S-400’de yeni düğüm konuşlandırma mı?

Türkiye S-400’ler konusunda Trump’tan beklediği desteği aldı. Hatta Trump yıllardır her platformda ısrarla dile getirdiğimiz birçok konuyu anlattı bizim yerimize ve ne kadar haklı olduğumuzu da teyit etti... Dahası yaptırımlar konusunda da bugüne kadarki keskin bıçak üslup yerine yumuşak bir dil kullanarak sadece karmaşık bir durum diye geçiştirdi. Tabii bunların hiçbiri her şey bitti artık ABD’yle ilişkiler normale döndü anlamına gelmiyor. Hele de Trump’ın özellikle Menbiç’te verdiği sözler ve terör örgütü PYD/PKK’ya desteği dikkate alındığında… Dolayısıyla da ihtiyatlı olmakta yarar var. Nitekim Türkiye’de öyle yapıyor. Çünkü S-400’lerin teslimatı yaklaştıkça gerilimin yeniden ivme kazanacağını savunanlar da var. Ama şu an için konuştuklarımız, tartışmalar daha çok S-400’lerin nereye konuşlandırılacağı ve olası tepkiler üzerine. Evet, geçenlerde Savunma Bakanı Ankara, İstanbul ya da Ege ve Güney sınırları olabilir diye dört olasılıktan söz etti ancak henüz kesinleşmiş bir şey yok. Üstelik bu olasılıklara dönük yeni kriz beklentileri de söz konusu. Nasılını Genelkurmay İstihbarat Dairesi eski Başkanı Em. Korg. İsmail Hakkı Pekin, anlatıyor:

“S-400’ler geldiği zaman yerleştirileceği birkaç yer var bunlardan bir tanesi Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’ı, Suriye’yi de içine alacak şekilde geniş bir bölge. Parti parti gelecek füzelerden ilk bataryanın bu bölgeleri kapsayacak şekilde Antalya civarına yerleştirileceğini değerlendiriyorum. Tabii yerleştiği zaman oraya yakın İncirlik Hava Üssü de var. Yani yer seçiminde bayağı sorun çıkacak gibi görünüyor. Çünkü ABD orada kendine yönelik bir hava savunma sistemi tehdidi olmasını istemez. Büyük ihtimalle bu konuşlandırma konusunda da Türkiye ile ABD’nin görüşmesi gerekir. Türkiye istediği yere yerleştirir ama ABD ile de görüşüp bu işi daha tatlıya bağlama durumu olabilir. Diğer alternatifler ise Türkiye’nin sanayisinin yoğunlaştığı İstanbul ile Kocaeli’ni de içine alan bölge ve Ege’yi örtecek şekilde olabilir. Ege’ye konuşlandığında da Yunanistan’ın sesi kesilir. Çünkü bu füzeler karşı tarafın uçaklarla ya da balistik füzelerle yapacağı bir taarruzu önleme açısından kritik önemde. Dolayısıyla karşı tarafın caydırıcılığını ortadan kaldırır, bizim caydırıcılığımızı artırır. Türkiye’nin gücüne artı bir güç katar.”

Peki, gelecek olan S-400’ler Türkiye’nin ihtiyacı için yeterli mi? ABD’nin elinde çok sayıda taarruz füzesi var, ya gelip oraya bir sürü füze atarsa gibisinden tezler de öne sürülüyor? Pekin, devam ediyor:

“Yetmez ama Türkiye’nin ABD ile savaşma gibi bir niyeti yok ki zaten. ABD’nin de Türkiye ile savaşma gibi bir niyeti yok. Olursa da Türkiye başka tedbirler alır asimetrik bir savunma sistemini öngörür anasından emdiği sütü burnundan getirir. Yani ABD füze atar ama ondan sonrasını kendi düşünür. Çünkü bu ABD’nin kafasındaki dünya liderliğinin de sonu olur. Yani şunu demek istiyorum biz ABD ile savaşmak için bu füzeleri almıyoruz milli menfaatlerimizi korumak için bunları alıyoruz.”

Ya Suriye’den gelebilecek örneğin İdlib’deki Türk gözlem noktalarına olası bir saldırıda S-4oo’ler müdahale edebilecek mi?

“Eder tabi. Bu konu konuşlandırılırken görüşülür Rusya’yla. Gerekirse düşürülür. Şu anda da Türkiye’nin uzun menzilli hava savunma sistemi yok ama uçaklarıyla düşürme imkanına sahip. Rusya’yla anlaştığı için bu İdlib konusunda sorun olmaz ama bu konuşulur, yapılır. Rejim uçakları böyle bir şeye tevessül edemez Rusya’nın desteği olmadan...”