Nükleer kavga

Nükleer kavga


Tunca BENGİN

     Halk nükleer santrala karşı. Bilim adamları çöp teknoloji diye uyarıyor. ABD dahil pek çok ülkede ekonomik olmadığı gerekçesiyle yenileri sipariş edilmiyor. Almanya mevcutları kapatma kararı almış ama; bizimkiler ısrarcı. Ya anlamıyor ya da anlamak işlerine gelmiyor. Hani, hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı?..
       Enerji darboğazı hepimizce malum. Elektrik kesintisi isteyen de yok. Ancak, tek çözüm nükleer santral olmamalı. Ya da kaçınılmazsa, vatandaş aydınlatılıp, ikna edilmeli. Adam yerine konulmalı. Ancak Ankara; vatandaşı hiçe sayıyor, kapalı kapılar ardında imza atıp 'al sana santral' diyor. Yani hap çözüm... Her zamanki gibi...

Artı yük getiriyor

     Kocaeli Üniversitesi Yeni ve Yenilenebilir Enerji Kaynak ve Teknojileri Araştırma Birimi Başkanı Dr. Tanay Sıdkı Uyar, Türkiye'nin geleceğin değil geçmişin teknolojilerini planladığını iddia ediyor. Fosil ve nükleer santralları çöp teknoloji olarak yorumlayan Uyar, şöyle diyor:
     "Rio, Kyoto ve Buenos Aires'te yapılan BM toplantılarında küresel iklim değişikliğine yol açan kömür, doğalgaz ve petrol dahil tüm fosil yakıtların kullanımına kısıtlama getirilmekte ve kullananların vergilendirilmesi için karbon vergileri benzeri önlemler geliştirilmektedir. Türkiye ise uzun vadeli doğalgaz ve petrol anlaşmaları yapmaktadır. Tesis edilen her fosil yakıtlı santral, İklim Değişikliği Çerçeve Anlaşması gereği temizlememiz gereken karbondioksit, metangazı emisyon kaynaklarını ve temizleme maliyetini giderek artırmaktadır."
       Kararın çok yanlış olduğunu savunan Uyar, devam ediyor:
     "Kapatılan ve sökümü ABD'deki Maine Yankee Santralı'nda olduğu gibi 500 milyon - 2 milyar dolar arasında bir ek maliyet gerektiren tesisleri ülkemizde kurma çabalarını enerji sektöründe karar verme, doğal çevrede enerji üretimi ve rüzgar santralları ile elektrik üretimi konusunda uzmanlaşmış bir öğretim üyesi olarak anlayışla karşılamam mümkün değildir. Mevcut santralları kapatma kararı alan Almanya bu pislikten 20 yılda kurtulabileceğini açıklamış, ancak bu karar bizde kullanım süresini 20 yıl daha uzattı olarak görülüyor."

Ne yapılmalı?

     Uyar, alternatif çözümleri ise şöyle sıralıyor:
     "Verimli ampulleri üreten bir tesisi kurmak için harcanan 7.5 milyon dolar ile 4.5 milyar dolarlık bir kömüre dayalı enerji santralının üreteceği kadar enerji tasarrufu yapılmaktadır. Rüzgar enerjisi teknik potansiyeli bile ülkemizde tüketilen toplam elektrik enerjisinin iki mislinden fazladır. ABD Clinton imzasıyla 1 milyon çatının güneş pilleri ile donatılmasını kararlaştırmıştır. Almanya çıkardığı rüzgardan üretilen elektriği satın alma yasası ile 8 bin adet (3000 MW) rüzgar türbini kurulmasına neden olmuştur."
       Son söz; nükleer santral tek kurtuluş değil...

Cezaevi komedisi

     Metris Cezaevi'ndeki isyanı ibretle izledik. Yasadışı İBDA - C örgütü üyelerinin bulunduğu yer; koğuş değil karargah. Adamlar istediği gibi at oynatıyor. Arama yapılmasına karşı çıkıyor, nakil istemiyor. Sopa, demir, kesici alet ne istersen mevcut. Örgüt lideri dilediği an avukatıyla cepten bağlantı kuruyor, şartlarını iletiyor. 150 rehin askerin koğuşun havalandırma bölümünde tutulduğu iddia ediliyor ama; çatıda gözetleyen yok. Herkes ön kapıya yüklenmiş. Eski bir cezaevi savcısı, çatıda gözetleme koridorları olması gerektiğini söylüyor. Ancak damda göze çarpan tek şey, TV antenleri...

Acil yanıt!..

     Türk Telekom AŞ teknolojisiyle övünüyor ama; bir yazıyı altı ayda zor yanıtlıyor. İşte örneği; Üsküdar İmar ve Kültür Derneği 9 Haziran 1999 tarih, 44 numaralı başvurusunda, ilçede kablolu TV yatırımlarının neden geciktiğini sormuş. Bekle ki; yanıt gelsin. Üç ay, beş ay geçmiş. Nihayet 15 Kasım 1999 tarihinde lütfetmişler. Şöyle diyorlar:
     "İstanbul ili genelinde, gelir paylaşım esasına göre Kablo TV sistemi proje uygulamalarına devam edilmekte olup, adresinizin de içinde yer aldığı Üsküdar 2000 yılı yatırım programı içerisinde yer almaktadır."
       Yani beklemeye devam. Dernek Başkanı H. Altan Dölarslan, 1990 yılından bu yana abonelik başvuruları olduğunu anımsatıyor.


Yazara E-Posta: tbengin@milliyet.com.tr