör mahkumu iş yurdunda çalışmadı, eğitime gitmedi. Ne DHKC ne PKK. O halde neden F tiplerinin içerisine trilyonlar harcayıp eğitim salonları, işlikler yapıyoruz. Daha cezaevlerinde psikolog, sosyolog yok, öğretmen çok eksik."
     Cezaevi ayırımının suç ve mahkumun kalitesine göre yapıldığını anlatan Pişkinsüt, bu konuda da şöyle diyor:
     "Oysa suçuna göre verilen cezalar yargının sorunu. Cezaevi içindeki yaşam koşullarına uyma oradaki mevzuatla ilgili. O açıdan mahkum tehlikeli ya da olmayabilir. ABD'de gördüm, 6 ay sonra çıkacak mahkumla idamlık yan yana hücrelerde kalıyorlardı. Orada üç hafta baştan denetliyorlar. İyi, orta ya da yüksek güvenlik gerektiren, yani disipline gelmeyenler gibi. Her biri de ayrı renk elbise giyiyor. Örneğin turkuvaz renktekiler tehlikeli olmayanlar ama suçundan dolayı değil, aralarında idamlıklar bile var. Ve sonuçta hepsi aynı bahçenin içerisinde. Bizde açık cezaevine gitme koşulları bile rezalet. Onay bakanlığa ait. Bakanlıktaki insanlar onu görmüyor ki."
       Tutuklular her isteklerinde haklı mı?
     "Hayır, hayır asla. Ama disiplini koymayıp, standardizasyonu oluşturmadığınız takdirde onlar haklılık kazanır."
       Sorun nasıl çözülebilir?
     "Aşamalı olarak iyileştirme puanlama ve serbestleştirme ile birlikte yaşam modeliyle. Terör için kendi koşullarımıza göre görüşürüz; kendi ahlaki, dinsel anlayışlarımıza, kültürel değerlerimize göre gözden geçirebiliriz ama önce bilimsel ayaklarını çakmamız gerekir."

Vekil çetelesi!..

     Milletvekillerimizle ilgili en sağlıklı bilgi nereden alınır? Tabii ki; TBMM'den... Gerçi internette tbmm.gov.tr adlı bir site mevcut ama; yine de bazı bilgileri doğrulatmakta yarar var.
     Geçen gün yitirdiğimiz 21. dönem vekillerinin sayısı gerekti. Arşivimize baktık beş, internette de rakam aynı. Bir de Meclis'ten soralım istedik.
     İlk muhatabımız Meclis idare amiri sekreterleri. Haberleri yok, topu genel sekreterliğe atıyorlar. Bu kez karşımıza çıkan bayan oldukça sert:
     "Onların çetelesini mi tutuyorum."
       Sanki, milletvekili değil de ülkedeki tüm kazalarda ölenlerin sayısını sorduk. Biz böyle derken telefonu bir erkek görevli alıyor:
     "Kusura bakmayın arkadaşımız üzüntülü."
       Ardından da Bilgi İşlem - Uygulama Geliştirme Bölümü'nün numarasını veriyor. Karşımızda yine bir bayan:
     "Sanırım internetteki bilgi doğrudur. Ama bir dakika bugün (önceki gün) ölen bir milletvekilimiz (Hayrettin Uzun'u kastediyor) daha var. O işlenmedi..."
       İyi de rahmetli 20. dönem milletvekili, biz 21. dönemi soruyoruz.
     .......


Yazara E-Posta: tbengin@milliyet.com.tr