Tunca Bengin

Tunca Bengin

tunca.bengin@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’na giren ve bir daha haber alınmayan Cemal Kaşıkçı’nın akıbeti gibi böyle bir olayın neden bu kadar açık adresli olduğu da merak konusu. Çünkü bu gibi gizemli infaz ya da kaçırılma operasyonları daha çok olağan şüpheliden uzak mekânlarda, yerlerde olurdu. O nedenle de öncelikle failin kim olduğuna odaklanılırdı. Oysa şimdi tam tersi bir durum söz konusu. Yani fail aleni ama kurbanın ne olduğu meçhul. Dahası, örneği olmayan böyle bir olayın nedenleri ve hedefleri konusunda da birçok soru işareti var. Özellikle de olay mahallinin konsolosluk binası olması ve fail olarak doğrudan Suudi gizli servisini işaret etmesi nedeniyle. Dolayısıyla da görüntüde her şey çok açık ama bir o kadar da flu zira hiçbir somut kanıt yok. Hatta iyi hesaplanmış, delil bırakmama üzerine kurgulanmış böylesine bir fiil sonrası, Suudi yönetiminde büyük bir özgüven içerisinde “Hadi bu işi benim yaptığıma dair kanıtları bulun da görelim” gibisinden bir hava var. Dün bu durumu MİT eski Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş’e sordum. Öncelikle de bir devletin dünyanın gözü önünde böylesine bir olaya nasıl yeltendiğinden başlayarak. Yanıtları şöyleydi:

Haberin Devamı

Suudi Arabistan’ın gerçekleştirdiği bu olay örneği olmayan bir durum. Bu da bize sadece Washington Post’ta yazdığı Suudi Arabistan muhalifi hareketlerle bağlantılı olmadığını gösteriyor. Daha ileri giden Suudi Arabistan bakımından risk yaratabilecek bir casusluk faaliyetiyle bağlantılı, Suudi Arabistan’ın çok önem verdiği dosyalarla ilgili bir çalışma ki bütün dünyayı karşısına alarak böyle bir olayı gerçekleştirdi. Çünkü böylesine bir riski, insan haklarıyla ilgili, insan hayatına kasteden bir olayı hiçbir devlet göze alamaz. Demek ki Suudi Arabistan için ağır risk yaratacak bir dosya olayı, haber olayı, irtibat olayı söz konusu.

Nasıl yani?

Nişanlanma evlilik işlemleri bahane olabilir. Çift taraflı çalışma durumu, orada bir dosyayı alıp verme olayı da olabilir. Tabii bu Suudi servisinin kurduğu bir tuzak da olabilir.

Haberin Devamı

Adres doğrudan Suudi gizli servisi o halde?

Her devletin özellikle böylesine otoriter devletlerin özel ekipleri olabilir. Özel ekip işidir. Tabii ki servis işi diyebiliriz. Yani o ülkenin organize ettiği bir operasyonel çalışma.

CIA, MOSSAD desteği iddiaları da söz konusu?

Onu bilemiyoruz çünkü çok riskli bir hareket. İş birliği yapmadan kendi başına da diplomatik dokunulmazlık haklarından yararlanarak gerçekleştirmiş olabilir. Ancak iş birliği yaptığı servisler var mıdır soru işaretini de her zaman canlı tutmak gerekir. Olabilir de...

Bu olayın Türkiye’ye de bir mesajı söz konusu mu?

Onu uzak ihtimal olarak görüyorum. Suudi Arabistan daha başka yollarla da mesajlar verebilir. Bu olay daha ziyade gerçekleştirebileceği en emin yer olarak konsolosluğu görmesine, boşluğu burada yakalamasına bağlı. Açıkta yapması risk yaratabilirdi, yakalanma ihtimali olabilirdi, o bakımdan da böyle bir riski üstlendi.

Peki ya Cemal Kaşıkçı’nın sağ olma olasılığı?

O da mümkün. Ama kendiliğinden bir yerden, ben çıktım, şurada beni kaçırdılar, saklandım diyecek değil. Öldürülme ihtimali daha kuvvetli...