MİT - Gülen kim kimi kullandı!

Darbe girişimiyle gün ışığına çıkan FETÖ’nün pişman olmuş geçmişteki imamlarının açıklamalarına göre; Gülen Cemaati 1960’larda MİT aracığılıyla ABD tarafından kurduruldu. Yani bu kirli tezgahın temeli 50 yıl önce atıldı ve o yıllarda MİT’in yanı sıra CIA’nın desteğini de aldı. Bu ne demek? Bugün MİT de dahil devletin iliklerine kadar işleyen FETÖ aslında soğuk savaş dönemindeki Gladyo örgütlenmesinin 21. yüzyıl versiyonu. Ve diğer tüm örneklerinde olduğu gibi de önce bir amaç üzerine kullanıldı sonrasında ise FETÖ’ye dönüşerek kontrolden çıktı. Peki bu inandırıcı mı ya da ne kadar doğru? Dün bu soruyu Genelkurmay İstihbarat Dairesi eski Başkanı emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin, MİT eski Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş ile MİT Kontrterör Dairesi eski Başkanı Mehmet Eymür’e yönelttim ve birbirinden ilginç yanıtlar aldım. İşte detayları:

İsmail Hakkı Pekin:

FETÖ’nün güçlenmesinde, bir yerlere gelmesinde tabii ki MİT’in etkisi olabilir. 1958-60’lara baktığınız zaman komünizmle mücadele dernekleri var,onların içine girmiş bunlar. Hedefleri İslamiyeti kullanarak inançlı nesil yetiştirmek ve dolayısıyla komünizmle mücadele etmek. ABD bunu Taliban ve El Kaide ile Afganistan’da da denedi. Aynısı Türkiye’de daha farklı ölçekte oldu. Birileri bu adamı bulup getirdi ve parlattı, komünizm bitti ondan sonra başka maksatla kullanılmaya çalışıldı. İstihbarat örgütleri bunu yapar MİT’te yapmıştır, ama sonuçta kontrol edilemeyecek bir noktaya getirdiler. Özellikle de Fethullah Gülen’in ABD’ye gitmesinden sonra kontrol tamamen ABD’lilere geçti. PKK’da öyle olmadı mı? Güneydoğu’da bir sürü örgüt vardı.1970’li yıllarda kurdurdular PKK’yı ve onun vasıtasıyla bölgedeki diğer bütün örgütleri temizlediler. Ama güçlenen PKK’da kontrolden çıktı. 12 Eylül’de Abdullah Öcalan Suriye’ye kaçınca da Suriye’nin kontrolüne girdi.1991’den sonra da ipler tamamıyla Amerika’nın eline geçti. Benzer durum CIA için de geçerli. IŞİD, El Kaide ABD’lilerin kurdurduğu örgütler ama bir süre sonra içinden çıkan gruplar emirleri,talimatları dinlemez hale geldi.

Cevat Öneş:

Somut veriler olmadan MİT kurdurdu gibi iddialar bana göre çok abartılı ve doğru değil. Olayın karıştırılan boyutu Fuat Doğu zamanında Fetullah Gülen ile bir görüşme yapıldığı iddiası. Ben böylesi bir konuya vakıf değilim ama MİT arşivleri yerinde duruyor. Sadece şunu söyleyebiliriz, 1952 yılından itibaren girilen NATO ittifakı çerçevesinde soğuk savaş süreci boyunca Türkiye’nin komünizmle mücadele konusunda, NATO ittifakının bir karakol ülkesi gibi hareket ettiğini her zaman söyledik ve eleştirdik. Daha sonra yine NATO ittifakı, ABD politikaları ile Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra gelişen özellikle de 80’lerde başlayıp 90’larda tırmanan ılımlı İslam politikaları çerçevesiyle bağlantılı olarak Türkiye’de Gülen cemaatinin önünün açıldığı, kaddolaşmasına göz yumulduğu da bir bir vaka. Bu olay MİT’in Gülen cemaatini kurdurduğu meselesi değil, siyasetin Türk İslam sentezi çerçevesinde ılımlı İslam politikalarıyla bağlantılı bu tür örgütlere gösterdikleri yaklaşım ve verdikleri himayenin sonuçlarıdır. Bu Türkiye gerçeğini herhangi bir istihbarat örgütünün ya da bir devlet kuruluşunun üzerine atarak izah edemeyiz.

Mehmet Eymür:

Komünizmle Mücadele Derneği’nin falan kurulduğu dönemde olabilir. Zaten o tarihlerde bütün politikalar Amerikan çizgisinde gidiyordu. ABD’nin yeşil kuşak projeleri falan var. Tabii bu saçma sapan projeler çok da kan akıttı.En büyük şey Sovyetler’den korkuydu. O zaman Aydınlığı da kurdular Maocular ne ABD ne Rusya bir sloganla geldi. Ondan sonra sol diye bir şey kalmadı. Hepsi darmadağın oldu. Yani bunların hepsi planlı yapıldı. Bizim de dahlimiz olabilir kiminde hiç haberimiz bile olmadan yapıldı.

Adamların yardım adı altında girmedikleri yer kalmadı. Bizde de vardı adamları, heryerde vardı. Ben 1978-80 arasında Genelkurmay’da çalıştım. Gizlilik dereceli bir yere salavatla girerdim o da ihtiyaç varsa alırlardı ama aynı yerde ABD Hava Kuvvetleri’nin istihbari çalışmalarını yürüten CIA kadar etkin OSİ’nin bürosu ve adamları vardı. Yakın tarihte bile olduğunu tahmin ediyorum. Bizim mücadele edeceğimiz sadece Fethullah falan değil. Türkiye’deki yabancı yapılanmalarla da iyi bir şekilde mücadele etmemiz gerekiyor. Fethullah Gülen tamam makbul bir adam değil ama bu yapılanmanın mimarı ABD istihbaratı ve hiç şüphe götürmez yani. Aynı durum PKK için de geçerli.Yardım malzemeleri attıkları saptandı. ABD’lilerle PKK üst düzeyinin oturup konuştuklarını gösteren fotoğralar arşivlerde duruyor.