Hastanedeki Susurluk

Tunca BENGİN



YASİN Dikilitaş adındaki genç, cumartesi günü Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi bahçesinde öldürüldü. Olay, polis kayıtlarına otopark tartışması olarak geçti.
Ancak; adı geçen hastanede bir süredir yaşananlar ve ulaşan ihbarlar bu işin hiç de basit bir tartışmadan çıkmadığı yolunda. Olayın perde arkası bir hayli karanlık. İddialara göre; büyük bir rant kavgası yaşanıyor. Bu cinayet de olayın bir parçasını oluşturuyor.
Ama öncelikle şunu vurgulamak istiyorum. Hangi doktor, hemşire aradıysa ilk söylediği "Aman adımı gizli tutun" oldu. Belli ki; insanları korkutmuşlar.
Kimler diye sorduğumda ise aldığım yanıt "Hastanenin rantını yiyen çete" şeklindeydi.
İnanın anlattıklarını duyunca dehşete kapıldım.
İddiaların odağında hastane bünyesinde kurulan İktisadi İşletme Şirketi bulunuyor. Şirketin büyük ortağıysa Hastane Vakfı. Şirket halen hastanenin Acil Servisi'nde açtığı Acil Vakıf Medikal adlı bir merkezde ilaç ve tıbbi malzeme satışı yapıyor. Ancak fiyatlar, hastanenin hemen karşısındaki eczanelere oranla yüksek. Hasta yakınları reçetelerini buradan yaptırmaya zorlanıyorlar. Yaptırmayanlar dövülüyor, tehdit ediliyor.
Aralık 1998'de yine bu nedenden dolayı hasta yakınlarıyla, şirket çalışanları arasında büyük kavga çıktığını anımsıyorum. Vatandaş fahiş fiyatla ilaç satıldığı gerekçesiyle merkezi basmıştı.
İşte Yasin Dikilitaş'ı öldüren neden de bu.
Hemen parantez açıyorum. 22 yaşında yaşama veda eden bu genç, sıradan biri de değil. DYP İstanbul Teşkilat Başkanı Faik İçmeli'nin yeğeni. İşyerindeki sekreteri ise Faik İçmeli'nin yakın akrabasının oğlu olduğunu söylüyor.
Hastane çalışanlarının anlattığına göre, Yasin Dikilitaş uyarıya karşın hasta reçeteleri yaptığı gerekçesiyle cezalandırılmış. Yani bir nevi gözdağı. Lüks bir BMW'den inen dört kişi genci önce dövmüş, ardından kurşunlamış. Vur emrini de az ileride bekleyen bir Mercedes'teki kişi vermiş.
Kafa karıştıran ve yanıt bekleyen diğer iddialara gelince;
- Mustafa Gülmen'in başhekimliğe atanmasında etkili olan ANAP'lı ilçe yöneticisi kim?
- Son dönemde hastanede açılan ihaleler hangileri? Bu ihaleleri hangi firma ya da firmalar kazandı? Arkasında hangi siyasi bulunuyor?
- Şirket Müdürü Dr. Vedat Çorapçıoğlu'nun Oflular olarak nam salan bir grupla ne bağlantısı var?
- Hastanedeki üç kantini kimler işletiyor? Hastane Müdür Muavini ile İl Sağlık Müdür Muavini'nin bu kantinlerle bağı var mı? Kantinlerden birinin İl Sağlık Müdür Muavini'nin oğlu tarafından işletildiği doğru mu?
- Hastane otoparkı, ihaleyi kazanan Kadir Yiğit'in elinden neden zorla alındı? Yiğit niçin şikayetçi olmadı ya da olamadı?
- Hastane bünyesinde kurulan bir şirketin, ilaç, tıbbi malzeme satması yasal mı?
- Çok kısa süre önce hastanenin çatısı yandı. Kasıt var mıydı? Dosya niye kapandı? Onarım ihalesini kim aldı? Neden gecikti, yağışlarda ne kadar hasar meydana geldi?
- Hastalara baskı, rant kavgası iddiaları karşısında yöneticiler neden susuyor?
Kuşkusuz polis, olayı kısa sürede çözecek. Ancak; ilk yapacakları hastane çalışanları üzerindeki baskıyı kaldırmak olmalı. İnanıyorum ki, gerisi çorap söküğü gibi gelecektir.

Bu ilk değil

Kartal Araştırma ve Eğitim Hastanesi'nde yaşananlar ilk değil. İstanbul başta olmak üzere birçok hastanede yolsuzluk, haksızlık, terör almış başını gidiyor. Özellikle ilaç simsarları hastane kapılarını vurgun alanı olarak parsellemiş durumda. Bazı medikal depolar mafya yöntemiyle çalışıyor.
Daha geçen yıl İstanbul Tıp Fakültesi (Çapa) Acil Servisi önünde yaşananlar bunun bir başka örneği. Hasta yakınlarını belirli eczanelere yönlendiren, tatlı dille kabullenmeyenleri, tehdit edip döven çeteler faaliyetteydi. Vatandaş çetenin bağlantılı olduğu eczanelerden ilaç almaya zorlanıyordu. Namusuyla çalışan eczacılar isyanlardaydı. Ölümle tehdit ediliyorlardı, devletten çözüm bekliyorlardı.
Sonuç ne oldu?
Koca bir hiç.
Aynı soygun devam ediyor.
Maalesef devlet seyrediyor. Tıpkı Susurluk'ta olduğu gibi.




Yazara E-Posta: tbengin@milliyet.com.tr