Lider, açlık grevi yapmaz...

Lider, açlık grevi yapmaz...


     Sonunda yasa dışı İBDA - C örgütünün elebaşısı Salih İzzet Erdiş'in avukatları da intihar girişimini doğruladı. Saklamalarının gerekçesi cezaevindeki infiali önlemeye (cezaevi yönetimi kuzu gibi olduklarını söylüyor) yönelikmiş!.. Nedeni de oda sistemli Kartal Cezaevi'ymiş!.. Dolayısıyla da devreye yeni girecek F tipi cezaevleri. Yani Metris'teki gibi hep bir arada olsalar, karargaha çevirdikleri koğuşlarda eğitim yapsalar sorun çıkmayacak... Aynı avukatlar Harun Yüksel ve Hasan Ölçer şimdi de müvekkillerinin tedavisi için Adalet Bakanlığı'nı üç aydır ikna etmeye çalıştıklarını iddia ediyorlar. Bakanlığı katı tutum sergilemekle suçluyorlar. Bakalım, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Ali Suat Ertosun, ne diyor:
     Üç aydır girişim yaptıkları doğru mu?
     "Hayır efendim olay bize cuma günü intikal etti. Ve o gün yanına bir yakınını koyduk. Ve cezaevi dışından, üniversiten bir psikiyatristin muayene etmesi için izin dahi verdik. Araya hafta tatili girdiği için pazartesi günü olacaktı. Ayrıca infaz koruma memurları da sürekli kendisini izliyordu."
       Bakanlığa yönelik katı tutum suçlaması?
     "Onların üç aydır dedikleri, tekrar METRİS'teki gibi bir arada olalım istekleri. Yani oradaki tüm pislikleri yaşatmak istediler. Biz de onu istemiyoruz, artık o dönem bitti. Onun için açlık grevleri yaptılar. Bir tek Salih İzzet Erdiş greve girmedi. Nasıl liderse bu? Zaten hep böyledir. Sağda ya da solda olsun lider greve katılmaz. Aynen söylenen de şudur: Liderimizin düşünmeye ihtiyacı var..."
       Ya personele yönelik tehditler?
     "Hakim, savcı, cezaevi müdürü olmakla bazı kişiler riski göze almışlardır. Tehdit de olur, baskı da... Buna direnmek zorundayız. Eskişehir'deki olayda şahsa koruma verilmiştir. Ayrıca şahsın bu olaydan dolayı tayin talebi de yoktur. Mayıs ayında ailesini getiremediği gerekçesiyle başvurmuş o da reddedilmiş. Yoksa bu işin sonu gelmez."

Ağaçlandırma seferberliği

     Ormanı yok eden sadece yangın mı? Mafyadan rant hesabına ya da bilinçsiz kesime kadar daha birçok neden var. Yeni orman alanları kazanımındaki duyarsızlık da işin tuzu biberi. İnşaat Mühendisleri Odası Merkez Yönetim Kurulu üyesi Şevket Çorbacıoğlu, şu önerilerde bulunuyor:
       . Tüm sivil toplum örgütleri, odalar tüzüklerine çevre duyarlılığı ile ilgili bir madde ekleyerek, her yıl ağaçlandırma etkinlikleri düzenlemeli. Aynı zamanda yeni üye olan mühendis, mimar, iktisatçı, maliyeci, mülkiyeli, sinema - fotoğraf sanatçısı ve benzer kimlikli üyelerine en az 5 ağaç dikme zorunluluğu getirilmeli. Diktiğine dair belge de TMMOB'ye bağlı Orman Mühendisleri Odası'ndan verilmeli.
       . Her yeni atanan devlet memuruna, bulunduğu bölgede ağaç diktiğine dair belgeyi Orman ya da Çevre bakanlıklarından alma zorunluluğu getirilmeli.
       . Orman, Çevre bakanlıkları, TMMOB, Orman Mühendisleri Odası ve ilgili toplum örgütlerinin katılımıyla Çevre Konseyi oluşturulmalı. Ekolojik dengeyi korumaya yönelik yasa düzenleme yetkisi bu konseye verilmeli.

Rektör seçimleri

     Üniversiteler oldukça hareketli. Rektör adaylarını belirleyen de var seçimi bekleyen de... Çukurova Üniversitesi, seçimi tamamlayanlar arasında yer alıyor. Üniversite öğretim üyesi bir profesör (adı bizde saklı) seçimle ilgili düşüncelerini şöyle aktarıyor:
     "Her şeyden önce aday seçimleri büyük bir meslek fanatizminin varlığını gösteriyor. Örneğin tıp fakülteleri tek adayda birleşti. Tarikatların egemen olduğu yerlerde ise adayın mesleği değil, tarikat içindeki konumu rol oynuyor.
     Seçimlerde birçok çarpık ilişki kuruluyor. Hemşericilik önemli rol oynuyor. Kişisel hesaplar, siyasi gruplar ya da dinsel cemaatlerle gizli toplantılar yapılıyor. Vaatler nedeniyle üniversitenin ya da devletin çıkarlarına ters düşen sonuçlar çıkabiliyor. Dahası çarpıtılmış aday adları da ortaya çıkıyor. ÇÜ'nün en ilginç rektör adayı da Bülent Ersoy oldu."


Yazara E-Posta: tbengin@milliyet.com.tr