IŞİD’in uyuyan hücreleri...

MHP Iğdır Mlletvekili Sinan Oğan, kafa kesen, toplu katliam yapan IŞİD’in İstanbul Laleli’de irtibat bürosunun olduğunu ısrarla yineliyor. Bu kanlı terör örgütüyle aynı “kara” amblemi taşıyan bir derneğin Güngören’deki merkezini de gördük. Anında “IŞİD Güngören’de cihatçı mı topluyor” soru önergesi geldi ama MİT ve polisten ses yok. Var olan derneğin internet sitesine koyduğu “IŞİD’le alakamız yok” açıklaması ve hemen altında Afganistan’da çatışırken ölen Taliban yandaşı Ahmet Aldanmaz adıyla Suriye’ye gönderilen yardım TIR’ının fotoğrafı...
Bu yeni gelişmeler ışığında Sinan Oğan’a düşüncelerini bir kez daha sorduk. Aldığımız yanıt ürkütücüydü:
“Avrupa’dan gelen IŞİD teröristleri İstanbul’da karşılanıyor. Güngören ve Bağcılar gibi yakın ama gözden uzak yerler ara istasyonlar. Meclis’teki basın toplantısında da söylediğim gibi ana irtibat bürosu Laleli’deydi. Tabii ki bu saate kalmaz. Bir de IŞİD’in Türkiye’de yarı uykuda hücre evleri var. Yani adam, berberdir, bakkaldır, kasaptır işinde gücündedir ama bir mesaja kadar. Eylem talimatı geldiğinde bir anda canlı bombaya, teröriste dönüşebilir.”
Peki, El Kaide’nin bile yöntemlerini gaddar ve vahşi bulduğu IŞİD’in Türkiye’deki militan sayısı hakkında rakamsal bir veri var mı?
“Benim yok ama MİT’in olmalı” diyen Oğan devam ediyor:
“Yoksa, hakim değilse dükkânı kapatsınlar. Çünkü bizim insanımız da IŞİD’in içinde. Afrika’daki bir örgüte adam sızdırmak zordur ama IŞİD böyle bir yapı değil. Yani gizli ama sızılabilecek ve istihbarat alınabilecek bir örgüt.”

CHP’yi çatırdatan çatı aday

Gündem ne kadar hızlı değişiyor. Soma faciasının ateşi sönmeden Diyarbakır’daki bayrak krizi patladı. Sonrasında Musul Başkonsolosluğumuza IŞİD baskını ve 100’e yakın vatandaşımızın rehin alınması haberleriyle sarsıldık... Şimdi de Cumhurbaşkanlığı seçimini tartışıyoruz. Konunun odağında da ana muhalefet tarafından “çatı adayımız” diye deklare edilen Ekmeleddin İhsanoğlu var. Aslında buna CHP demek daha doğru. Çünkü Kılıçdaroğlu’nun açıklamasından hemen sonra “tamamdır’ diyen MHP kanadından tek bir çatlak ses yok. CHP ise çatırdıyor.
Ekmeleddin İhsanoğlu için “Uluslararası saygınlığı olan bir isim. Taktik açıdan doğru bir seçim. Maksat karşıdan oy almak, radikal tepki yanlış olur” diyenler kadar “CHP’den bir şey olmaz. Bir parti kendi bacağına ancak bu kadar sıkar” sözleriyle tepki gösterenler de var. Dahası yirmi milletvekilinin imzasıyla bir başka aday olasılığı bile konuşuluyor. Bu kumarla ilgili parti yönetiminin “tanıdıkça sevecekler” yaklaşımına karşın ağır toplar ise suskun... Tabii ki şimdilik... Taban mı? Onu da Ağustos’un 10’unda göreceğiz...

Boğaz’a yüzertüp

Boğaziçi Köprüsü’nde 40’ıncı yıl bakım-onarım çalışmaları başladı. Köprüde, 236 askı halatı değiştirilecek, kuleler içten çelik levhalar ile güçlendirilecek, nem alıcı sistemler kurulacak, asfalt yenilenecek.
Çalışmalar köprünün altında sürüdüğü için trafikte henüz sıkıntı yok ama yakında başlar. O günleri düşünürken, kentbilimci Prof. Dr. Ahmet Vefik Alp’in önerisini anımsadık:
Boğaziçi’nin güneyinde raylı ve lastik tekerlekli araçlar için inşa edilmekte olan tüplere Boğaziçi Köprüsü’nün altında yapılacak çok amaçlı bir yüzertüp eklenirse köprüler bakım, tamir, deprem, kaza, savaş koşulları için yedeklenmiş olur.

Piknik ve pislik

Eskiden piknik denildi mi, mesire yerleri akla gelirdi ve çeşmesi, ihtiyacını giderecek tuvaleti bulunurdu. Ya şimdi? Otoban bağlantı yolları, kavşaklar, sahiller her yer piknik alanı. Yeter ki yeşillik, üç beş tane ağaç olsun. Mangalı, tüpü, kapan orada. Kentin göbeğinde etler pişiriliyor, çaylar demleniyor. Sonrası da malum: ortada bırakılan çöpler ve atıklar...