İntihar Trampleni

İntihar Trampleni


Tunca BENGİN

Boğaz köprülerinden atlayarak canına kıyanların sayısı 200'ü geçti. İstatistiklere göre, intiharların büyük bölümü Boğaziçi Köprüsü'nde yaşanıyor. Üstelik atlayanların tamamı Avrupa - Asya geçiş yönünü tercih ediyor. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'ndeki olay sayısı ise oldukça az.
Bu konuda araştırma yapan okurumuz Dr. Muammer Gül, "Tedavi için önce teşhis gerekir" diyor. Sonra da, 'İntiharlar neden Boğaziçi Köprüsü'nde yoğunlaşıyor' sorusuna açıklık getiriyor:
"Fatih Köprüsü'nden atlayanların oranı yüzde 3. Çünkü gişeler köprü girişinden önce. Araçlar köprü üzerinde durmadan yola devam ediyor. İntihar etmek için zaman ve olanak yok.
Boğaziçi Köprüsü'nün Asya - Avrupa geçiş yönüne bakalım; gişe yok, durmak yok, ölüm de yok.
Bu köprünün Avrupa - Asya geçiş yönüne gelince; ölümlerin yüzde 97'si burada olmaktadır. Nedeni köprü üzerinde araçların durması. Bu psikolojik olarak intihara yatkın kimselerin köprüden atlamasına fırsat vermektedir."
İntiharların, gişelerin yerini değiştirmekle önlebileceğini savunan okurumuz, önerileri şöyle sıralıyor:
"Tüm gişeler TEM'deki gibi araçların gideceği yerlere saptıktan sonraki çıkış yollarına yerleştirilmeli, Kocaeli'ne devam edecekler için özel gişeler oluşturulmalı. Geçişlerde bilet, jeton, manyetik kart kullanımı zorunlu olmalı. Korkuluklar yükseltilip, devriye görevlendirilmeli."

Marangoz giremez

Böyle yasağı ilk kez duyuyorum. Olay yeri, İstanbul Ümraniye'deki Modoko. (Mobilyacılar Çarşısı) Geniş bir alana yayılan bu yerde, 350 firmanın teşhir salonu bulunuyor. Amaç; farklı modelleri alıcının beğenisine sunmak.
Gelelim garip olayın kahramanlarına. Biri meslektaş Melek Elitok, diğerleri de babası ve amcası. Mobilya almak için Modoko'ya giden Elitok, yaşadıklarını şöyle anlatıyor:
"İlk olarak Tango & Vals adlı mağazaya girdik. Sarışın bir kadın 'Ne istemiştiniz?' sorusuyla önümüzü kesti. Yemek ve yatak odası takımı bakacağımızı söyledim. Babam ve amcamı süzen kadın 'beyler mobilyacı mı?' diyerek sorguya devam etti. Sonumuzu tahmin etseydim 'Bizim mahallenin kasap, bakkalı' derdim ama; iş işten geçmişti. Üstelik alınlarında da yazmıyordu. Yanıtım 'Marangoz' oldu. Sarışın kadın bu kez kabalaştı, 'Buraya giremezler, çıkın dışarı' diye tersledi. Ben olayın şokunu yaşarken, babam pek çok mağaza sahibiyle arkadaş olduğunu, ilk kez kovulduğunu söyledi. Kadının derdi, modellerinin çalınmasıymış. İyi de bu teşhir mağazasını niye açmış?"



Yazara E-Posta: tbengin@milliyet.com.tr