Hava Kuvvetleri’nde itirafçı pilot riski

TSK’daki FETÖ temizliği kapsamında geçtiğimiz yılın sonlarında yapılan Eskişehir merkezli operasyonda örgütle bağlantılı olduğu iddiasıyla aralarında savaş pilotlarının da bulunduğu havacılar gözaltına alındı. Yine bir başka gelişme ise 15 Temmuz gecesi darbeci askerlere direndiği gerekçesiyle kahraman ilan edilen Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Güler’in Koruma Subayı’nın FETÖ’cü çıkması oldu. Dolayısıyla da kritik görevlerdeki FETÖ tehdidinin sürdüğü çok açık. Dahası itirafçı olup görevine devam edenler nedeniyle de ciddi riskler söz konusu. Özellikle de savaş pilotları açısından. Çünkü en büyük korku Allah korusun ya bir intihar saldırısı olursa... Dün bu durumu Hava Kuvvetleri Komutanlığı eski Başsavcısı emekli Albay Ahmet Zeki Üçok’la konuştum. O da aynı endişelere dikkat çekerek şöyle dedi:
“FETÖ’cü diye atılan 25 bin civarında harp okulu, askeri lise öğrencisi, 60-70 bin civarında polis-asker ve diğer kamu görevlilerinden 150-200 bine yakın insan var. En küçük bir karışıklıkta bunları çok rahat provoke edersiniz ve bunlar silah kullanmayı bilen kişiler olarak ülke içerisinde kargaşa çıkarırlar.
Diğer taraftan FETÖ’cü olduğunu düşündüğünüz bazı pilotlar da itirafçı oldular şu anda Silahlı Kuvvetler’de görev yapıyorlar. Bunların da yarın öbür gün verilen bir talimatı yerine getirmeyeceği konusunda hiç kimsenin bir garantisi yok. Hatırlayın Konya’da 280 F-16 pilotu gözaltına alındı. Bunlardan 100’ü tutuklandı, 180’i itirafçı oldu ve uçuşlara devam ediyorlar. Bu riskleri ne diye alıyoruz? Pilot sandalye oranımız düştü diye. Ama bunu bu şekilde kapamak bizim hayal bile edemeyeceğimiz sakıncalara neden olabilir.”
Bunlar öngörülemiyor mu? Ya da böyle bir risk nasıl göze alınıyor?
“15 Temmuz’da gördük 5 tane F-16 İstanbul’da Ankara’da neler yaptı. Meclis’i, Özel Kuvvetleri, Cumhurbaşkanı’nın konutunu bombaladı. Yani şurayı bombalamaz, buraya ateş etmez diyeceğiniz hiçbir sınır yok. Böylesine gözü dönmüş bir örgütün itirafçılarının hala Hava Kuvvetleri’nde uçuruluyor olmasını benim aklım almıyor. Bunlar itirafçı olunca alırsın pasif görevlerde, karargahta kullanırsın ama bunların altına bomba yüklü, silahlı uçak verilmesinin izah edilebilir bir tarafı yok.”
Kara Kuvvetleri Komutanı’nın en yakınındaki ismin FETÖ’cü olduğunun Adli Müşavir’in dikkati sayesinde ortaya çıktığını belirten Üçok’un buna dönük endişeleri daha da vahimdi:
“TSK’da bir avuç asker bu işe baş koymuş, onlar mücadele ediyor. Ya fark edilmeseydi? Tam teçhizatlı Özel Kuvvetler’den eğitimli bir yüzbaşının Kara Kuvvetleri Komutanı, Genelkurmay Başkanı ya da Cumhurbaşkanı’na dönük eylem yaptığını düşünün nasıl bir kaos olur biliyor musunuz ülkede? İşte o zaman dediğimiz o F-16’cılar ortaya çıkar.
O 200 bin kişi hortlar.
Aslına bakarsanız belki de o yüzbaşı örgütün talimatıyla bir mesaj vermek için gitmiştir. Kara Kuvvetleri Komutanı’nın koruma subayı benim adamım isteseydim bugüne kadar yüz defa vurdururdum gibi. Ya da diğer komutanlara ve onlarla ilişkisi olanlara da her an ensenizdeyim mesajı olabilir. Bunları okuyup bizim ona göre önlem almamız lazım...”